Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2018 Pazartesi

Depoları Boşaltıyoruz, Stokları Eritiyoruz

Eylül 24, 2018 1 Comments


Yıllardır kararlar alıp başladığınız noktaya geri mi dönüyorsunuz? O zaman yeni bloğumuza bekleriz !!!!

 Kahve Hanım kendisinde dönüştürmek istediği kalemler için yeni bir blog açmıştı. Sonra fikir gelişti, konuk yazarlarla çok dolu dolu bir blog haline geldi. Yeni yıla kadar 100 günde hayatımıza dahil etmek / atmak / dönüştürmek / yenilemek istediklerimizi yazacağız. E tabi ben de oradayım. İlk yazım burada : https://depolari-bosaltiyoruz.blogspot.com/2018/09/gece-her-isin-bas-planlama.html

Blogun genel linki ise burada : https://depolari-bosaltiyoruz.blogspot.com/

Keyifli okumalar :)

25 Ekim 2012 Perşembe

Bebekler İçin Oyunlar

Ekim 25, 2012 3 Comments
İki gece önce bir anda kafama esti ve bir blog daha açtım. İçeriğini hızlıca doldurmayı planlıyorum çünkü kafamda çok şey var. Bizim oynadığımız ve araştırarak fikir edindiğim tüm oyunlar bu sitede olacak. http://bebeklericinoyunlar.blogspot.sk/


Siz de siteye katkı yapmak isterseniz sitenin sizden gelenler kısmına yorum bırakabilir, ya da benim twitter hesabımda (gecedesign) #bebeklericinoyunlar hashtagı ile yazabilirsiniz. Ben bulup ordan alırım :)

Bu da kızımla bizim annelere bayram hediyemiz olsun. Mutlu bayramlar

4 Ağustos 2011 Perşembe

Yeni Blog " Şimdi Ev Hanımı Oldum !"

Ağustos 04, 2011 12 Comments

Bir önceki yazımı yazdıktan sonra aklıma geldi bu fikir. Google'a da baktım böyle bir site var mı diye. Genelde bu bilgiler forumlarda ya da kişisel bloglarda paylaşılmış. İstedim ki yeni evli kızın çeyizi gibi yen evlilerin el kitabı tadında, gençlerimize pratik fikirler verecek bir blog olsun. İşte burada

Onca işimin arasında bu blogu ne kadar devam ettirebilirim bilmiyorum. Ama bugün oldukça hevesle açtım ve vintage bir tasarım taptım. Eğer blogda yazmak isteyen ve ya fikirlerini paylaşmak isteyen olursa çok sevinirim.  Bir de mail adresi açtım buraya mail atabilirsiniz. simdievhanimioldum@gmail.com

22 Mayıs 2011 Pazar

Son Tema Ve gecedesign.com

Mayıs 22, 2011 7 Comments

Sevgili Etel'in teması geçen hafta bitmişti ama ben ancak yayınlayabiliyorum. Headerda yukarda yer alan logosunu muhafaza ederek onun tonlarıyla uyumlu bir tema istemişti. Bir wordpress teması ama önceki yazılarımdan birinde de belirttiğim gibi, özel hostingli değil css upgrade paketi almış bir hesaptı bu. Temayı önce taslak sitemde hazırladım, ardından bu pakette temayı yükleyemeyeceğimi görünce tüm kodlamayı baştan yaptım. Bu yüzden çifte uğraş oldu ama en azından neyin ne kadar olabileceğini görmüş oldum. Buyrun Lovelycookies.com a yakından bakın.

Bunun dışında 19 mayıs gecesinden beri çok hastayım, şu anda penisilin iğnelerinden delik deşik olmuş popomun üzerine oturmakta zorlanarak yazıyorum. İleri derecede akut faranjit olmuşum, işin tuhafı bir gecede patlak verdi. Günlerdir yatıyorum, ilaç ve antibiyotikler ile biraz kendime geliyorum. Birkaç yıl önce benzer şekilde iğne yiyip, moraran popo yüzünden , o sıralarda yeni çıkan mortgage kavramına benzer şekilde morkıç      adını takan ablam, bana morkıç olup olmadığımı soruyor, biraz da mortgage gibi söylüyor anlamadım, sonradan çok güldüm ama gülerken heryerim ağrımadı değil.

Oysa ki ne hayallerim vardı tek güncük tatile sığdıramadığım. Geçenlerde aldığım gecedesign.com a tasarımlarım için bir site kuracaktım biraz daha ciddi bir hale getirecektim. Üstelik kendime bir çırak da aldım, benden daha bilgili ama başka konularda. Neyse efem çok kaliteli işer yapabileceğiz. Benim bilgi yetersizliği nedeniyle girişmeye korktuğum tasarımları dahi yapabileceğiz. Satış siteleri, özel animasyonlu, flashlı siteler.. vs. Şimdilik neler yapabiliriz görme aşamasındayız. Ancak biraz daha zaman alacak gibi görünüyor.

Sevgiler

7 Nisan 2011 Perşembe

Wordpress'li Günler

Nisan 07, 2011 2 Comments
Biliyorsunuz bloggerın engelinden sonra ne yapsak ne etsek diye bir telaş başlamıştı. Öncelikle daha önce tasarım yaptığım kişilerden olmak üzere bir çok kişiden mesaj aldım, taşıdım ve taşıma işlemlerim devam ediyor.

