Özel Günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özel Günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2013 Cumartesi

Yine Başımızda Nöbette Yine

Kasım 09, 2013 0 Comments

On Kasım'larda, 29 Ekim'lerde dilime çocukken öğrendiğim şarkılar gelir, birer birer dökülür. Bunları söylerken, o zaman yaşanılanları kafamda tasavvur etmeye çalışırım. Kalbimden bir dua, bir şükran geçer. Yine son bir kaç gündür bu hallerdeyim. Zira benim için Kasım ayı sadece Atatürk'ü ifade ediyor. 

Bu marşı söylerken içime bir cesaret doğuyor, ilkelerin yaşayacak sen bize inan!

izindeyiiiiz yüce ataaam
seninle güldü bu güzel vataaan
ilkeleriiiin yaşayacaaak 
Şeref sözüdür sen bize inaan!

Mus-ta-fa kemal!
Öz-gür-lük demek!
en güzel şarkıdır dudaklaaardaa
yinee başımızda
nööbette yine
Kim demiş bizden uzaklardaaa!

7 Ağustos 2013 Çarşamba

#hergün1şükür dördüncü kısım ve iyi bayramlar

Ağustos 07, 2013 1 Comments
Bu yazilari 40 gun boyunca yazmayi planliyordum ve bayramla birlikte tam 40 olacakti. Ancak ay icinde bir gun yazamadim. Tamami bittiginde buraya bir post olarak ekleyecektim ama bayraminizi kutlama vesilesi ile yazmak istedim.

Bu sabaha kadar bayramda ailemizin yaninda olamayacagimizi fazla kafama takmiyordum ama dun gece az uyuyup tum gun uzerimde bir rehavet olunca, kafamda eski gunlerin hayalleri, onlarin sebep oldugu huzun ile bugun pek keyfim yoktu. Neyse ki ucak biletimizi aldik 10 gun sonra kavusacagiz ve bunun verdigi motivasyon ile keyfimi korumaya calisiyorum.

Simdi kaldigimiz yerden resimlere geceyim

29.gün: Çeşitli tatlarda sebze-meyveleri, rengarenk çiçek-bitkileri gördükçe Allah ne güzel yaratmış, rahmeti ne kadar bol diye düşünüyorum.#hergün1şükür

30.gün: paylaşıldığında sevinçler artar, acılar hafifler. Hep bir ağızdan dillerden dökülen dualar, şükürler daha etkili olur. Hayatımız boyunca tanıyacağımız kişi normal şartlarda belki yüz kişi iken, sosyal medya sayesinde binleri buluyor. Birimizin çocuğu hastalansa hepimiz dua ediyoruz. Bu gün bu yazıyı okuyacak durumda olduğumuza şükredip, duaya ihtiyacı olanlara hep birlikte dua edelim. #hergün1şükür #uyanberkin

31.gün: bu mübarek gecede Allah, Cebrail ve diğer melekleri yeryüzüne gönderir, hepsi birden müminlerin affı için dua ederlermiş. Melekler gökyüzünden inerken bereket ve rahmet getirir, Yeryüzünde her yer secde eden meleklerle dolarmış. Çok şükür bu güne erişmeyi nasip edene, çok şükür kalbimizden geçen her şeyi bilene. Çok şükür her zaman sığınabilmek için kapısını açık tutan, Rahman ve Rahim olan rabbime.#hergün1şükür Tüm duaların kabul olması ümidiyle... Hayırlı kandiller.

32.gün: Bugün belki yaklaşan bayram nedeniyle evinizde temizlik yapacaksınız veya tatlıları hazırlayacaksınız. Belki de çoluk çocuk çarşıya gideceksiniz bayram kıyafeti almaya. Yaptığınız her hazırlıkta ne kadar yorulursanız yorulun tüm bu hazırlıkları yapabiliyor olmak büyük bir şükrü hakediyor. Bayramı kutlayanayacak olan hastalar ve yalnız geçirecek olan insanlar var. Biz de sevdiklerimizin yanında olamayacağız ama en azından arayıp kutlayanileceğimiz kişilere sahibiz. #hergün1şükür

 33.gün: yeryüzünde belki de en cömert gönlü en bol toprak anadır. Bir verirsin bin alırsın, yedirir, içirir, serinletir, ısıtır, çoğaltır en sonunda hiç sitem etmeden koynuna alır. Toprak ananın sunduğu tüm nimetler için şükürler olsun #hergün1şükür

