26 Nisan 2012 Perşembe

Dila Gürses :)

Burada daha önce dile getirdim mi anımsamıyorum. Kulaklarımda bir miktar işitme kaybı var. Günlük hayatıma pek etki etmiyor ancak zayıf sesleri duymakta zorlanıyorum. Galiba çocukken geçirdiğim enfeksiyondan olmuş ve farkedilmemiş. Neyse konumuz o değil. Kızım doğunca acaba gece onun sesini duyanabilecek miyim diye endişe ediyordum önceden. Ablam merak etme mık dese duyacaksın diyordu ama şüpheliydim. Gerçi bu işitme sorunum biraz da psikolojik galiba. Çünkü eşim çok sessiz konuşsa da onu duyuyorum, aslında duyuyordum desem daha iyi olur çünkü bu aralar zihnim kızıma kanalize olmuş sanırım, onun en ufak seslerini duyuyorum ama eşimin zayıf seslerini duyamamaya başladım.

Ne diyordum. Helo'nun seslerini ilk günden itibaren duyma konusunda hiç sıkıntı yaşamadım. Başlarda gayet zayıf sesler çıkarıyordu, beşiğinde iken bile mık dese gece uyanıyordum. Üstelik uyku konusunda böyle hassas olabileceğimi de düşünmezdim.Çünkü önceden akşam yatıp sabah kalkar aa ne zaman sabah oldu derdim, derin bir uykum vardı yani. Şimdilerde kolay uyanmakla kalmıyor, kolayca uykuya da dalıyorum. Eskiden günün herhangi bir saati uyumak benim için imkansızdı.

Başlarda gayet sessiz olan kızım son zamanlarda coştu. Durmadan konuşuyor mıkır mıkır. Gece uyurken bile mırıldanmalar, vik vik diye sesler çıkarmalar, gayet yüksek volumde ağlamalar. Annesi kolay duysun diye Allah vergisi bir sesi var :)

Eminim her bebek öyledir, Helo'nun da kendine has bir karakteri var. Biz sanki onun isteklerini yerine getiren hizmetkarlarıyız. Kölesi bile olmaya razıyız ya :) Bedenen ve sesli ifadelerini anladıktan sonra bakımı daha kolay. Fakat anlamadığımız zaman ya da anlayıp da yerine getiremediğimiz zaman vay halimize. Eminim diğer dairelerden bile çok rahat duyuluyordur sesimiz.

Misal dün doktor kontrolünde idik. Öncesinde karnını doyurmama rağmen yol+bekleme sonucunda tam da doktorda iken acıktı. Ne desek ne yapsak susmuyor. Babamızı doktorla bırakıp çıktık karnımızı doyurmaya. Kızdığı zaman da kocakarılar gibi mokurdanıyor emerken, hem söyleniyor hem emiyor.

Kızınca olan mokurdanmaları kadar keyifli anlarındaki mırıldanmaları da öyle güzel ki. Altını açmak için tulumunun çıtçıtlarını açarken anlıyor ve keyifli sesler çıkarmaya başlıyor hemen.

En güzeli de gece uyurken çıkardığı sesler. Hani hıçkırırken bir ses çıkar ya ona benzer bir sesi kendiliğinden çıkarıyor arada. İç çekmesi gibi. Genelde uyku geçişlerinde yapıyor onu. Bebekler 30-45 dakkalık derin uykulardan sonra uyanırlarmış. Bu dönemden sonra her bebek kolayca yeniden uykuya dalamayabiliyormuş. Helocum bu periyotlarda uyanıyor, şöyle bir geriniyor esniyor, yatağında kendine rahat bir yer ayarlıyor sağa sola dönüp, işte bu sırada da o sesleri çıkarıyor. Çok tatlı bir yüzü oluyor bu esnada. Böyle tam ayık değil şaşkın ifadeli bir hal.

Eğer bu uyanmalarda müdahale etmezsek, yada bizi algılamazsa kendiliğinden yeniden uyuyor. Ama bizi görürse uykusu kaçıyor ve almamızı istiyor. Biz de uzaktan bakıyoruz, acaba gerçekten bir rahatsızlığı mı var yoksa uyku arası mı diye.

Bir şikayeti olduğunda bunu beden dili ile anlatıyor ama eğer biz orda değilsek ve göremediysek ağlıyor. Bu ağlama sesini duyurma ağlaması. İki kere ınga yaptıktan sonra bekliyor, gelen giden var mı diye. Ardından eğer tepki almazsa ıngalar artıyor arada ehe ehe diye iç çekişli ağlamalarla birlikte. Bir çoğunu numaradan yapıyor bıdık :)

Beden dili de sesleri kadar çeşitli. Karnı acıktığı zaman kolları ve ayaklarını deli gibi çırpmaya başlıyor. Eğer çok açsa bu hareketler karete yapar gibi oluyor. Hele memeyi hazırlamak uzun sürerse, bir kızıyor ki, savurduğu tokatlar tekmeler hayli sert. Babamız bol bol dayak yedi şimdiden :)

En sevdiğim ifadelerden biri ise kaka yaparkenki hali. Eğer gazı yada kakası varsa ağzını O şeklinde büzüp gözleri kocaman açıyor. Öyle konsantre bir halde duruyor ki sanırsınız ki çok mühim şeyler düşünüyor. E tabi bundan daha mühim iş olur mu canım.

Bunun dışında gazı olduğunda, kusma isteği geldiğinde hep söylüyor bir şekilde, biz sadece uyguluyoruz. Mesela eğer gazı yoksa ve ben omzuma koyup gazını çıkarıyorsam kendini geri atıyor. Bazen de aşağı doğru kayıp göğsüme yerleşiyor. Öyle uyumak istiyormuş.

