cocuklarla tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cocuklarla tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Guney Fransa Tatili

Temmuz 01, 2017 4 Comments
uzun uzun yollari astim geldim gozumu kararttim kactim geldim sana

Haziran'in ilk haftasi tadi damagimizda kalan bir tatil yapmistik. Simdi elimden geldigince anlatayim istiyorum. Bu tatil bizim icin bircok acidan bir ilk. Ilk defa bizimkilerle yasit cocuklari olan baska bir aile ile gittik ve ilk defa 12 saat kadar suren araba yolculugu yaptik. Yol uzun oldugu icin gunde 6 sar saat olmak uzere gidis ve donuste birer gece konaklamali toplam 4 gunu yollarda gecirdigimiz bir seyahat oldu. 2 veya 3 saatte bir de mola verdik. Cocuklar hic ummadigimiz sekilde uyumluydu ve yolculuk genel olarak rahat gecti. Elbette yorulduklari sIkIldiklari oldu ama dusundugumuz kadar korkunc degildi. Ustteki fotografta goruldugu gibi, ilk gidis gunumuzde aksam saatlerinde maruz kaldigimiz siddetli yagmur ve firtinayi saymazsak manzara sahaneydi.

Gittigimiz yer Marsilya yakinlarinda bir sehir ismi Beziers'mis. Daha dogrusu bu sehrin daha kirsal bolgesine kurulmus bir camping alani. Ayrica baglari ve sarap fabrikasi da varmis. Cok buyuk bir arazi dusunun, resmen kasaba gibi planlamislar, icine yuzlerce bungalow koymuslar, karavan ve cadirlar icin parseller ayirmislar. Icinde marketi, ekmek firini, birkac restorani, yuzme havuzlari, oyun alanlari vs hepsi vardi. Biz bungalowda kaldik fakat karavan tatili hayalimiz vardi. Burada karavan tatili yaparsak neler lazim olur diye bolca gozlemleyip notlar aldik. Camping alaninda her karavan icin kullanilabilecek mutfak banyo elektrik hatti gibi seyler var, sadece karavanda uyuyorsun farkli olarak. Yine cadir icin de benzer hizmetler var.

Bungalowlar ise degisik degisik, bizimki prefabrik seklindeydi ve iki oda bir salon (salonda mutfak) banyo tuvalet ve genisce bir varendasi vardi. Oda sayisi farkli olanlari varmis ve bir de catisi olup da duvarlari kalin cadir bezi gibi olanlar da vardi. Hepsinin fiyatlari degisiyor ama bizimki icin konusacak olursak icinde klima bile vardi.

Boyle bir yerde kalinca tabi, yemek icme temizlik gibi hizmetler sana ait oluyor. Giderken nevresimlerimizi, tuvalet kagidina varincaya kadar ihtiyaclarimizi goturduk (oradaki marketten de alinabilir bazi seyler tabi cok ucuk degildi fiyatlar). Fakat tum mutfak malzemeleri (eksiksiz), yorgan yastik, masa sandalye, camasir askisi vs hersey var. Bir de oda o kadar temizdi ki gercekten cok sairdik. Meger ayrilmadan once odayi buldugun gibi tertemiz birakman gerekiyormus, eger onlarin temizlemesini istiyorsan bir miktar para odemen. Biz kendimiz temizledik ve yildizli pekiyi aldik :))


beraber oyun

Odalardan birinde cift kisilik yatak digerinde iki tane tek kisilik yatak vardi. Fakat birlikte uyumaya alismis bunyemiz oldugu icin butun yataklari ayni odaya koyduk, odalar da ufak oldugu icin bir duvardan diger duvara yatak seklinde bir oda oldu. Cok keyifliydi beraber uyuduk - uyandik tatilde bir arada olmanin tadini cikardik. Son birkac tatilde boyle yapiyoruz bir nevi gelenek haline geldi. Zaten This is Us dizini izledikten sonra boyle ozel gunlere ozel gelenekler yapma konusunda heveslendim. Yukaridaki fotografta yataklar birlesmeden onceki hali gorunuyor.

canim varendam :)