Bunlardan ilki benim blogum olan Bir Yastıkta oldu. Bu site için eklemeyi düşündüğüm bazı eklentiler daha olsa da genel olarak tasarımı bitti ve yazıları yayınlamaya başladım. Bu arada wordpressi kullandıkça da sevmeye başladım çünkü çok zengin uygulamalara sahip. Bazı şeyleri zamanla daha iyi kavrayacağım ama genel olarak anladım sayılır.



İkincisi ise Kayra'nın annesi Elif'e daha önce yapmış olduğum Parti Tükkanı tasarımının yeni adla alındığı hosting üzerine taşınması. Yeni adı Partili Günlerimiz oldu. Bu sitede sidebar eklentileri henüz bitmedi ama genel olarak bitti.

Bu süreçte en çok sorulan sorulardan biri özel hosting mi wordpress sunucuları mı şeklinde. Daha önce yazdığım yazıda Bir Yastıkta için Blue Host'tan hizmet aldığımızı söylemiştim. Ancak hem nispeten pahalı olması nedeniyle hem de İngilizce olması sebiyle Türkiyede hosting firmaları araştırdım ve bunardan Turhost'u türkçe wordpress destekleyen bir firma olarak önerdim. Elif'in sitesini oraya kurduk. Başlangıç paketi bir blog yazarı için yeterli olur ve firmanın destek bölümü oldukça hızlı çalışıyor.Üstelik Türkçe wordpress kurulduğu için de kumanda paneli gerçekten daha kolay kullanılabiliyor.

17 Mart 2011 Perşembe

Blogumuzu Ne Yapalım

Mart 17, 2011 2 Comments
Not: Bu yazı 3 gün önce yazılmış olup, ancak şimdi yayınlayabiliyorum, o da dns değiştirerek, ısrarla değiştirmedim ama artık dayanamadım.

Evet bugün sabah yazdığım yazıyı tekrar yazmaya çalışacağım. Gerçi bloglar açılacakmış bu sevindirici bir haber ama dilim yandı bir daha olmasın diyenler için faydalı olabilir bu yazı.

Biliyorsunuz bu süreçte, çok yazıldı çok konuşuldu. O mu iyi bu mu derken her kafadan bir ses çıktı. Bloggerın bu sorunu olmasa başka bir şey önermezdim, herkese her cebe uygun olan bir platform ama başka alternatifler söz konusu olduğunda hangisinin iyi olduğu kişiye, kişinin site içeriğine göre değişecektir.

Sayfalarımızın açılmamasının ardından alan adımızı com'a geçirelim sorundan kurtulalım diye düşündük. Ben de aynı şeyi Bir Yastıkta için yaptım. Böylece blogadı.blogspot.com , blogadı.com olacak ve sayfa açılacaktı. Ama avucumuzu yaladık iki kere. En azından ben. Birincisi aldığımız alan adı yönlendirmesinde yine google'ın dns leri kullanıldığı için ve bu sefer ülkemiz geniş bir dns yasağı getirdiği için, işte bunlardan etkilenmeyen dns ler kullanarak yönlendirme yapması gerekiyordu. Bu kısmı network mühendisi olan eşim yaptı ama ne yaptı inanın bilmiyorum, sonrasında açıldı. Bitti mi hayır. Bu sefer de blogun kumanda panelinden yüklediğim yazıların içine ve sidebarlara koyduğum resimler çıkmadı.(Tabi blog tasarımında kullandığınız resimler eğer bloggerdan çağırılıyorsa onlar da) Çünkü bütün bilgisayardan yüklenen resimler http://3.bp.blogspot.com/.......     gibi bir yeni bir adla blogger sunucularına kaydediliyor. Böylece resimlerin içinde blogspot geçtiği için resimler görüntülenmiyor. Ancak resimleri url ile başka bir yerden yüklediyseniz, onlar sorunsuz çıkıyor. Yani yapılacak iş bu sefer de resimleri önce başka bir yere tek tek yüklemek, ardından tekrar yazılarımıza eklemek , böylece görüntülenme sorununu aşmak.

Bir grup kişi wordpressten ücretsiz blog alıp, bloglarını oraya taşıdı. Malesef orda da aynı sorun geçerli çünkü taşınan yazıların içinde yer alan resimlerin adları yine aynı. Yani blogspotlu. O zaman taşımamızın hiç bir anlamı kalmıyor. Üstelik wordpress alıştığımızdan farklı bir kumanda paneli (ingilizce) ile bizi zorluyor ve sınırlı sayıda tema içinden birini seçmeniz gerekiyor. Eğer temanızı düzenlemek isterseniz yıllığı 15 dolar olan css upgrade paketi almanız gerekiyor. Bu paketi alıp incelemediğim için kesin birşey diyemeyeceğim ama, internette bolca bulunan o harika bedava wp temalarını yüklemeye izin veriyor mu yoksa sadece css kodlarıyla oynamaya mı izin veriyor emin değilim. Bu paketi kullanan varsa açıklamasını rica ediyoruz. Bunun dışında wordpressde açtığınız blogu özel bir alana almak ve yönlendirmek 17 dolar (bloggerda 10 idi), ekstra kota vs birçok hizmet almak da ekstra ücretler gerektiriyor. Wordpresse geçince eski yazılarımızı aktarmak bir artı ama dediğim gibi eğer resimler kumanda panelinden yüklendiyse yine çıkmayacak. Tabi bu söylediklerim bloggerdan wordpresse geçenler için geçerli, en başından beri wordpresste yazanları kastetmiyorum.