 34.gün: her insanın ilahi güce inanması mümkün olmayabilir, belki henüz bunu anlamasını sağlayacak bir neden bulamamıştır, belki de Allah onun gözlerini ve kulaklarını hakikate mühürlemiştir. Çok şükür ki inananlardanım (nedenimi bulmuşum) ve çok şükür ki insanların şaşmış adaletinin çok üstünde bir dengeyle adaleti sağlayan yüce güç var #hergün1şükür

 35.gun: Her köşesini özenle hazırladığımız, yorgun argın geldiğimizde derin bir oh çektiren, en lüks yerlerde bile onun konforunu aradığımız, bizi sıcacık kucaklayan huzurlu bir evimiz olduğu için şükürler olsun.#hergün1şükür



9 Temmuz 2013 Salı

Hayırlı Ramazanlar

Temmuz 09, 2013 6 Comments
Instagram'da son 6 gundur #hergün1şükür etiketiyle resimler paylasiyorum. Bu resim de en sonuncusu idi. Bu gune kadar yazdiklarim ise soyle

1.gün: Ona baktığım her an kalbimden geçen şükür, seni bize verdiği için, bu günlere gelmeyi nasip ettiği için bin şükür Rabbime #hergün1şükür

2.gün: Ruh eşini bulan şanslı insanlardan olduğum, 15 yıldır aynı aşkla beraber olduğumuz, mutlu bir evliliğim, huzurlu bir yuvamız olduğu için şükürler olsun #hergün1şükür

3.gün: Bebeğim, kendim, eşim ve ailemin sağlığı yerinde olduğu için sonsuz şükür. #hergün1şükür

4.gün: her istediğim an görüşemesek de her zaman yanımda olduklarını bildiğim, her birini canımı verecek kadar çok sevdiğim kocamaaaan bir ailem olduğu için şükürler olsun #hergün1şükür

5.gün: tenceremde aşım, başımın üstünde çatım, sırtımda hırkam, ayağımda çarığım olduğu için, verdiği tüm rızklar için şükürler olsun #hergün1şükür

6.gün: melek yüzlü çocuklar, rengarenk çiçekler, şırıl şırıl akan dereler, gölgesi hoş ağaçlar, yeryüzünde bahşettiği tüm güzellikler için şükürler olsun. #hergün1şükür .

Ramazan ayınin hepimize ve ulkemize hayirlara vesile olmasini dilerim. Sevgiler.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Novinka Mamka

Mayıs 14, 2012 10 Comments
Dün annemden uzak olduğum için melankoliktim ve canım hiç yazmak istemedi. İlk anneler günümde babası kızımla bizi fotoğraf çekti. Yukarıdaki foto da Helo'yu elinde çiçekle çekme çabalarından. Sonunda tuttu ama artık çok hareketli olduğundan oldukça zorlanıyoruz fotoğraf çekerken.

Kendimi henüz anne gibi hissetmiyorum. Sanki bebeği besleyen, uyutan, altını değiştiren biriyim sadece. Cem konuşmaya başladığında daha çok hissedersin diyor. Ancak kesin olarak hissettiğim bir şey var ki yüreğim hiç bilmediğim duygularla dolu. Ağladığında gözleri karartan güldüğünde dünyalar kadar sevinmene neden olan bir his. Rabbim anneler ve evlatlarını hiç ayırmasın. Ben annemden ayrı olsam da. Üzgünüm anneciğim :(

31 Aralık 2011 Cumartesi

Güzel Bir Yıl Olsun

Aralık 31, 2011 26 Comments

Hoş bir resimle yazmak istedim bu yazıyı, pek alakası yok ama resmi çok beğendim :)

Her yılbaşı akşamı yeni yıla girdiğimiz dakika içinde aynı anda birkaç şey yapmaya çalışırım. Genelde başarılı ve bol ders çalışacağım bir yıl olsun diye elimdeki defter yada kitabın sayfalarını çevirir, aynı zamanda bol bol gezeyim diye evin içinde volta atar, bir de birkaç saniye üç-beş kağıt parayı sürekli sayar gibi yapardım ki bol kazançlı bir yıl olsun.

6 yaşımdan itibaren şuan bulunduğum 32 yaşıma kadar sürekli ders çalıştım, 1 yıl dahi ara vermedim, doktoram bitti hala çalışıyorum ve annem telefonda bugün ders çalıştın mı diye hala sormakta.

Yeni yıl bize Helo'muzu getirecek Allah kısmet ederse. Ve zaman öyle hızlı geçiyor ki, o gelince mecburen ders çalışmaya ara vereceğim için, öncesinde bitirmem gereken dersler beni biraz geriyor. Bu yüzden ne kadar bebeğimize kavuşmayı iple çeksem de, bir yandan da zaman yavaş aksın istiyorum. Bu yüzden yeni yıldan isteğim, öncelikle ve elbette sağlıkla bebeğime kavuşmak, sonra işlerimi istediğim düzende tamamlamak. Elbette ki sağlık sıhhat afiyet en başlıca dileğim ama bu yeni yıla özel değil, her an dualarımda.