Varenda ise bu tatilin kalbini olusturuyor. Havuzda denizde falan olmadigimiz her an varendadaydik. Sahsen ben yerden hafif yuksek varendalari cok severim. Evimde on ve arka bahcem olmasina ragmen varenda gibi degil . Icerde masa sandalye takimi vardi ama varendada da ayrica var, tum yemeklerimizi disarda yedik denebilir. Iki aile gittigimiz icin yemek kismi sanki daha kolay oldu. Kahvaltilarda ortak saatte pek bulusamadik ama oglen ve aksam yemeklerinde beraberdik. Oglenleri genelde havuz kenarinda atistirmalik veya restoranlardan pizza falan seklinde gecti. Ancak aksamlari sirayla birimizde yedik ve beraber yaptigimiz icin fazla yorucu olmadi. Bir de sicaktan mi havasindan midir nedir, canimiz oyle pek yemek istemiyordu, cogu yemek hep kaldi iki gun seklinde yedik. Yani hergun tam yemek pisirme gibi olmadi, kalanlara ilaveler yaptik. Bu acidan yemeksiz tatil olusu bizi hic zorlamadi diyebilirim. Zaten ben her zaman ozenli besleniyoruz bir hafta da hafif beslenelim ne cikar kafasindayim.

keyif

fotograftaki hatayi bulunuz :)

Kamping alani plaja sifir degildi yuruyerek 15 dakika falan ama upuzun bir kumsal yuruyorsunuz zaten, gercekten cok genis bir kumsaldi. Denizde fazla yuzemedik ne yazik ki. Henuz yaz basi oldugundan herhalde su cok soguktu. Bozcaada'ya gittiyseniz onun suyu ile ayniydi diyebilirim. Ben bir dalip ciktim ve ciktimda tuuuuz diye bagirdim. Zira bu tatil oncesi birkac kez hollanda sularinda yuzmus hem gol hem denizde hic tuz bulamamistim. Tuzlu deniz ile hasret giderdim. Cocuklar kumlarla oynadilar, biz dalgalari dinledik. Bir aksamustu ise arkadasimla kizkiza ve birer cocukla gidip romans yaptik :)

ay isiginda akdeniz

Kamp alaninin benim icin ozel ayri bir tarafi vardi. Etraftaki agaclar, cicekler, ruzgarin esisi, gunesin yakisi hersey ama hersey cocuklugumdaki yaz tatillerimle ayniydi. Kavaklarin hisirtisi, gelincikler, igne yaprakli camlar. Bunlar hollandada da var ama farkli, buranin bitki ortusu bizimki ile birebir ayniydi. Helo'cum ise kiraladigimiz bisiklet ile bisiklet surmeyi ogrendi. Gecen yil aldigimiz denge bisikletinden sonra, bu yaz normal bisiklete gecirmeyi dusunuyorduk ama henuz satin alacak firsat olmamisti. Hazir oldugunu yapabilecegini biliyordum ama bu kadarini beklemiyordum. Ilk seferde tutup biraktim ve gitti. Hic yan tekerlegi olmadan ve (masallah) hic dusmeden. Oysa kendi ogrenisimi hatirliyorum da bir hafta surmus ve yara bere icinde kalmistim. Dondukten sonra hemen bir bisiklet aldik ve simdi hergun okula bisikletle gidip geliyor.

kavakli yollar en sevdigim

Denize giremedik ama bol bol havuzda yuzduk. Her cesit havuz vardi. Fakat en iyisi de etrafi camekanla kapli olan bir havuzun olmasiydi. Zira ilk uc gun hava feci ruzgarliydi ve sudan cikinca donuyorduk. Camekanli havuzda rahatca yuzduk o gunlerde. Havuz alanina yiyecek icecek sokmayi yasaklamislar ve terlikleri kapida birakip bir ayak havuzundan gecerek iceri girmeyi saglamislardi. Boylece ne pislik ne de bortu bocek vardi (yani kirinti olmadigi icin karinca falan yoktu demek istiyorum). Isteyen havuzdan cikip masalarda ve restoranlarda yiyordu. Boyle basit bir uygulamayla hem temizligi saglamalari hem de is yukunu/calisan sayisini azaltmalarini cok akillica bulduk.