Bir diğer beğendiğim blog ve web sitesi platformu weebly.com  Hatta bayıldım diyebilirim. İster anasayfada blog olacak şekilde, ister web sitesi için bir giriş, blog da başka bir sayfada yer alacak şekilde, kolay kullanımlı (çok kolay, sürükle bırak), güzel temaları olan ve bunları düzenlemeye izin veren, galeriler, flash slaytlar vs ekleyebileceğimiz çok kullanışlı bir platform. Tek eksiği blog aktarmanın henüz olmaması (bunu şahsen mesaj atıp sordum, sıraya alınmış bir çalışma imiş bu). Gerçi aktarsak da aynı yetersizlik onda da olacaktı. Dolayısıyla yazıları tek tek eklemek gerekecek, ama yeni başlayanlar için kullanabilecekleri bir platform. Üstelik sınırsız depolama alanı da mevcut.

Bir Yastıkta için öncelikle araştırma yaptığım için, weebly çok hoşuma gitmesine rağmen onu tercih edemedim.Çünkü 3000 den fazla yazıyı tek tek eklemeye gözüm korktu. Benim aradığım insanlar fazla ayrı kalmasın ama ben zamanla yeniden kendi içinde düzeltmelerimi yapabileyim seçeneğiydi. Bu durumda wordpresse geçmek mecburi tercihimdi ama orda da kotamın yetmeyeceği için ekstra paketler almam gerektiği, ilerde wordpress sunucularının başına da bloggerın başına gelen şeyin gelmesi olasılığı gibi sebeplerle özel hosting alma aşamasına geldim. Sonuçta aşağı yukarı aynı parayı ödeyeceksem, olası kapanmadan soyutlanmak için özel alana geçmek daha doğrudur.

Ancak benim istediğim aldığım hostingde yine blog şeklinde bir sitem olsun, fazla bir değişiklik olmasındı. Anasayfada blog çıksın istersem başka sayfalar ekleyeyim vs. Bu durumda hosting firmalarının içinden, bloglama yazılımlarının yüklenmesine imkan veren hostingleri tercih etmek gerekiyor. Best blogging hosting diye aradığınızda karşınıza çıkan bir numaralı hosting firması Blue Host benim tercihim oldu. Eşim daha önce buradan alan almıştı, ve araştırmalarımız fiyat/performans oranının en iyi olduğu bu firmaya yönlendirdi. Aylık 7 dolar, bir çok özelliğe imkan veriyor, sınırsız depo, iyi bir  veri akış hızı ve 75 dolarlık adsense paketi vs. Teknik açıdan olabilecek en yüksek hizmeti veriyorlar yani. Bir de bu fiyata yeni bir alan adı da dahildi, biryastikta.net almışken biryastikta.org uda almış olduk. com daha önce alındığı için onu alamadık ama zaten benim gönlüm orgdaydı.

Neyse efendim peki nasıl olacak bir hosting içinde blog. Öncelikle blogger kumanda paneli gibi yazı yazmaya düzenlemeye izin veren bir arayüze ihtiyacımız olacak ve önce boş alana bir yazılım yüklemek gerekiyor. Bloglama yazılımları wordpress (yukarıdaki bahsettiğim değil  bu bir program ama aynı işlevi sağlıyor, farkı wordpress sunucularını değil kendi deponu kullanıyorsun), drupal, joomla gibi yazılımlar. Her hosting firması bu yazılımları desteklemiyor. Eğer blog yazılacaksa böyle yazılımlara izin veren bir hosting gerekli.

Önce wordpressi kurdum, ardından eski yazılarımı aktardım (resimlerde hala sorun var) ve sonra sınırsız binlerce temadan istediğimi kurdum (aslında daha bitmedi, kafam allak bullak oldu o kadar şahane şeyler var ki). Bu şekilde wordpress yükendiğinde, tema kurmak değiştirmek vs serbest ücretsiz. Bir yastıkta yazılarında yer alan resimlerin çoğu url ile başka sitelerden geliyordu, ancak bazıları da blogspottan, dolayısıyla resimleri yeniden düzenlemem gerekecek ama öncesinde kullanıma açayım zamanla resimleri, kendi alanımda depolayıp galeriler haline getirmeyi düşünüyorum. Böylece wordpress yada blogger farketmeden hosting alanımın parasını ödediğim sürece sorunsuzca açılabilecek bir site umuyorum.

Son olarak söylenebilecek o ki aslında blogger da olsa başka bir site de olsa hatta özel alan dahi olsa yazılarımız her zaman risk altında. Flickr dan yüklesem o kapanabilir, paralı alan alsan ödemediğinde kapanabilir, üstelik başka yere aktarsam yine bütün resimleri değiştirmem gerekebilir. İnternette olduğumuz sürece herşey kaybolabilir baştan yapmamız gerekebilir. Hadi bilgisayarımızda aylık yazılarımızı resimlerimizi depolayalım, belki wordde yazmak en iyisi diyeceğim ama bilgisayar bozulunca onlar da gidebilir. Yani herşey biraz şans işi. Bütün bu gerçekler ışığında size hangi seçeneğin daha uygun olduğu kişiye kalmış birşey.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Kaçınılmaz Değişim

Ekim 18, 2010 17 Comments
başladı, daha tam bitmedi zaman gösterecek.

Eminim birçok kişiye farklı gelecek ama bu sıralar blog tasarımlarında böyle stilleri seviyorum. E kimse de böyle bir tasarım talep etmeyince kendime yapmaya karar verdim. Biraz vintage biraz kraliçe modunda...

Canım sıkılana kadar yeni GeCe bu şekilde olacak.