Geçen yılın ilk yarısı, doktora tezimin stresi, eşimden ayrı kalmanın stresi derken pek olumlu geçmedi benim için. İkinci yarısında kavuşmakla kalmadık, bir de Helo katıldı aramıza ama ilk yarısındaki üzüntülerim zihnime öyle kazınmış ki, şimdi geçen yıl nasıldı diye düşündüğümde, acılar ağır basmakta nedense. Belki haksızlık ediyorum, bu yıl hiç bir yıl olmadığı kadar sonuç aldım, yenilikler oldu hayatımda ama düşünün ki bunların etkisini bastıracak kadar sıkılmışım. 

Artık yeni yılda tüm bu sıkıntıları geride bırakmak, 2012 yılının yeni bir çağ açacağına inandığım için hayatımda da yeni bir çağ başlatmak istiyorum. Ülkemize ve dünyaya da bu yılın güzellikler getireceğine inanıyorum nedense, bu yıl doğan bebeklerin özel bir misyonlarının olacağına inandığım gibi. 

Herkesin dileklerinin gerçek olması ümidiyle...

   Mutlu seneler olsun  ♥

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Sizlere İyi Bayramlar

Ağustos 29, 2011 8 Comments
Malesef burda bayram mayram yok, e çevremizde hiç eş dost, Türk de olmadığı için kutlayacak kimse de yok. Bu yüzden ne bayram ne tatil olmadan geçecek günlerimiz. Blogları, twitterı falan okudukça duygusallaşıyorum ama moralimi yüksek tutmaya çalışıyorum. Çok şükür bir sağlığımız iyi, beraberiz ve güzel hayallerimiz umutlarımız var, başka bayramlar da olacak inşallah.

Gerçi ben evdeyim evden çalışıyorum, yarın Szeged'e gidecektim ama hoca yine bir konferansa gidecekmiş iki hafta sonrasına kaldı gidişim. Biraz rahatladım desem yeridir, çünkü daha çalışmam gereken şeyler var.

Daha uçak biletimi almadım ama eylül sonunda 20 gün kadar Tr'ye gitme ihtimalim var beni heyecanlandıran. Tabi işe de gideceğim tatil değil ama olsun.

Geçen hafta hava oldukça sıcaktı, sanırım slovakya en sıcak yaz günlerini yaşadı, bugün yine serinledi ayaklarım üşümeye başladı, çoraplara geçtim yine. Ancak buranın serinliğine alışınca sıcak günler öyle bunaltıcı geldi ki, İstanbul çok daha sıcaktı biliyorum ama..

Neyse efenim birçok kişi bayram tatili yaz tatili olarak değerlendirdi, belki eski bayram zevki de yok  artık, yine de bayramlar güzel, herkesin bayramını kutluyorum.

Sevgiler

31 Temmuz 2011 Pazar

Hayırlı Ramazanlar

Temmuz 31, 2011 5 Comments
Bu yıl ilk defa memleketten uzakta ezan sesi olmadan bir ramazan ayi geçireceğim, ama yine de eşimin yanında ve beraber geçireceğimiz için şanslıyım. Geçen yıl yalnız yaşamıştı bu ayı sevgilim.

Şimdi ona iftar için güzel sofralar hazırlayacağım inşallah. Havaların nispeten serin olması sebebiyle daha rahat geçeceğini umuyorum.

Hepimize hayırlara vesile olan, dualarımızın kabul olacağı bir ay diliyorum.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Hayırlı Ramazanlar ve Ramazan Beslenme Listesi

Ağustos 11, 2010 15 Comments
Merhabalar herkese, yine bir süredir devam eden yoğunluğumdan dolayı tek tek ziyart edip ramazanınızı kutlayamıyorum. Buradan beni okuyan herkesi kutlamak istedim. İnşallah hepimiz için hayırlı, huzurlu ve ferahlatıcı bir ay olur.

Yaklaşık iki aydır tekrar diyetisyene gitmeye başladım. Geçen yıl yaz aylarında gitmiş, iyi sonuç almıştım ama kışın ipin ucunu kaçırıp yine alınca verdiklerimi, bu yaz başı sessiz sedasız gitmeye başladım. Bir miktar kilo verdim, ama kilom zaten çok fazla olmadığı ve bu kiloyu çok uzun sürede aldığım için (10 yıl) için yavaş veriyorum. Tahammülüm kalana kadar devam edeceğim sanırım. Aslında bunu diyet şeklinde düşünmek değil yaşam standartına dönüştürmek amacım.