dal-cik

kapali havuz
Arkadaslarla gitmis olmamizin da faydasi cok oldu tabi, cocuklar beraber guzel oynadi, biz de anneler veya babalar olarak keyif yapabildik. Birlikte oyle eglendik ki hem cocuklar hem biz her yil bu tarz bir tatil yapmayi diledik. Hatta daha kalabalik gidebilmeyi istedik.
ozledigimiz dev boyutlu zakkumlar
Turkiyede eskiden bu tip kamp alanlari oldukca yayginmis, ben hic yasamadim ama arkadasim cocuklugunda her yazini boyle gecirirmis. Saniyorum simdi bir cogu ozel otellere donustuler, oysa bu tip bir tatilin keyfi bambaska. Instagramda soyle yazmistim


Gercekten de bu acidan basarili bir tatil oldu. Doya doya oynadilar, dayatilan aktiviteler disinda canlari istedigi gibi davrandilar. Cocuklar buyuyup de kendi tercihlerini yapana kadar bu tur tatilleri her yil yapmayi istiyorum. Umarim yapabiliriz.

Bu tarz kamp alanlari guney avrupa kiyilarinda bolca varmis ama bizimkini merak edenler olursa burasiydi http://www.campinglayole.nl/ Sezon disi gitmis oldugumuz icin gayet uygun fiyatliydi. Bence deniz-havuz sezonu olmayan zamanlarda bile gidilebilir.

22 Aralık 2016 Perşembe

Cocuklarla Maldivler Tatilimiz - 2

Aralık 22, 2016 3 Comments
Bir onceki yaziya kaldigim yerden devam etmeye calisayim...


Yan tarafa ekledigim haritada goruldugu uzere, yuzlerce irili ufakli adadan olusuyor Maldivler Cumhuriyeti. Fakat bu fotografi koymamin bir diger amaci, adalarin etrafinda gorulen cok acik mavi bolumleri iyi resmetmis olmasi. Maldiv adalarini denizin icindeki bir dagin tepe noktalari olarak dusunebilirsiniz. Eger sular birkac metre az olsaydi, genisce bir kara parcasi su uzerinde olacakti. Fakat su anki durumda adalarin etrafinda gercekten buyuk bir alan oldukca sig bir sekilde uzaniyor (oyle ki belinizi bile gecmiyor yukseklik), ardindan kayaliklar basliyor ve sonra da muthis derin bir ucurum. Nereden biliyorsun derseniz, ilk gidisimizde zemini cam olan bir tekne ile epey acilarak, baliklari falan gozetlemistik. O ucurum bolgesine geldigimizdeki hissttigim dehseti anlatamam. Ben hayatimda boyle birsey gormedim, dipsiz kapkaranlik bir kuyu gibiydi.

Yalniz bu ucurumun bir avantaji var, yine internetten buldugum asagidaki gorselde de gorundugu uzere, bu ucurum bir dalgakiran vazifesi goruyor (gorselde koyu renkli yerler denizin derin bolumu, acik renkli yerler sig alanlar) ve ayrica sanirim kopekbaligi gibi baliklarin kiyiya yaklasmasini engelliyor :))


Bu durumda maldivlere gidince ne yapilir sorusunun cevabi bir miktar cevaplanmis oluyor. Deniz gercekten cok sig oldugu icin soyle doya doya yuzeyim, bir acilip geleyim olayi yok ne yazik ki. Kiyilarda cocuklarla oynar gibi takilmak gerekiyor ve tabi bir de herkesin yaptigi gibi dalmak.

Buraya gelen herkesin yaninda mutlaka snorkel ve deniz gozlugu oluyor ama usta dalgic olmaniz gerekmez. Suyun altina girebilen herkes eger deniz gozlugu varsa (gozluksuz net gorulmuyor ve tuzdan yanabilir) etrafinda yuzen baliklari gorecektir. evet cok fazla ve cok guzel baliklar var, daha denize adiminizi attiginiz ilk adimda bile.

Maldivler denizine turkuaz rengini veren beyaz kumlaridir ve bu kumlari da mercan resiflerinin uzun yillar sonucunda ufalanip kuma donusmesiyle olusmus. bu yuzden adadan mercan parcalari goturmek dogal dengeyi bozmamak acisindan yasak. genelde beyaz kumlu sahilin ardindan bu mercan kayaliklari uzanir ve oldukca renkli baliklara ev sahipligi yapar. Yer yer bu mercan kayaliklari ufak obekler halinde kiyiya oldukca yakin yerlerde de bulunabilir ve 50cm capindaki bu kayaliklarda yasayan onlarca harika baliga sasar kalirsiniz. yani en azindan bize oyle oldu. Asagidaki gorsel bizim kaldigimiz adanin yukaridan gorunusu, kumsal ve mercanlar gayet iyi farkediliyor.