Hele uykuya dalmadan önceki hallerine bayılıyoruz. Gözler geriye kayıyor, ağız binbir şekle giriyor, arada gülümsüyor arada ağlamaklı ifade takınıyor. Bu bir kaç dakikalık sürede bütün mimiklerini kullanıyor neredeyse. Biz de onu hayranlıkla seyredip "oooouuuv şuna bak yerim seni" diye eşimle fısıldaşıyoruz.

Bakalım daha neler neler keşfedeceğiz...

15 yorum:

  1. hahahahaha ablaaa sanki Emiri anlatiyorsun banaaa :))))
    Demekki butun bebekler ilk aylarinda hep ayni. Mimikler, emerken o soylenmelerei, kaka yaparkene o dusunceli ifadeleri heeepsi ayni :)))
    gozumde canlandirdim Dilayi sen anlatirkene :)))

    YanıtlaSil
  2. Dila prensesinin her anı ayrı güzel.Uyku geçişlerindeki mırıldanmaların yeri ve zamanını bile tespit etmişsin, seni bilim insanı seniii :) Dila'Nın gelişimini okumak ve senin eğlenceli günler geçirdiğini görmek çok iyi geliyor GeCecim...

    Çok öpüyorum ikinizi de...

    YanıtlaSil
  3. ama biz de ozeniyoruz :p bu kadar sevimli anlatmayin lutfen :))))

    YanıtlaSil
  4. Bu yazının altına imza atıyorum:)) Aynılarını Ada' da yapıyor:))) ınga ınga dan sonra bekleme olayı yokmuuu:)) çok çakallar bu bebekler:)

    YanıtlaSil
  5. Canim biz de de durumlar ayni sanirim tum yeni dogan bebekler belirli bir sure ayni seyleri yapiyorlar..
    Bizim bebis'in yuzunde sivilceler cikti benim cilek yememden dolayi ve doktor 1 ay surer gecmesi dedi her baktikca icim aciyor cok uZuluyorum! Aman cilek yeme

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doktorun bana verdiği listede çilek de var ben de kestim bir de damla vermişti çok şükür ertesi gün gözle görülür derecede azaldı bugün ise neredeyse hiç kalmadı çok fazlaydı bizim tüm kafası ve yüzü dolmuştu, çabuk geçmesine çok sevindim, umarım nil de hemn iyileşir

      Sil
  6. Bir kızım bir oğlum var.Çok şükür ama bu yazıyı okuyunca bir bebek özlemi çektim ki anlatamam Her günün keyfini çıkartın zaman çok çabuk geçiyor gerçekten de....

    YanıtlaSil
  7. Minişi anlatman çok güzel okumak çok keyifli, pozitif duygularla ayrılıyorum sayfandan. Dila bebeği benim için öpün ve maşallah deyip gideyim, iyi hafta sonları:)

    YanıtlaSil
  8. o uykuya dalma halleri hep çok tatlıdır ya.. ağzından çıkacak tek bir ses bile nasılda mutluluk verir insana.. maşallah subanallah.. sağlıkla büyüsün inşallah..
    annesi sevgi teyzesi için gıdışından bir kokulu öpücük alırsan çok sevinirim.. sevgiler..

    YanıtlaSil
  9. Ah en güzel kısmı. Bebeğinizi bir birey olarak tanıma zamanı. Bütün bebeklerde aynı değil bence. Her bebğin başka bir tarafı var, kendine has bir tarafı. Ve tabii hepsi çok tatlı. Zamanla bakışından ne istediğini anlayıp onunla iletişim kurmak çok güzel. Maşallah.

    YanıtlaSil
  10. yerim ben o gürsesli prensesi. ilk bakışta hepsi aynı gelse de hepsi karakterleriyle doğuyor bence. bize de izleyip keşfetmek düşüyor. iyi seyirler, keyfini çıkarmaya devam et

    YanıtlaSil
  11. ne söylenebilir ki yicem onu zaten. :))

    YanıtlaSil
  12. Yazdıklarını okumak çok zevkli. Tam bir bilim kadını gibi incelemişsin Dila'nın hareketlerini :)) Ben oğlumu büyütürken çok zorlanıyorum. Aslında huysuz bir bebek sayılmaz ama ben panik halindeyim. Uzun uyusa acaba bir şey mi oldu diyorum, uyumasa niye uyumadı vs... Gaz olayı da çok yorucu bir şeymiş yaa. Gerçi sen de yeni bir annesin ama şu yorucu günler geçecek mi GeCe :( 3 aylık olduktan sonra gaz sancısı geçer diyorlar ama o zaman da başka bişey çıkar diye korkuyorum :( Düzenli, eğlenceli, ve uyku uyuyabileceğimiz günler gözüküyor mu acaba ufukta :( Yoksa annelik hep böyle çileli birşeymiş de ben mi hiç farketmemişim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım ben de seni merak ediyordum, gazlı olduğu için daha zorlanıyorsun sanırım :( Elbet geçecek ama panik olmadan gözlemlemeni öneririm benim de panik olduğum birkaç husus vardı (ayrıca yazıcam) daha kötüye gidiyor o zaman.Bebek annenin nefes alış veriş hızına göre kendi nefesini düzenliyor. Bu yüzden hep sakin kalmaya çalışmalısın. Bir de her şeyin mükemmel olmasına imkan yok. Kafana takmadığın zaman yada takmamaya çalştığında keyif almaya başlıyor insan

      Sil
  13. Gülbilge 3 Nisan doğumlu. Ve evet "O" şeklinde bir ağız, kocaman açılmış ve ufka dalıp giden ciddi düşünme hallerinde gözler. Sonuç: enseye kadar bulaşan kakalaaaarrr!!! :D
    (Çok beğendim blogunu!)
    Sevgiler

    YanıtlaSil