26 Ağustos 2010 Perşembe

23 Ağustos 2010 Pazartesi

18 Ağustos 2010 Çarşamba

6 Ağustos 2010 Cuma

Efsane Ersan Photography Blog Tasarımı

Ağustos 06, 2010 2 Comments

Merhabalar, sizleri harika resimleri olan bir bayanla tanıştıracağım. Adı gibi efsane kalacak resimler çekiyor. Özel sitesi vardı ama sıcacık yazılar yazabileceği bir blogu yoktu. İşte bu aşamada beraber çalıştık. Kendisi sade, biraz vintage tarzı tasarımlardan hoşlanıyordu. Beğendiği renklerde kahve ve mavi tonları idi ama maviyi fazla kullanamadım. Yine de iç açıcı bir tasarım oldu.

Bu tasarımda ilk defa bir slayt (kendi tasarımımdan başka tabi) kullandım. Ancak bu tasarımın çok hoş bir yönü daha var. Resimlerin slaydı benim temamda bir swf dosyası ile sağlanırken (ki bu değiştilmez neyse o şekilde kalır) bu temada slayt, herhangi bir gadget düzenlemesi gibi düzenlenebilecek ve zamanla değiştirilebilecek. Üstelik üzerinde de hoş yazıların yazılabileceği bir alan var.

Bu temayı çok farklı özelliklerde temalar barındıran btemplates den hazır aldım, ancak değiştirdim ve uyarladım. Özellikle slaydın kodlarıyla oynadım ki bu ebatlarda (hatta istenilen her ebata değiştirebilirim), bu kadar işlevsel bir slaydı olan başka bir tasarım daha görmedim.

Blogun tasrımına, harika resimlerin yer aldığı slayda buradan bakabilirsiniz.

25 Temmuz 2010 Pazar

İki Yeni Tema Daha

Temmuz 25, 2010 15 Comments
Blog tasarımına ilk başladığım zamanlarda bildiklerimin yeterli olduğunu sanırdım, şimdi zamanla görüyorum ki öyle çok yenilik varmış ki insan sürekli gelişiyor. Şimdi bildiklerim eskilerden çok fazla ama eminim daha önce tasarım yapmaya başlayanlara göre de çok az.


Zamanla hızlandım pratikleştim elbet ancak, seçiciliğim de arttı, daha kaliteli daha farklı olsun diyorum, her temada eskilerinde olmayan yenilikler eklemeye çalışıyorum gerek teknik gerek görsel dizayn olarak.

Kendimde gördüğüm bir diğer farklılık ise, müşteri odaklı çalışmadaki yaklaşımım oldu. Eskiden insanlara birşey beğendirmek beni geriyordu ve sürekli aslında geniş bir portföy oluştursam insanlar beğendiklerini seçsinler diye düşünüyordum. Böyle bir çalışmayı yapmayı hala hedefliyorum ama amaç değişti şimdi; ve bir de henüz yeteri kadar vakit bulamadım bunun için.

Neyse, artık o ki, birisi bana daha neyi sevdiğini söyler söylemez, aslında nasıl birşey istediğini, ne yapmam gerektiğini biliyorum, bir çeşit ilham mı, uzaktan algılama mı bilemeyeceğim. Son temalarımın çoğunda böyle oldu ve genelde böyle hissederek yaptığım temalar sahipleri tarafından beğenildi. Diğer yandan artık eskisi gibi müşteriye beğendirme konusunda stresim kalmadı, çünkü ben de zevkle yapar oldum.

Mesela yukarda görülen ilk tema, sevgili Aslı'ya ait dopdolu faydalı bir site Zeytin Ağacı. Arkaplan resimleri olarak hangi tarzları beğendiğini söylediği andan sonra ne yapacağımı biliyordum, ve hoş bir tasarım oldu, kendisi de memnun kaldı sonuçtan. (Not: Bannerde kullandığım İngilizce adı humming birds olan kuşların Türkçe'de ne olduğunu bilen var mı acaba?)



Geçen hafta sonu yayınladığım ancak postların arasında kaybolan diğer tasarımıma da yeniden yer vermek istiyorum, zira bazı değişiklikler de oldu. Sevimli bir Pasta tasarım sitesi daha, Buseden Pasta Tasarım . Bu arada neden Buse'den değil de Buseden (tırnak işaretsiz) diye takılırsanız, ismin tamamı "Buse" değil "Buseden", doğrusu değişik ve hoş bir isimmiş.

16 Temmuz 2010 Cuma

Bir Pasta Sitesi Tasarımı Daha

Temmuz 16, 2010 1 Comments
[click image to make larger]

İşte bu da son yaptığım pasta sitesi, henüz yükleme işlemini yapamadım. Yine çok sevimli sıcacık bir tema oldu. Arkaplanda kullandığım kimbilir kaçıncı puantiyeli resim ama en çok da bu yakışıyor mutfak sitelerine. Sevimli kuşlar bayraklar kullandım. Bu sitede farklı olarak sidebarlar farklı kalınlıklarda planlandı ( biri resimleri sergilemek için geniş, diğeri ise yazılar için daha dar) ve geçenlerde bloguma uyarladığım özel fontlu başlıklar var. Bu işlem bir çeşit kodlarla oluyor. Bu kodlar başka bir siteden çağırılan scriptlerle çalıştırılıyor. Öncesinde o scriptleri bir yere yüklemek lazım. ardından script üzerinde bazı değişiklikler yapmak gerekiyor. Bu sefer farklı olarak ilave kodlar ekledim, çünkü sadece tek sidebara etki ediyordu, diğer sidebar için kodları tanımlamam gerekti.