Ve buralarda asagidaki gibi sayisiz baliklar gozlenebiliyor.




Biz ozel olarak dalis ekipmani getirmemistik yanimizda ama her tatilde yanimizda olan deniz gozlukleri bize yetti. Yuzdugumuz yerde bulunan 5-6 mercan obegini kizimla dalarak izledik. Helodunya 7 ay kadar once, Hollanda'da tum cocuklarin gittigi yuzme derslerine baslamisti ancak, sualtindan gitmeye korkuyordu. Bu yuzden yuzme dersi gunleri onun aglamalariyla, benim ikna etme cabalarimla kabus gibi geciyor, kimi zaman dersleri ekmek zorunda kaliyorduk. Tesaduf bu ya, tatile gitmeden iki hafta once bir cesaret geldi ve suya dalmayi ogrendi ancak pek tercih edecegi bir secenek degildi tabi hala isteksizdi. tatilde ise bu baliklari gorunce kendiliginden defalarca daldi ve sayelerinde dalma konusunda hicbir korkusu kalmadi.

Denizdeki baliklar sadece kayaliklar etrafinda degil, serbest halde de oldukca yogundu. Beyaz kum uzerinde beyaz olduklari icin disaridan pek farkedilmeyen ama dalinca birden gozumuzun onunde beliriveren asagidaki baliklar ayaklarimizin arasinda yuzuyordu mesela.


Bir de kucuk kopek baliklari vardi tabi. Kiyinin bir metre ilerisinde, yer yer yarim metre yer yer bir metre genisliginde tum kiyiyi kaplayan hamsi gibi ufacik yavru baliklardan olusan bir suru uzaniyordu kiyi boyunca. binlerce ufak balik. denize girerken o suruyu yarip geciyorduk. iste kopek baliklari (bunlar beyaz renkli boylari bir yarim kol uzunliginda) bu surunun pesinde dolasiyor. ara sira saldiriya gecip baliklar da kacmak icin suyun ustune sicradiklarinda kiyida bekleyen balikcil da onlari yakaliyordu. instagrama kopek baliginin videosunu koydugumda pek korkulu tepkiler geldi ama onlarin gercekten insan yemeye ihtiyaclari yok :) onlerinde binlerce balik, karni tok sirti pek :)

Maldivler'de cocuklarla neler yaptik diye toparlayacak olursam,

-bol bol yuzduk. baliklari inceledik, kovayla yakalamaya calistik, her aksam yemeginden sonra iskeleye gidip ton baligi gibi kocaman baliklara ekmek attik.

- tabi ki bol bol kumlandik, kaleler tuneller yaptik. kabuklar toplamaya calistik (fazla yok), bir tane yengecin ust  kabugunu bulduk. 

- denizin disindaki hayvanlari kesfettik. once yengecler tabi ki cunku yuzlerce var. tirnak butuklugunden yumruk buyuklugune, kabuguyla veya kabuksuz gezen farkli renklerde yengec. kumsalin uzeri minik yengez izleri ile doluydu. bunlar agaclardan dusen hindistan cevizlerini yemeye bayiliyorlarmis. feci hizli kactiklarindan yakalamak mumkun olmadi. Bundan baska farkli ebatlarda ve renklerde kertenkeleler, bukalemun turu hayvanlar... onceki gidisimizde odamiza ilk giriste odada bir iguana karsilamisti bizi :) Bir de degisik oten kuslar ve tavuk benzeri kuslar gorduk.

- dogasini kesfettik. Hollanda'da cocuk parklari biraz farklidir. cocuklarin hayal guclerini beslemesi acisindan, hic birseye benzemeyen kutukler, cubuklar halatlar gibi dogal malzemelerden olusan parklar bolca bulunur. cocuk tirmanir hoplar ziplar doner. kizim da boyle oyunlara cok aliskindir ve denize girdigimiz plajin gerisinde ayni bu parklardaki kutukler gibi govdesi olan kocaman bir agac vardi. o agacta cok zaman gecirdi cocuklar. uzerinde yuruduk, tirmandik, altinda saklandik, denizden sikildiklari her anda o agactaydik.


