14 Temmuz 2018 Cumartesi

# Düşünceler # günlük yazılar

İltifatını Kendine Saklama



Yukarıdaki şemayı geçenlerde arkadaşım paylaşmıştı. En dış halkada senin düşündüğün, daha içteki düşündüklerini kelimeye nasıl döktüğün, bir içteki diğer insanlara bunu nasıl aktardığın, en içte de bu aktardıklarından insanların ne anladığı. Gerçekten doğru bir gösterim olmuş. Çoğunlukla insanların bizi tam anlamadığından şikayet ederiz sebebi bu. Mutlaka düşündüğünü etkin söyleme, insanları etkileme gibi kitaplar/ yazılar vardır ama bu yazıda asıl değinmek istediğim bu değil.

Madem birbirimizi bu kadar az anlıyoruz, o zaman konuşmalarımızda ekstra nazik, empati yaparak ve iltifatlarla süsleyerek konuşalım diyorum ben. Tabi bu samimi konuşmaları aşırı derecede canım, şekerim gibi sözcüklerle süslemek değil kastım. Daha doğrusu bunları kullanıyor olsak bile, ağızda sakız olmuş halleriyle değil. Zaten bir insanın canııııım derken şımarık ve yapmacık mı, yoksa samimi mi söylediğini derhal anlarız. 

İltifat etmenin iki kişiye de faydası var. Elbette ki karşındaki insana öncelikle, mutlu olacaktır, kendine güveni gelecektir. Fakat söyleyen kişiye de var. Sürekli iyiyi söylersen kendini de “iyi oluş”a yönlendirmiş olursun. Aynı yoga yazısında bahsettiğim gibi, orada bedenin iyiliği mental iyiliği tetikliyor demiştim. Bu durumda da kelamın iyiliği, tatlı dillilik yine mental iyiliği doğuruyor. Bir şeyi kırk kere söylersen olur derler ya, işte kırk kere güzelliği görsün gözlerimiz ve onu söylesin dillerimiz.

Şahsen ben bu konuda biraz tutuktum. Ama buradaki arkadaş gurubumda bir arkadaşım var ki her daim neşeli, cıvıl cıvıl ve tatlı dilli birisi. Artık hangisi sebep hangisi sonuç ayırmak zor ama biliyorum ki ikisi birbirine çok bağlı ve farkettiğimden beridir ben de “güzel sözlerimi” bol keseden dağıtıyorum. Gel abla gel taze taze iltifatlarım var.

- Ne kadar şıksın, ışık saçıyorsun bugün.
- Saçının bu modeli yüzüne çok yakışmış.
- Seni daha zayıflamış gördüm bugün bravo (diyettekilere) 
- Evin ne kadar huzur dolu, çok güzel dekore etmişsin.
- Hepsi nefis olmuş ellerine sağlık.
- Ne güzel bakıyorsun çocuklarına, maşallah hepinize.

Ve daha niceleri, şimdi aklıma gelmiyor. Doğrusu konuşmanın gidişatına göre şekilleniyor.

Şimdi bunları yazınca söylediklerimin gerçekçi olmadığı düşünülmesin. Nedense iltifat deyince gerçek olmayan şeylerin tersini söyleme gibi bir ima oluyor. Fakat hayır, iltifat gerçeği vurgulayarak, abartarak söylemektir benim gözümde. Bir de dikkat edin iltifat edince cevap çoğunlukla “yok canııım” şeklinde ret olur. İşte bu da yukarıdaki şemayı doğruluyor aslında. O zaman ; ver coşkuyu. Nasılsa söylediğinin çok çok azı kabul görecek.

5 yorum:

  1. Bir de iltifatı kabul etme sanatı var ;) Mesela eşim "çok güzelsin" dediğinde "offf hadi canım" diye cevap vermemek, "sağol canımm" diyebilmek :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. o kadar garibiz ki bu konularda, "seni seviyorum" deyince "hadi ordan" cevabı alabiliyoruz/verebiliyoruz :( "çok güzelsin" deyince "gözlerin bozulmuş, bir doktora mı gitsek" diyorum çoğu zaman. oysa her defasında "ben de seni seviyorum", "sen de çok yakışıklısın" demeliyiz dolu dolu!

      Sil
  2. Ben de bugün benzer konularda düşünmekteyim. İnsanlarla gerçekten iletişim kuruyor muyuz? Kendimizi ifade ediyor muyuz? Karşımızdaki bizi ne kadar anlıyor?Soruları artırabiliriz. Şemanız olayı güzel anlatıyor.İltifatın bile azını anlıyorsak o zaman birbirimizi anlamadan geçip gidiyoruz.Bu durumda mış gibi yapıyoruz.kendimizi üzmeye gerek yok.Güzel bir yazı.Sevgiyle kalın.

    YanıtlayınSil
  3. GeCe çocukluğumdan beri insanlara iltifat etmeye bayılan biri oldum. Hep birinde çok beğenecek bir özellik görür, mutlaka bunu ona söylerdim (aslında hala öyle) Kazağı gözlerini parlatmıştır, çekinmedim söyledim. Elmacık kemikleri çıkıktır, hayranlığımı gizlemedim. Çok güzel ses tonu vardır, hemen cümle içinde kullandım vs.

    Bu benim özümden içimden geliyor. Bakış açımla ilgili.. Fakat şunu da söyliyim. Sosyal ilişkiler içerisinde bu huyumun her zaman pozitif dönüşleri olmadı dersem abartı olmaz. Bunu nasıl açıklayabilirim bilemedim. Fakat içimde durduramadığım bir 'güzel - nefis şeyleri yakalama makinesi' var. Durduramıyorum. Geçenlerde çok yaşlı bir amcanın gülümseyişine hayran kaldım. Söylemek için kudurdum örneğin.

    Fakat nasıl denir.. Olmuyor işte her zaman. Toplum iltifata hazır değil pek.



    YanıtlayınSil
  4. İnsanlar arası iletişimi çok güzel anlatmış bu şema, bu durum biraz da kişinin sadece "duymak istediğini" duymasından kaynaklanıyor.
    Gördüğüm güzellikleri, iyilikleri, doğru uygulamaları dile getirmek sıkça yaptığım bir şey. Dilerim bu pek anlamlı fikri çok daha fazla insan benimser "o zaman konuşmalarımızda ekstra nazik, empati yaparak ve iltifatlarla süsleyerek konuşalım diyorum ben".
    Sevgiler,

    YanıtlayınSil