Her iki sidebardaki başlıkları farklı renk tasarladım ve post başlıklarını da aynı stil ama farklı renkte. Aslında bu font da üzeri puantiyeli çok şeker bir font, ancak çok büyük yazılarda daha belirgin oluyor.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Yazılarınızın Çalınmasını Engellemek

Temmuz 14, 2010 11 Comments
Uzun zamandır bu konu bir çoğumuzu rahatsız ediyor, doğrusu bu blogumdan çok Bir Yastıkta'nın içeriğinin tamamını başka sitelerde bulabiliyordum. O site için ben de alıntı yapıyorum, sonuçta belki ben de hırsızlık yapmış oluyorum diye vicdan azabı da çekmiyor değildim. Ancak sonra düşündüm ki gerçekten buna emek veriyorum. Kimi zamanlar orjinal konular bulmak için saatlerimi harcıyorum, oysa onlar öyle miydi. Benim yazım yayınlanır yayınlanmaz anında çekiyorlardı.

Bu durum en son bir hafta kadar önce Lilibebek'in mailine kadar sürdü. Onun keşfettiği bizim yazılarımızın tamamının içinde yer aldığı site bardağı taşıran son damla oldu. Üstelik bu sitenin sahibi öyle salak ki benim yazılarımın altındaki hepsi burada reklamlarını dahi kopyalamış. Ancak linkleri siliyor ki, orjinal sitelerin linklerini muhafaza edenlere hadi bir derece deyip kızmıyordum. Yarın öbürgün sahibi bana hani benden resim almışsın ama linki yok derse ne yaparım, üstelik buna ben vesile olmuş oluyorum.

Neyse efendim öncelikle her blog vatandaşının yaptığı gibi sağ tuş engeli koydum, bundan memnundum işe yarar diye düşünüyordum çünkü burada gösterilen kopyalanan yazı ve resim sayıları aşırı derecede düştü. Sağ tuş engelinden aslında pek hoşlanmıyorum çünkü Bir Yastıkta'yı gezen gelinler beğendikleri modelleri bilgisayarlarına kaydetmeli. Doğrusu ben şahsen bundan hoşlanmazdım, gerçi şimdi sağ tuş engellenmiş siteleri de nasıl gezebileceğimi biliyorum ama :) Tamamen emin olduktan sonra onu kaldırmayı umuyorum.

Birkaç gün geçtikten sonra anladım ki aynı site hala yazıları alıyor, dolayısıyla benim sağ tuş fiyasko. Bu durumda başka bir çözüm gerekiyordu, lilinin de mesajlarıyla bazı şeyler denedim, araştırdım. Anlaşılan o ki bunlar yazıları rss den alıyorlarmış. Orada tüm yazılar ve resimler kabak gibi meydanda. Dolayısıyla rss engellemesini araştırmak lazım. Bu konuda da internette önerilen şey Blog yayıncılığını kapatmak yada sınırlamak.

Benim yaptığım ve tavsiye edilen şey şöyle: Blogger kumanda panelinden ayarlara geliyorsunuz, site içerik takibine gelip, orada "blog içerik takiplerine izin ver" kısmını tüm değil de kısa seçeneğine getiriyorsunuz. Bu durumda readerlarda yazınızın bir kısmı gözüküyor ve blogun ilgili yazısına link veriyor. Sanıyorum bu da kopyalayanların gözünü korkutuyor link sebebiyle ve kopyalamıyorlar. En azından benim denediğim bu ve 3 gündür sözkonusu site yazılarımı çalmayı bıraktı. İnşallah yanılmıyorumdur.

Siz de bu uygulamayı kullanıp gelişmeleri paylaşırsanız en azından bir fikir edinir ve olmadı yeni çareler arayabiliriz.

Sevgiler.

13 Temmuz 2010 Salı

Blogumdaki Değişikliği Farkedecek Misiniz?

Temmuz 13, 2010 6 Comments
Eğer farketmediyseniz biraz yüklenmesini beklemeniz gerekiyor. Yazı başlıklarını özel bir fontla yazıyorum artık. Bu resim değil gerçek karakter.

Uzun zamandır bunu öğrenmek istiyordum, buakşam içime kurt düştü araştırıp öğrendim. Henüz anlatacak kadar uzmanlaşmadım. Bir çok adımdan geçerek oluşturuluyor.

Özellikle yaptığım blog tasarımlarında kullanmak çok iyi olacak. Ben retro tarzı sevdiğim için bu fontu seçtim ama çok fazla font seçeneği mümkün. Üstelik istediğim her rengi de kullanabilirim. Bu yazıları blogun her yerinde, sidebarda, postlarda kullanabiliyormuşuz. Fakat öncesinde test etmek lazım, bir yerden yüklendiği için yüklenmesi uzun sürer mi diye?

Yalnız blogumu bu hale getirene kadar 5-6 farklı font denedim. Yabancı sitelerden alınan fontların çoğunda türkçe karakterler yok. Dolayısıyla blog başlıklarımdaki türkçe karakterler çıkmadı önce.

Sonra harika bir site buldum. Severek kullandığım birçok font, türkçe karakterli olarak bedava indirilebiliyor. http://www.fonttr.com sitesini oluşturanlara çok teşekkür ediyorum çünkü başlıklarımın düzgün görünmesi bu sayede mümkün oldu.