- ve tabi doga yuruyusleri yaptik. adanin etrafini dolasmak 10-15 dak surmuyor. cocuklarla dolasirken diger agaclari, yapraklari, cicekleri, agaclardan dusen hindistan cevizi ve daha bilmedigim nice boyle kabuklu tohumlari topladik, inceledik. 


- ve tabi diger birbirinden ilginc ve devasa agaclari kesfettik, salkimlarinda tarzancilik oynadik.


- bir haftada 1,5 gun kadar yagisliydi hava. bu ayrica heyecan katti. denizdeyken bara kacmak, yagmurun dinmesini beklerken arada yagmurun altina kacip islanmak, geri gelmek, yagmurda dolasmak, canlari sikilinca oyunlar uydurmak...


- aksamlari hava 7.30 civari karariyordu. aksam yemegi 7.30 da baslayip bizim kalkmamiz bir saati bulunca, uykudan once karanlikta oyunlar bulmak gerekiyordu. genelde restoranin onundeki kumluk alanda kuma sekiller cizmece (kizim icin seksek oglum icin tasitlar-simdi arabaya bin simdi ucaga bin diye komutlar vererek oradan oraya kosturdum), ardindan iskeleye yuruyup baliklara ekmek atmaca, sonra bara gidip sut icmece ve ardindan uyku seklinde gecti.

-yanimiza yolda ve orada oynamalari icin kitap ve bir miktar oyuncak almistik ama dogrusu cok az kullanildi. disarda neredeyse hic oyuncak aramadilar. odada hazirlanirken falan beklemeleri gerektiginde oynadilar sadece. 

Biz neler yaptik diye soracak olursaniz, sezlonga oturup guneslenme veya her odanin onunde bulunan hamaklarda sallanarak uyuma gibi seyleri hic yapamadik. hamaga bir kez 5 sn fotograf cekilmek icin oturdum diyebilirim. ama masaj yaptirdik bak :) biraz tedirgin oldugum icin hayatimda hic masaj yaptirmamistim daha once, bu sefer bosverdim :) Bu tatilimiz ayrica esimle cikma yildonumumuzu de iceriyordu. Tam o gune bana bir randevu aldik masaj icin. Genelde ciflere ayni anda masaj yapiliyor ve cift indirimi oluyormus ama tabi ki birimizin cocuklara bakmasi gerekiyordu. Fakat kaderin cilvesi bu ya,  tam masaj gununden once bir guzel yandim, degil el surmek parmak bile degdiremiyorum sirtima. dedim kocacim sen git madem ben de sonraki gun giderim. boylece ikimiz de birer gun arayla yaptirmis olduk. 

dogrusu masaj yaptirmadan once ayh 5 yillik annelik yorgunlugu var uzerimde acaba nasil olacak, cok farkedecek mi, kus gibi hafifleyecek miyim diye merak ediyordum. ne mi oldu hic. kollarim ve omuzlarim disinda hic bir yerimde bir fark hissetmedim. ayni kisi ayni masaji esime de yapmisti o cok farkli hissetmis. herhalde asiri hareketli yasamim bir nevi spor olmus ondan boyleyim diye yargiya vardim. ama yine de masaj yaptirmayi cok sevdim, esimle ara sira yaptirmak uzere sozlestik.

Bitirmeden bir aciklama yapmak istiyorum. Maldivler tatili daha cok dogal yasama donus gibidir. Eger tek otel olan bir adada kaliyorsaniz, gece hayati pek olmaz, yapacak fazla birsey yoktur. Turkiye otellerine giderken giyindigimiz tasli pullu kiyafetler burada gereksizdir. hatta yanimizda cok fazla kiyafet goturmenin de geregi yoktur, ayakkabi olarak sadece parmak arasi terlik yeter.

Bugun tatilden doneli bir hafta oldu bile, yine eski yogun tempomuza hizli bir dalis yaptik. Simdi tatil nasildi diye dusununce, aklima guzel hatiralar geliyor, kalbime bir huzur doluyor. Cok sukur.