Çünkü sağlıklı ve dengeli beslenmiş oluyorum, sık sık azar azar yemiş oluyorum. Benim sorunum genelde fazla yemek değil, hiç yememek ya da öğünleri atlamaktı, şimdi bol bol yemeğe alışıyorum diyeyim :)

Dün sabah diyetisyenime gidip, Ramazan için diyet programımı aldım. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum, çünkü sağlıklı bir program. Aç kalmaya dayalı değil, yeterli ve dengeli beslenip metabolizmayı hızlandırmaya dayalı.

Sahur: 1 yumurta, 3 parmak büyüklüğünde peynir, 6 zeytin, 2 dilim çavdar ekmeği, dilediğin kadar domates salatalık vs.

İftar: 2 hurma, 1 kase çorba, salata

15 dak. sonra: 3 köfte büyüklüğünde et grubu (et,balık,tavuk farketmez)
                       4 kaşık sebze yemeği
                       yarım kase yoğurt
                       2 dilim çavdar ekmeği

1,5 saat sonra : 2 meyve yada sütlü tatlı

1 saat sonra : yarım bardak süt

Bu saatler arasında 10 bardak su ve 1 soda.

Bu günlerde çok terleyip mineral kaybettiğimiz için herkesin bolca soda tüketmesi gerekiyor.

Ha bir de güzel haberlerim var sizlere nihayet, yakında ondan da bahsedeceğim inşallah.

31 Aralık 2009 Perşembe

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Aralık 31, 2009 34 Comments

Hepinizin iyi dilekleri için çok çok teşekkür ediyor, tüm arkadaşlarımın, ziyaretçilerimin yeni yılını kutluyorum.

İnşallah 2010 ülkemize huzur istikrar, evlerimize sağlık ve bereket getirir.

Kocaman sevgilerimle herkese mutlu yıllar.

Not: Yukarıdaki elmalı çörekleri, okulda dün yapılan parti için hazırladım ve üzerndeki süsleri de kendim yaptım. Renkli kağıda çıkardığım yazıları kürdana yapıştırdım. Tarif burada ama daha minikleri.

10 Aralık 2009 Perşembe

Bu Sabah..

Aralık 10, 2009 51 Comments


Haftanın sadece bir günü Ce'den erken evden çıkmak zorundayım. O da bugün. Bu gün onu bırakıp çıkmak bana daha zor geldi, çünkü Ge ve Ce'nin GeCe olduğu gün bugün.

Daha  akşamdan ona bir sürpriz hazırlamaya karar verdim. Portakal suyunu çok sever ama malesef sadece haftasonları güzel bir kahvaltı yapabiliyoruz.




Hemen kalktım doğru mutfağa gittim, portakal suyunu sıktım, akşam hazırladığım kelebeği iliştirdim, kahvaltı bile etmeden hızlıca giyinip çıktım. Aslında ben gittikten sonra görecekti ama o da beni kutlamak için erken kalkmıştı.

Aşkımızı, bağlılığımızı anlatmaya kelimeler yetmez. O yüzden kendimi paralamayacağım. Sadece her ne şartta olursa olsun (hasta,yorgun, uykulu vs) onun için birşeyler yapmaya içinizde bir güç buluyorsanız o sevgidir.

Bugün bizim tanışma yıldönümümüz, evlilik tarihimden bile önemli benim için. 11 yıl bitti 12 ye başlıyoruz, ancak ikimiz de daha 1 yıllıkmış gibi hissediyoruz.

27 Kasım 2009 Cuma

Bayram Sevinci

Kasım 27, 2009 19 Comments


Herkese iyi bayramlar, artık bir önceki pek de neşeli olmayan yazının gerilerde kaması iyi olur. Çiçeklerimi geri almış arkadaş, ancak ben soracaktım nedenini o sormamış. Neyse napalım artık.



Sevgili Papatya'cım bana ciciler getirmiş, odama renk getirsin diye. Doğrusu Çarşamba sabahı mesajını aldığımda biraz ne yapacağımı bilemez bir heyecana kapılmıştım.
 

Kendisinin üniversitenin civarında işi varmış, buluştuk. Bir şeyler içip sohbet ettik. O kadar şeker biri ki teefonda sesi cıvıl cıvıl geliyordu. Yaşına göre oldukça olgun biri. Ayrıca ben yüzün kalbin güzelliğini yansıttığına inanırım ve yüzünden okunuyordu bu.