Çok sevindim de hemen yazmalıyım dedim. Oh be, yuppi.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Blogger'da Resimlerinizi Yanyana Sıralayın

Temmuz 07, 2010 17 Comments







Merhaba bu gün resimler benden değil, Heniala's isimli blogdan. Yukarıda görüldüğü üzere resimlerin düzenlemesi, yan yana bitişik alt alta vs değişik şekillerde yapılabiliyor. Bir süredir de bir yastıkta için böyle resimler koyuyorum. Çok resimli postlarda daha hoş bir görüntü veriyor.

Şimdi böyle fotoğraf yerleşiminin nasıl yapıldığını anlatacağım. Pek tabi fotoğrafı, fotoğraf programlarında bu şekilde kolajlayıp da sunabilirsiniz. Ancak benim yaptıklarım sadece kodlarla yerleşimin ayarlanması ile ilgili.

Biliyorsunuz kayıt oluştururken, bir kayıt oluştur bir de html yi düzenle penceresi var. Kayıtlarımı genelde html düzenle kısmından ayarlarım, böylece gözüm kodlara daha da alışmış oluyor. Zaten web tasarımını da bu şekilde öğrenmiştim. Dreamweaver'da çalışırken, pencerenin kod ve görsel diye ikiye ayrılması için bir seçenek var, ben sürekli onu kullanırdım ve kodları göre göre, yaptığım değişikliklerin kodlardaki karşılıklarını öğrendim.

Neyse, bütün bu resimler alıntı olduğu için url ile resim ekleme kısmından resimlerimizi giriyoruz. İki tip yazı düzenleyicimiz var biri eski olan biri güncelleştirilmiş olan. Genelde eski olanda daha kolay ayarlama yapılabiliyor. Güncelleştirilmiş düzenleyici kimi zaman resmin en ve boy oranını koda yansıtmıyor ki bizim asıl değiştireceğimiz kısım orası. Bu yüzden eski güncelleştirici üzerinden anlatacağım.

Öncelikle yazı alanınızın genişliğinin kaç piksel olduğunu bilmeniz gerekiyor. (Bazı geniş yazı alanı olan bloglar var, sağ ve soldan kenarlara yaslanmış şekilde yazıları olan. Bu blog teması biraz sorunlu bir temadır. Çünkü ekran genişliğine göre kendini genişletip daraltır, bu yüzden A bilgisayarında çok geniş, B bilgisayarında dar görünebilir. Bu durumda konacak oan resimler bilgisayardan bilgisayara farklı şekilde sıralanmış olacaktır.) Yazı alanının genişliğini keşfettikten sonra resimlerinizi koyacağınız genişliğ bulmanız lazım. Genelde bordür çizgisi kenarlardan 5 piksel boşluk bırakıyor. Bu durumda koyacağınız resim sayısına göre kenarlardan o kadar boşluğu hesaplamak gerekiyor.

İlk seferinde bu ayarlama biraz zaman alabilir, ancak sonra artık kafanızda ne kadar genişlik olacağı oturacak ve daha sonra hızlanacak.

Bir süredir eski düzenleyicide resimleri yüklerken sol, sağ, orta seçeneğinden başka " yok" seçeneği mevcut. Resimleri yüklerken o seçenek seçili olmalı. Ardından url ile resimlerimizi ekliyoruz (ya da gözat ile de olur, aynı şeyler geçerli olacak)

Yukarıdaki resimlerin düzenlemesini kendi genişliklerim üzerinden anlatacağım. Benim yazı alanım 640 px ve bordürleri de sayarsak en fazla 620 piksel genişliğe yükleyebilirim, biraz boşluk kalsa da olur.

Resimleri yükledikten sonra html düzenleye geliyoruz, burada her bir resim küçük işareti ve a ile başlar a ardından büyük işareti ile biter. Aynı link verme kodu gibi zaten o da resmin linkini gösteriyor. Daha önceki yazılarımda göstermiştim.

Resimleri yüklediğimizde her bir resim başlangıcı satır başında yer alacaktır. Bu her bir resmin enter ile bir alt satırda olması demek. Eğer aradaki boşluğu silip de ikinci resmin başlangıcını diğer resmin bitişine taşırsanız, resimler yanyana gelecektir. Resimler küçük ise, yazı alanınızı dolduracak kadar çok resmi yanyana koyabilirsiniz. Mesela 10 resmi yanyana getirdiniz yazı alanıza maksimum 4 resim sığdı diyelim diğer 4 resmi alt sıraya, diğer 2 resmi alt sıraya otomatikman atacaktır. Her ne zaman siz enter deyip alt satıra geçerseniz zorunlu olarak altta yer almasını sağlamış olursunuz.

Yani kısaca aradaki boşlukları silip resim kodlarını yanyana getiriyoruz. Eğer bu yanına getirme sırasında arada bir space bırakırsanız resimler birbirinden ayrı, hiç space bırakılmasza yapışık resimler elde edilir.

Şimdi gelelim daha düzgün görünmler elde etmeye, zira resimlerin bazıları dikey, bazıları yatay çekilmiş olabilir. Şimdi sırasıyla benim yukardaki resimleri inceleyelim. 

Birinci satırdan başlayalım. Biri yatay biri dikey resim ama ikisinin de yüksekliği eşit olsun istiyorum. Kodun içinde en (width) ve boy (height) piksel değerleri gözükecek. Buradan her bir resmin eni ve boyunu görüyoruz. Ben birinci satırdaki resimler için ikisinin de yüksekliğini 295 px ayarladım. Yüksekliğini değiştirdiğim için width=XXXpx yazan yeri siliyoruz. Eğer o ifade kalırsa resminiz eski genişlikte yeni yükseklikte çarpık bir resim olacaktır. Kodun içinde hangisini değiştirecekseniz (en yada boy) değiştirip diğerini siliyoruz. Bu durumda ilk satırdaki resimlerde yatay resim ve dikey resim yükseklikleri 295 olacak şekilde kendilerini ayarladılar.