17 Aralık 2016 Cumartesi

Cocuklarla Maldivler Tatilimiz

Aralık 17, 2016 17 Comments

Gectigimiz hafta bu soguk kis gunleri icinde sicacik bir tatil yaptik, instagramdan takip edenler biliyor; Maldivler'deydik. O gun instagrama soyle yazmistim:

Maldivler 💕 8 yıl önce eşimle geldiğimizde kalbimden geçen "buraya çocuklarımla bir daha geleyim" olmuştu. Aradan yıllar yıllar geçti, başka bir yer istemedim yine Maldivlere gitmeliydik. Şimdi #novadunya nın 2 yaşını doldurmasına bir ay kala (2 yaşından sonra ekstra bilet parası) Eylül'de doldurduğumuz 10. evlilik yılımız şerefine birkez daha nasip oldu. Çok şükür. 🙏🏼
Tatilimiz gercekten guzel gecti, hatta esim de ben de ilk gidisimizde oldugundan daha keyifli gectigini itiraf ettik. Ben hic cocugunu birakip tatile gidebilen annelerden olmadim (oyle olanlari yadirgamiyorum, herkesin sartlari elbette ki farkli), sanirim bu tatilden sonra da artik cocuklar bizimle takilmaktan vazgecene kadar olmayacak. Kucugu de artik nispeten rutin degisiklerini kotaracak caga geldigine gore, gelsin diger tatiller :))


Besiktas'daki teror saldirisi biz ordayken vuku buldugundan tatilin yarisi bedenim orda ama aklim istanbul'da seklinde gecti. Internete girebildigimiz her anda haberleri takip ettik. Gozumuzun onunde cennet gibi bir dunya uzaniyorken, insanlarin bu guzelim dunyayi hirslariyla cehenneme cevirmelerini izlemek cok anlamsiz geldi tabi ki. Keske hic olmasa.

instagram'da bir miktar paylasim yaptigimda, sevdiklerimzden cok guzel mesajlar aldik. bizim mutlulugumuzu can-i gonulden dileyenler, tatilin tadini cikarmamizi isteyenler, tum pozitif mesajlarini gonderenler... Gercekten senin mutlulugunla mutlu olan insanlarla kusatildigimiz icin cok sansliyiz.



ve tabi blogda ayrintili bir yazi istendi, simdi elimden geldigince yazacagim ancak yaziya tum fotograflari koyamayacayacagim. Elbette ki elimizde bine yakin fotograf ve video var. bunlardan paylasmaya musait bulduklarimi bir albumde topladim, buradan bakabilirsiniz

Bizim evde tatil planlamasi isleri esimden sorulur, bu sefer de genelde tum ayarlamalari o yaptigi ve bana sadece birkac otel icinden secmek kaldigi icin otel secme, bulma ile ilgili fazla bilgim yok. sadece booking.com dan bireysel olarak otel sectigimizi (yani bir tur sirketiyle anlasmali degil), ucagi, diger ulasim hizmetlerini hep kendimiz ayarladigimizi belirteyim.


Biz tum tatillerimizde ekstra luks arayisinda olan bir cift degiliz, yenilebilecek yemegi olsun, temiz olsun gibi sartlar bize yeter. Simdi cocuklar da isin icinde oldugu icin, ulasimi da nispeten kolay olsun diye dikkat ettik .Tabi daha once bir kere gitmis oldugumuz icin bazi kriterlerimiz de vardi. Mesela oncekinde oldugu gibi kalacagimiz adada sadece bizim otel olsun (baska yerlesim olmasin), odalar deniz kenarinda olsun (odadan cikip suya atlama fikri cok guzel, onceki oyleydi ama bu sefer odamiz adanin akintisi cok oldugu icin girmenin tehlikeli kabul edildigi tarafindaydi, bu yuzden diger tarafa yuruduk ama sadeec 5 dakka zaten hic sorun olmadi), bir de su ustundeki evlerden istemedik tabi ki cocuklar dusmesinler diye :)