Hediyelerin dağınık odamda en güzel yeri aldı inan (fotoğraf çekmek için yer değiştirdim), ve sadece odama değil hayatıma da renk getirdi, yeni bir arkadaş edinmiş olmam sebebiyle.

Hayırlı bayramlar, keyifli tatiller.

10 Kasım 2009 Salı

Atamın Işığında

Kasım 10, 2009 11 Comments


Mustafa Kemal özgürlük demek 



En güzel şarkıdır dudaklarda



İşte başımızda nöbette yine





KİM DEMİŞ bizden uzaklarda.

Bu akşam ışıkları kapatacağım 1 dakikalığına ama bu avizeyi yakıp atamı ve canlarını veren tüm şehitlerimizi anacağım.  Atatürk'ün ışığını, gelişmiş öngörüsünü, parlak zekasını resemetmek için aklıma böyle birşey geldi. 1 dakika bile sürmedi. Çıktı alıp avizelerimden birine kılıf gibi koydum ve resmettim. Özellikle çocuklu ebeveynlerin çocuklarıyla yapması güzel bir aktivite olur. Hatta ofislerimizde bile kullanabiliriz. Masamızda sık sık görmek daha azimli olmamızı sağlayacaktır. Bu topraklar kolay elde edilmedi, kazandık ama kaybetmemek için de çok çalşmalıyız. Babasından büyük bir para miras kalmış bir insanın parasını işletmediği takdirde varlığının suyunu çekmesi gibi, bu vatan mirası da çok çalışıp medeniyetimizi arttırmadığımız sürece elimizden kayıp gidebilir. Hepimiz aldığımız hür nefeslerin vefa borcunu ödemek adına boş durmadan üretmeli, çalışmalı, gelişmeliyiz.

Yapmak isteyen olursa diye resmi ekleyeyim


1 Ekim 2009 Perşembe

Mutlu Yıllar PrettyCool

Ekim 01, 2009 10 Comments



Bugün sevgili Pretty Cool'un doğum günü. Buradan doğum gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

Anne olanlar hayatını ikiye ayırır anne olmadan önce ve sonra diye. Belki de bebeğini kucağına almasına saylı günler kala yaşadığı bu doğum günü aslında gerçek doğum tarihi olacak bundan böyle. Yeni hayatının anneliğin ilk doğum günü, belki de hiç tadını almadığın bambaşka harika bir yaşam senin olacak.

Bu yüzden bence bu doğum günün ayrı bir anlam taşıyor. Sana bu yeni hayatın başlangıcında söylenebilecek tüm güzel dilekleri diliyorum. Neşeli bir gün, keyifli ve sağlılıklı nice yıllar senin olsun Pretty'ciğim.

Öpüldünüz (göbişten ve yanaklarından).

9 Eylül 2009 Çarşamba

{09.09.09}

Eylül 09, 2009 49 Comments
3 yıllık garanti kapsamında aldığım Ce'nin garanti süresi bugün doluyor. Akşam soruyor bana, "eğer iade etmek istiyorsan hala verebilirsin bak 1 günün kaldı. Memnun musun üründen?"

Dedim sabaha cevabımı vericem. Cevabım:

"Aşkım bir öpücük karşılığında garanti süresini 5 yıla çıkarabilir miyiz?" :)

Şaka bir yana iyi günde kötü günde her şeyiyle birbirimizi kabul ettik ve evet dedik 3 yıl önce bugün. Çok şükür heyecanımız 11 yıl önce ilk tanıştığımız gibi. Çünkü hala

- Aynı saatte eve gelmemize rağmen, ondan önce gelip kapıyı hoşgeldin ve öpücükle açabilmek için eve koştura koştura geliyorsam,

- Kendime peynir ekmek yeteceği halde ne kadar yorgun olursam olayım onun için çiğ börek yapıyorsam,

- Akşamdan sabaha görmediğim için özlüyorsam,

- Eğer onu kıracak birşey demişsem içim içimi yiyorsa,

- Alışverişe her çıkışımda kendime değil ona birşeyler alıyorsam,

Sanırım ben ona hala AŞIĞIM. SENİ SEVİYORUM AŞKIM.

Dün ne kadar ısrar etsem de resmimizi koymamıza izin vermedin. Doğrusu çok kıskanıyorum seni ama ne kadar farklı ve pırıltılı bir görüntün olduğunu bazen tüm dünyaya göstermek istiyorum.