2 satırda tek bir resim olsun istedim ve resim genişliğini benim resim alanım olan değere ayarladım 640px yazıp yüksekliği sildim. Burada dikkat edilecek bir husus daha gerçek boyutları büyük olan resimleri küçültüp, küçük olan resimleri büyütmemek. O zaman resim flu gözükecektir. Muhakkak en fazla orjinal boyutunda olmalı, daha küçülebilir ama büyümesin.

3. satırda dikey halde iki resmi yanyana koymak istedim. bu iki resim de aynı en boy oranına sahipti. İkisinin de genişliğini 310px ayarladım, yüksekliklerini sildim.

4. satıra yine 640 px genişliğinde bir tek resim koydum.

5. satıra dikey resimlerden 3 tane yerleştirdim. Deneyerek gördüm ki yüksekliklerini 287 ayarlarsam hepsi bir satıra sığacaktı. Genişliklerini de yaralayabilirdim ancak en boy oranı farklı olan resimlerde, genişlikleri aynı olunca yükseltilerinde farklılık oluşuyor ve kimisi daha kısa görünüyor. Bu durumda yüksekliği ayarlamak daha iyi. Bir de bu satırdaki resimler arasında boşluk yok. Benim bordürüm olduğu için iç kısmdaki bordürler üstüste gelmiş görünüyor, bordürsüz temalarda resimler boşluksuz yapışacaktır.

6. satırda yine aynı ebatlara sahip iki resmin genişliğini 310 px ayarladım.

Şimdi çok karmaşıkmış gibi görünebilir ama değil. Özellikle sitesinden satış yapanların, pörtfoy sunanların bu görünüm özelliklerine dikkat etmesi iyi olacaktır.

Açık yazmaya çalıştım ama anlaşılmayan birşey olursa sorabilirsiniz.

24 Haziran 2010 Perşembe

Ölmedim Yaşıyorum

Haziran 24, 2010 12 Comments
Çok şükür elbette ama pek keyfim yok blogcum. Ce'nin gidişi bugün tam 35 gün oldu. İlk haftalar yokluğunu anlamayayım diye aşırı yoğun günler geçirmeye zorladım kendimi. Sonra yoruldum vazgeçtim şimdi ise aşırı gevşek ve her daim ağlak moddayım. Gerçekten yaşamadan anlaşılmıyormuş bu durum.

Ülke gündeminde bir sürü şey oldu, elbet benim de söyleyecek sözlerim var ama malum memur sayılırız. Babam sürekli diyor ki aman birşey yazma, her yerde izleniyorsunuz siz. İzleniyorsam (bilmiyorum öyle midir) izlenecek kadar önemli olduğuma sevinmeli miyim, yoksa yazamadığıma üzülmeli miyim bilemiyorum. Bende içime attım herşeyi napayım. Babacım istedi diye.

Şu an resmen kaplumbağa oldum. Herşeyim her yerde. Birazı annemde birazı evimde. Bir kıyafet getiriyorum haydaaa bir bakıyorum onunla giyeceğim bişey eksik, kafam hep dalgın malesef.

Ce ile her akşam konusuyoruz internetten. Sık sık mesajlaşıyoruz ama yetiyor mu, hayır. Yanyana olmak çok farklıymış. Onu özlemem bir yana tüm rutinlerim bozulduğu için de altüst durumdayım. Eskiden ev işlerim aksadığı zaman, atıyorum çamaşır yıkacağım gün hava kapar ya da bir yere gitmek gerekir vs sinir olurdum, bu hiç birşeymiş. Aman diyorum keşke öyle olsa razıyım.

Bir de hep derler ya insan evine alışınca baba evinde bile rahat edemez. Aslında baba evinde rahatım da, alışkanlıklarımı da özlüyorum. Evimi evde beraber geçirdiğimiz vakitleri.

Ce gittiğinden beri, eğlenmek adına hiç birşey yapmadım, ya da yaptığım şeylerde eğlenmemiş de olabilirim. Herşey onsuz o kadar anlamsızmış ki. Onsuz yarımmışım.

Bazen düşünüyorum insan olarak ne kadar da alışkınız rutinlere. Hem sıkılıyoruz hem de bir değişiklik olacaksa cesaret edemiyoruz. Bizim hayatımızdaki bu büyük değişikliği biz istedik biz seçtik, ve gerçekten şimdi anlıyorum ki ne kadar büyük bir cesaret işiymiş. Bu sürecin üstesinden gelirsek, artık sanıyorum bizi kimse tutamayacak :) Yıllar önce bir sohbet sırasında biri demişti, kendisi öğretmendi. Benim için ev, eşya önemli değil. Bana bir bavul yeter. Kendisi üniversiteyi başka şehirde okumuş ve farklı yerlerde öğretmenlik yapmıştı. O zaman onu duyunca çok şaşırmıştım çünkü evinden, en sevdiğin eşyalardan, kitaplardan, anılardan vs vazgeçmek, onları bir bavula sığdırmak çok zor benim için. Şimdi diyorum ki belki de ilerde ben de öyle olacağım. Bir yandan her seferinde yeni eşyalar yeni ortamlar heyecanlı olsa da, eskilerden vazgeçmeye hazır olmak yeni bir olgu benim için. İşte şu an yaşadığımız süreci bu anlamda atlatabilirsem, değişimlerden korkmadığımı, hazır olduğumu anlayacağım.

