Wordless Sunday : Finike
Çok zaman geçti ama hala tatil resimlerimi yayınlayamamıştım. Sırayla yayınlamak istiyorum çok güzel yerler çünkü. İlk olarak Finike'den başlayacağım ama birkaç seri olacak çünkü herkesin tanıması gereken biryer bence.
Çok zaman geçti ama hala tatil resimlerimi yayınlayamamıştım. Sırayla yayınlamak istiyorum çok güzel yerler çünkü. İlk olarak Finike'den başlayacağım ama birkaç seri olacak çünkü herkesin tanıması gereken biryer bence.
Sevgili Böcük beni taaa ne zaman mimlemişti, 100 maddede kendimi anlatmam konusunda. Hergün yazmaya yeltendim ama o kadar zamanım olmadı. Bugün sahurdan sonra uykum kaçıp ilhamlar basınca aklıma değişik bir şekilde yazmak geldi. 100 madde olmayabilir zaten 100 adımda yazan var mı bilmiyorum kendisi de 50 tane yazmıştı. Bende elimden geldiğince yazacağım.
Şimdi herkesin bir dilek tutmasını istiyorum. Ardından işte ben
GeCe
İsmim G ile başlar, ikinci harfi E değil
30 yaşındayım ama gösterdiğim yaş değil.
1,65 boyunda, 60 kg civarında
55 e inince olacağım tam endamımda.
Hayvanları severim olsaydı bir çiftliğim,
Her çeşidinden besler, beyaz attır favorim.
Ressam derlerdi ama bıraktım çok eskiden
Annemin terziliğinden anlarım her stilden.
Yemek yapmayı sever yeni şeyler denerim,
Lakin telaştan bıktım, ev hanımlığı hayalim. :))
Yaratıcıyım durmaz zihnim vır vır öter,
Doldurdum ortalığı ablam diyor yeter.
Çocukları severim, çok da önem veririm.
Bana göre çocuk değil, "küçük adamlar" derim.
Fiziğin F sini bilmezdim küçücükken
Şimdi sorsan yine "tamam bildim" diyemem.
Kitaplar milyar tane, okunacak çok şey var.
Hepsini okuyamazsam gelir bana dünya dar.
Okudukça bilgimin az olduğunu anlarım
Şu kocaman alemde çok minik bir noktayım.
Meraklıyım her konuda, araştırmadan duramam.
Öyle hızlıyım ki pişmanım bu huyumdan.
Derler GeCe sen hızlısın, şu işe bir bakıver.
Ben çalışıp dururken diğerleri yatıver.
Yardım etmeyi severim keşke olsa mecalim,
Tüm enerjimi varımı, muhtaçlara sererim.
Mütevazıyım inceyim, galiba biraz fazla.
Biri düşüncesiz davransa, olurum hemen hasta.
Kimi zaman duygusal, kimi zaman mantıklı.
Romantik sayılmam, bence zaman kaybı.
Ruhum durmaz ağlaşır, dünyadaki kötülüğe
Ne geçecek eline, hepsi döner geriye.
Saat sabahın beşi ilham geldi gitmez
Ben ne zaman uyuyacağım, yoksa bu şiir bitmez!
Diyeceksiniz ki şimdi GeCe bir bu eksikti.
Olamadım dünyada herkes gibi tek meslekli.
Kaç özellik oldu bilmiyorum ama kısaca ben böyleyim. Şimdi bu yazıyı okuyan herkesin bu mimi yazması ZORUNLUDUR. Herkes kendini tanıtsın bakalım. Yoksaaa yukarıdaki dileğiniz gerçek olmayacak hihahahaa (psikolojik baskı).
İsteyen herkes yazabilir efendim. Sevgiler.
Güya hafta sonu yazacaktım ama hiç bloguma girmedim bile.
Allah'ım gücenme ama Ramazan'ın ilk günü hep böyle oluyorum ya. Şimdi tam öğle yemeği saatim geldi midemde gurultular başımda farklı bir ağrı. Akşama çook var.
Bir Yastıkta sitesinde farkettiniz mi bilmiyorum uzun zamandır resimler büyük büyük ekleniyor. Daha önce büyük resim ekleme ile ilgili yazılar yazmıştım. Bu yazdığım biraz daha farklı bir yazı olacak.
Bazı arkadaşlarımız bunu kullanıyor biliyorum, bilmeyenler için anlatacağım gerçekten çok pratik.
Bilgisayarımızdan yüklediğimiz kendi resimler değil de mesela başka bir sitede görüp paylaştığınız resimleri blogunuzda nasıl yayınlıyorsunuz. Ben eskiden önce resmi bilgisayarıma kaydedip, sonra bloga yüklerdim. Bloga bilgisayardan resim eklediğimizde resim kotasını da doldurmuş oluyorduk. Bir Yastıkta'nın kotası %25 dolunca endişelenmeye başlamıştım ama şimdi hiç kotaya katkı yapmadan resim ekliyorum.
Şimdi alıntı yaptığımız resimleri nasıl eklediğimi anlatacağım. Bu türlü herhangi bir blogdaki yada sitedeki resimleri ekleyebiliyoruz.
Dün Bir Yastıkta'da da yer verdiğim Atölye Afra'dan bir resim ekleyelim.
Resmin üzerine gelip mouse ile sağ tıklayınca "Resmin Url sini kopyala" - Google Chrome da , "Kopyala" - Internet Explorer'da , "Resmin Adresini Kopyala" - Firefox da şeklinde kısayollar göreceksiniz. Bunu tıklıyoruz böylece adres kopyalanıyor. Aşağıdaki resimde de görülüyor.




Hafta sonu geldim ama hala bitmeyen işler yüzünden pek okuyamadım bloglarımı. Sanırım zaman alacak tek tek ziyaret etmem çünkü okumadığım tüm yazıları okumadan içim rahat etmiyor. Her yazınızı tek tek okuyorum.
Yeni güncellenen bloglardan okuduğum Di'li Gçmiş Zamanlarım blogundaki Lösemili Çocuklarla ilgili bu yazıyı haberdar etmek, hepinize selam etmek için bir kısa post yazayım dedim.
İşe gelmemeye öyle alışmışım ki, doğrusu çok zor geldi. En sıkıntı veren ise yapılacak yığınla iş olması. Eylül sonunda sunum yapacağım demiştim ona hazırlanmam lazım. Yine tatil resimlerimi ve ne zamandır aklıma gelmeyen ama tatilde beynime üşüşen yaratıcı fikirlerimi buradan paylaşacağım.
İnşallah.
Hadi bakalım.
Merhabalar bugün itibariyle evime ve bloğuma kavuştum. Ancak yarından sonra kalan bir haftalık iznim için annemlerin yanına gideceğim. Şimdilik yüzlerce resim arasından birkaç tanesini düzenledim ve paylaşmak istedim.
I made it GeCe