Çoğu kez yüzündeki ışıltıya kendimi kaptırırım, gerçekten eşim diye demiyorum nurlu bir yüzü var. Kalbinin temizliği yüzüne yansıyanlardan. Çok övdüm eşimi ama sanırım bunda benim de payım var. Sürekli dırdır eden bir bayan olsaydım, herhalde o da stresli bir yüze sahip olurdu.

Bugün ayrıca Virgo ablamın da doğum günü, güzel yaşlara ablacığım.

Dipnot: Yurdumuzu yasa boğan sel felaketi nedeniyle sevincimiz kursağımızda kaldı. Kutlamalar her zaman yapılır, Allah zor durumdaki herkesin yapdımcısı olsun ve ölenlere rahmet etsin inşallah.

Dipnot2:Zeynepcim, ben senin bloguna yanlış yazmışım dalgınlıkla, 2 gün önce değildi yani bugündü. Düşünmen çok güzel ayrıca teşekkür ederim.

20 Ağustos 2009 Perşembe

Hoşgeldin Ey Güzel Zaman

Ağustos 20, 2009 17 Comments

Tatile çıkarken yanıma hiç kitap almadım, çünkü Ce dedi ki "her zaman yaptığın şeyleri yapma tatilde, farklı olsun. Düşün dinlen, iç dünyana yolculuk yap."

Ben de almadım kitap falan, bolca yaptım dediklerini çünkü normalde zaten çok fazla kitap okuyorum, hem işi gereği hem de hobi olarak.

Ama dayanamadım. Çünkü fazlaca boş zamanım vardı. Tatilin ilk haftasında otelin kitaplığından 3 tane ince kitap bitirdim, bir tanede kalın bir ingilizce kitaba başladım ama yarım kaldı o otelden ayrıldık. Bir de ordan dergiler aldım ondan daha sonra bahsedeceğim.

İkinci hafta kaldığımız otelde keyfime uygun bir kitap bulamadım, hiç okumadım.

Üçüncü hafta annemlerin yanında 4 gün kaldım kalın iki kitap bitirdim. Resimde göreülen işte o kitaplardan biri.

Necip Fazıl Kısakürek'i nasıl bilirsiniz bilmem. benim edebiyat dersleriyle sınırlı, yazar ve şair olarak bilgim vardı fazlası yoktu. Herhalde pek denk gelmemişim kitaplarına da.

O ve Ben isimli kitabında hayatını ve efendisini anlatıyor. Efendisi ise Altun Silsilenin 33 halkası imiş. Yani peygamberden sonra gelen 33 derviş-veli nin sonuncusu bu efendinin babasıymış, onun soyundan geliyormuş.

Necip Fazıl hayatının olumsuzluklarını, efendisiyle tanışmasını, onun müridi oluşunu, hatalarını kısaca erdemli bir insan olma çabalarını anlatıyor. Bol bol da konuşmalarına yer veriyor.

Kitabın içinden bir yazı çok hoşuma gitti, ablam da okumuştu o da aynı kısmı beğenmişti. O yazıyı buraya alacağım. Necip Fazıl ile Efendisi arasında bir konuşma.

HAS İSİM

Varlığın Tâcına dair Zonguldak'ta yazdığım yazı şöyle başlıyor:
-Yâ (M.....!)
Noktalı yerde O'nun ismi, hâs ismi... Mukaddes hâs isim... Yani mukaddes isme, nida saygısıyla hitap ediyordum.
-Onu çıkar oradan, buyurdular; Allahın Resulüne, hâs ismiyle ve nida saygısıyla hitap olunmaz.
-Niçin Efendim?
-Hayâ meselesi!.. Allah bile Kur'ânında, Sevgilisine hâs ismiyle nida ederek hitap etmedi.

Büyük sır karşısında yandım, kül oldum. Bizzat Allah'ın haya gösterdiği sır...

- Kur'ânın hiç bir yerinde böyle bir hitap yok mu?
Kısa ve sert:
-Hiç bir yerinde!..

Gerçekten "de ki" mânasına gelen "gûl" kelimesi ile başlayan birçok ayette, bu hitaptan sonra isim gelmediği, gözümün önünden geçiverdi. Buna karşılık birçok tefsircinin "de ki yâ M.....!" diye kullandıkları klişelerdeki kabalık içimi burktu.

Bu güzel ayın böyle mükemmel bir yaratıcının kulu olmanın doyumuna varmak dileğiyle, herkese hayırlı bir Ramazan diliyorum.

Tarifsiz Bir Gece'de ise resimdeki dergilerden birinden bir tarif yazdım. İftariyelik olarak düşünebilirsiniz.