Biliyorum ayrı bir yazı konusu olmalı bu ama son yaptığım temalardan Nimo Stylo bitmişti ve Pratik Anne 'de yeni görüntüsüne kavuştu.

4 Haziran 2010 Cuma

Yine Yeni Temalar

Haziran 04, 2010 16 Comments
Merhabalar...

Güya ben eşim gidince herkesi ziyaret edecek, daha aktif yazacaktım değil mi ? Malesef olamadı. Haftanın 4 akşamı evimde, cuma cumartesi pazar akşamları annemde kalıyorum. Annemde internet yok( ben evlenmeden önce vardı), babam alalım diyor ama ben istemiyorum, torunlar bu sefer  bilgisayar başından kalkmayacaklar.

Bir süredir okulda odamda kişisel işlerim için internete girmiyorum, malum tezimin zamanı azalıyor, mümkün olduğunca oyalanacak şeylerden kaçınıyorum. Akşamları ise eve gelip yemek yeme ardından Ce ile intenetten görüşme (çok şükür ! geçen hafta oteldeydi, şimdi evde ve internete kavuştu), konuşma öncesi ve sonrası sipariş blogların tasarımı... Bir bakıyorum saat 12 yi geçmiş.

Yaptığım blogların sahipleri de yeni temalarına bir an önce kavuşmak istiyorlar, genelde çok heyecanlı oluyorlar. Şimdi sırayla yapıyorum ama kimi zaman uzuyor süre kimi zaman ise daha kısa oluyor.

En son yaptığım tema Mor Kelebek'e. Kendisi taşlı süslü bir blog istemişti ancak itiraf edeyim nasıl yapacağımı kara kara düşündüm. Biliyorsunuz artık daha soft takılıyorum ve çok şıkır şıkır şeylerden fazla hoşlanmıyorum.



Blog tasarlamadan önce bilgisayarımdaki arşivleri gezerim, o kadar çok resim var ki hangi bilgisayarda ne var unutuyorum. Sonra bannerdeki kelebeğe rasladım, birkaç taş boncuk resmine falan birden şekillenmeye başladı. Banner bittiğinde öyle güzel olmuştu ki ben bile şaşırdım. Çünkü hem süslü şıkırdaklı hem de soft olmuştu.

Haliyle mor bir site olacaktı, morun tonlarını boğmadan kullanmak biraz uğraştırdı. sonunda hafif yeşilli taşlar da koyarak tasarımı tamamladım. Tasarımın geri kalanına yukardaki linkten bakabilirsiniz.

Bir diğer tasarımım da bana maille ulaşan Ceren'in, henüz daha bitmedi şablonun genel yapısı oluştu ancak ekleyeceğim şeyler var. Dün akşam 12 de tasarımın bu aşamasını bitirdiğimde yattım ve heyecandan uyuyamadım, kafamda sürekli fikirler uçuşuyordu ve nihayet çok istediğim retro vintage karışımı bir tasarım yapabilmiştim.

Banner'de kendisinin markası için hazırlattığı etiketin olmasını istemişti, kız resmi oradan, diğer ayrıntılar ise benden :)


Sabah Ceren'in beğeni dolu mesajı beni daha da motive etti, oldukça farklı çok güzel bir site olacak kafamdakileri bitirdiğimde. Sitenin şu anki haline buradan bakabilirsiniz.

Görüşmek üzere...

25 Mayıs 2010 Salı

Bake My Day Blogu İçin Yaptığım Tema

Mayıs 25, 2010 12 Comments

Karşınızda cıvıl cıvıl sevimli bir blog, ismi de çok hoş Bake my day.

Blogu kısa sürede yaptım ama Ce'nin gidişi sebebiyle tamamlanıp yüklenmesi zaman aldı, belki de iyi oldu sahibi Deniz hanımın doğumgünü olan bugüne yetişti.

Tasarım yaptıkça görüyorum ki, ne kadar çok pasta kurabiye blogu varmış ve nekadar başarılı çalışmalar yapıyorlar, artık dünya standartlarını yakalamışız bu alanda.

Şu ana kadar hiç bahsetmedim sanıyorum, tasarımlarımı cüzi bir ücret karşılığında yapıyorum en başından beri. Öncelikle insan satın aldığı şeye daha bir sahip çıkıyor, benimsiyor. Ben de kazandığımı çeşitli hayırlı amaçlara kullanıyorum zaten en başından beri. Diğer yandan ortada bir ücret olunca ben de daha titiz çalışıyorum.

Bununla birlikte blog tasarımını adım adım anlattım, internette de çok yerde mevcut, dileyen kendisi de yapabiliyor artık.

Hatta ev hanımlarının sürekli faal üretken olmasından yana olan biri olarak, bunu işe dönüştürmelerini ( yada başka şeyler üretip satmalarını) her zaman desteklerim. Bu amaçla bana çokça mail geliyor takıldıkları veya eksik kalan yönler hakkında. Uzun zamandır bunları "sıkça sorulan sorular" altında toparlamayı planlıyorum ama daha vaktim olmadı, buraya yazayım da yapılacak işler sırama koyayım.

Hepinizin iyi dileklerine teşekkür ediyorum, o kadar iyi geliyor ki bu sözler, bugün az uyuduğum halde çok daha iyiyim, hırslı ve enerji doluyum.

Herşey yoluna girecek ve buradan umuyorum ileride çok güzel yazılar yazacağım.

+Sevgiler+