12 Haziran 2009 Cuma

Mutlu Yıllar Güzel Yeğenim

Haziran 12, 2009 26 Comments

Bugün Virgo ablamın büyük kızının doğum günü. Benim için birçok açıdan özel bir yere sahip. Beni 12 yaşımda teyze yapan, beraber büyüdüğümüz hem örnek hem arkadaş olmam gerektiği için bana çok şey kazandıran, resmine bakınca gözlerimi güldüren, güzel yeğenim...

Nice mutlu yıllara, hep şimdi olduğun gibi kal. Seni hepimiz çok seviyoruz.

Not: Geçenlerde kendisini Bir Yastıkta'da model olarak sunmuştum. Yaprak Dökümü'ndeki Necla'nın saç modeliyle buradan görebilirsiniz.

19 Mayıs 2009 Salı

Gelin 1 Olalım

Mayıs 19, 2009 20 Comments


Bu resim bizim üniversitenin duvarlarında görüp en sevdiklerimden biridir. Atamız İ.Ü.ni ziyarete gelmiş, dersi bölen ve ona hürmet etmek isteyen hocaya derse devam etmesini söyleyip o da öğrencilerin arasına oturmuş.

Bugün 19 Mayıs, Atamızın bize bayram olarak hediye ettiği bir diğer güzel gün. 19 Mayısları haliyle lise yıllarımda daha çok severdim. Çünkü ilkokuldan beri heves ettiğim ancak sadece lisede iken yer alabildiğim bando takımındaydım. Her yıl 19 mayıslarda (ve 29 ekimlerde) erkenden kalkar, bembeyaz çoraplarımı ve eldivenlerimi giyer törene giderdim ve bundan hiç şikayet etmedim. Eteğim beyaz pileli, ceketim ise kırmızı üzerine altın sırmalı ve altın düğmeliydi. O üniformalar içinde insan kendini bir başka hissediyor keşke yeniden olabilsem.

Bu sabah da çok erken uyandım, bir türlü uyku tutmadı ve yazmayı düşündüğüm aşağıdaki mevzular kafamdan yazıya dökülmedikçe rahat edemeyeceğim.

Biliyorsunuz son yıllarda ülkemizde iktidar partisi yandaşları ve ona muhalefet olanlar şeklinde iki kısım oluştu. Her iki taraf da birbirine kızıyor, hatta nefret etmeye başladı. Son seçimlerden sonra ben de nasıl insanlar bu kadar kör olabilir, hala aynı partiye oy veriyorlar diye sitemli ve üzgündüm.

Kafam karışık olduğu zamanlarda en büyük desteği eşimden alırım, onun kafası hiç karışmaz, her zaman objektif ve nettir. Böyle çok canım sıkkın olduğu bir akşam bana şöyle dedi.

"Şu anda tam da olmasını istedikleri gibi davranıyorsun, ülkemizin bu hale gelmesinin nedeni bazı dış güçlerin istediği ve sebep olduğu birşey. Yangına körükle gitmek yerine bu durumu tersine çeverip her iki taraf da anlaşmalı, uzlaşmalı ve bir olmalı" dedi.

Gitgide bu fikre inandım ve şimdi kızgın değilim. Belki daha değil ama ilerde tekrar milletçe bütün olmamızı umuyor ve istiyorum.

Düşünün bir, yıllardır kendi kendimize didişmekten başka ne yapabildik, birçok alanda ilerleyemiyoruz çünkü çok meşguluz kavga etmekle. Bu arada topraklarımız satılıyor ve bilmediğimiz daha bir sürü şey oluyor. Bu kargaşa ortamından kesinlikle her iki taraf da kârlı çıkmıyor.

Şimdi iktidar yandaşları biz sayıca çoğunluğuz, siz gidin bize birşey olmaz diyebilir. Sanıyorlar mı ki şimdi kukla iken daha sonra kuklalıktan kurtulacaklar. Bizim tek kurtuluşumuz yine kendimizde.

Eminim Atam insanlarımızdaki bu "biz haklıyız-hayır biz haklıyız " tartışmasını hoş görebilir ama ülkemiz, önce içten, sonra dıştan bölünse kemikleri sızlardı.

Bu yüzden daha geç olmadan bir olalım diyorum ben. Sonuçta aynı milletin şanlı evlatlarıyız. Bize kendimizden başka yâr yoktur.

Tüm yaşanan tartışmalar, gerilimler unutulur, çok büyük olmadığı sürece. Geçmişe bakınca unutamayacağımız hatalar yapmamamız dileğiyle.

8 Mayıs 2009 Cuma

Korsan Aşk ve Susam Sokağı

Mayıs 08, 2009 24 Comments
Artık eskisi gibi ne gezebiliyorum blogları ne de yazabiliyorum, geçen yazımda bahsettiğim ruh halim devam ediyor. Bunda Pazartesi günü alıp okumaya başladığım Elif Şafak'ın Aşk kitabı da neden oluyor olabilir.

Okumak için sabırsızlandığım bu kitabı kaç kere elime alıp da satın almadım fiyatından ötürü, çünkü bana göre pahalı 19.90 tl. Neden derseniz neredeyse ayda 10 kitap alıyorum hepsi aşağı yukarı bu fiyatta olsa tahmin edersiniz ki az değil. Korsan almamak için direndim, birilerinden bulur okurum dedim ama kimsede yoktu çevremde.

Pazartesi günü Kabataş iskelesinden indim korsan kitaplar satılıyordu. Daha önce de vardı, sorduğumda 8 tl demişti. Busefer 5 tl dedi, hiç düşünmeden aldım. Doğrusu kitabı okudukça (bitmesine az kaldı) keşke almasaymışım, yazarının hakkını ödeseymişim ve değil 20, 100 lira bile edermiş demeye başladım.

Tek kelimeyle muhteşem. Sadece yollarda okudum, ama gündüz gece hep aklımda. İçim bir tuhaf, yıllar önce bende bu yollara başkoymuştum, gönlümde nefsimi terbiye edip ruhumu zenginleştirmek hevesi yatıyordu. Büyük ölçüde yaptım aslında ama uzun zamandır vazgeçmişim, unutmuşum. Acayip duyguların esiri olmaya başlamışım.

Böyle bir kitap okuyunca diğer tüm meşguliyetler boş geliyor. Yaptıklarım, yapacaklarım.
*******
Bahsetmek istediğim diğer mevzu Susam Sokağı, böyle bir mim başladı: Susam Sokağı geri gelsin diye. Belki anneler daha iyi bilecekler, çünkü günümüzdeki çocuk programlarından haberim yok, Susam Sokağı çok daha iyi miydi?

Ben geri gelsin diyemeyeceğim malesef. Nedenine gelince,

Susam sokağını çocukken çok severdim ve neredeyse tüm bölümlerini seyrettim. Ama şimdi düşününce bana göre bazı yönleri değişmeli.

Büdü'nün söylediği bir şarkı vardı, bugün hala kafamda çünkü sinir olacak şekilde kafama takılmış durumda. Durun yazayım.

Sevdiğim sayı altıııııııııı
Bazen Büdü bir sayı tut derler bana
Ama ben hep o sayıyı tutarıııııııııııııııım
Sevdiğim sayı altıııııııııııııı

Biliyorsunuz Susam Sokağı'nda bir yerli kısım (işte kırpık, minikkuş, hasan amca vs) bir de yabancı kısım (edi-büdü, kurabiye canavarı vs) vardı. Yukarıdaki şarkıdan da anlaşıldığı üzere, yabancı kısımların Türkçe'ye çevrilmiş halleri berbat. Bizim çocuk şarkılarımız, kafiyeli uyumlu daha sempatik. Ama onlar öyle değil. Uyum sağlamak için acayip melodiler ortaya çıkıyor.

Bu yüzden bir de milliyetçiliğimden istemiyorum bu kısımların yeniden gelmesini. Biz onlardan daha iyisini neden yapmıyoruz. Neden herşeyin çevirisini almak zorundayız. Kendi kültürümüze uygun çocuk programları neden yok.

Susam Sokağını çok sevdim ama başka bir şey sunulsaydı belki onu daha çok sevecektim. Sadece elimizdekinin en iyisini seçmek zorundaydık.
*******
Son olarak yaklaşan anneler günü için, tüm annelerin; çocuklara annesi kadar yakın teyzelerin, halaların, ananelerin ve babannelerin; öz çocuğu olmasa da tüm sevgisini bir çocuğa verenlerin; anne gibi yaklaşan öğretmenlerin; ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN.

23 Nisan 2009 Perşembe

Türk Çocuğu

Nisan 23, 2009 18 Comments
Bu özel günde yine çocukluğumda öğrendiğim ama hala söylediğim şu şarkıyı yazmak istiyorum.

Türk Çocuğu

İzmir benim, Van benim
Şeref benim , şan benim
Kars Erzurum Erzincan
Konya Ardahan benim

Seneler kutlu bana
Aylar umutlu bana
Her an haykırıyorum
TÜRK'üm ne mutlu bana


Cesaretim candadır
Şöhretim dört yandadır
Benim bütün cevherim
Nabzımdaki kandadır

Seneler kutlu bana
Aylar umutlu bana
Her an haykırıyorum
TÜRK'üm ne mutlu bana