Bu durumda esimle, ulasim, butce, aradigimiz minumum konfor ve tekli olmasi sartlarindan sonra ve tabi ki de yer olup olmamasina bakarak south atoll bolumunde bir adaya karar verdik. Genel olarak memnun kaldik fakat onceki gittigimizin biraz daha luks oldugunu gorduk. gerci soyle de bir durum var belki 8 sene once bu otel de ayni derecede lukstu. sonucta adalarda insaat tadilat gibi isler hic de kolay olmadigindan, bakim onarim yenileme isleri yapilamayabiliyor olabilir. fakat hergun degisen carsaflar, havlular, en az 8-10 cesit ana yemek, salata ve tatli barlari ile bizim icin fazlasiyla yeterliydi. e bir de okul tatili doneminde olmadigi icin bizim cocuklar az sayida cocugun icinde en kucukleri oldugundan ekstra ilgiye maruz kalinca, daha da sahane oldu.

kafami toparlamakta zorlaniyorum ama madde madde yazmaya calisayim.

-Maldivler Hint okyanusunda yer alan binlerce adadan olusan bir topluluk. Ekvator civarinda konuslandigi icin muson iklimi altinda. yil boyunca sicakligi degismese de (30 derece civari) yagisli muson ve az yagisli muson seklinde iki mevsimi bulunuyor. az yagisli muson Aralik- Mart arasini kapsiyor ve diger aylar cok yagisli muson. Yani ama yazin daha ucuuuz diyerek aldanmamak lazim. Bu muson yagmurlari oyle bizim bildigimiz yaz yagmuru gibi degil. biz aralik basinda (yani kuru donemin ilk baslarinda) gitmemize ragmen iki gunu yagisliydi. yine disarilarda dolastik ama bu oyle siddetli bir yagmur ki denizde yuzulecek gibi degil. ruzgar cikiyor, deniz kabariyor (insanin aklina hep tsunami geliyor cunku adalarda hic yukselti yok hep deniz seviyesinde), disariya ciktiginin saniyesinde sirilsiklam oluyorsun. Yani yagisli donemde gidip hep odaya kapanmak pek akillica degil. Yine de hava isi sans isi.


-ucusumuzu istanbuldan aldik. thy nin diger yabanci sirketlere nazaran ucusu gayet hesapli. aslinda tatilin butcesinin yaridan fazlasi belki ucak parasi. ucak parasi olmasa maldivler cok pahali bir yer degil. istanbula gitmek icin de amsterdami degil dusseldorfu tercih ettik (yine maddi sebeplerden) ve dusseldorfa da trenle gittik. bizim evden cikisimiz ve odamiza ayak basisimiz arasinda 24 saat gecti buna beklemeler de dahil. fakal istanbuldan ucuslar 7,5-8,5 saat suruyor. bu sure bizim cocuklarin en uzun ucus suresiydi. ucuslar gece oldugu icin onlar genelde uydular ama ben neredeyse hic uyumadan gittim geldim. sonucta yolculuk cocuklar acisindan pek zorlayici olmadi, maldivler ucusu haric digerlerinde cesitli eglenceler bulduk.

- maldivlerin baskenti male'de indikten sonra kalacagimiz adaya ulasimi hizli botlar ile yaptik. bu sekilde 40 dakikada adadaydik. bu is nispeten pahali ama (adam basi 50 dolar civari) ucretsiz olan ve uc saatte adalari dolasa dolasa giden botla gitmeyi goze alamadik. yine bir diger ulasim da deniz ucaklari. ilk gidisimizde onu tecrube etmis ve aman allahim eksik olsun dedigim icin o secenegi hic dusunmedim. aslinda ben adrenalin seven bir insanim ama bu minik ucagin patapata giderken cikardigi sesler, asiri sarsintili olmasi ve denizin ortasina inis yaptiginda minicik bir tahtaya atlamamiz (oradan bir tekneye biniliyor) beni cok korkutmustu. gerci simdiki seferde hizli botla giderken de yuregim agzima gelmedi degil. dalgalar uzerinden hoplaya hoplaya giderken kac kere ay tamam simdi devriliyor tekne diye yuregim agzima geldigini anlatmayayim en iyisi :) cocuklar ise cok eglenmisler oyle diyor hanim kizim :)


- maldivler yuzde yuz musluman bir ulke, bu yuzden ulkeye giriste uyari yapiliyor. halk icinde asiri acik giyinilmemesi, dinlerine saygili olunmasi gibi. adalarda tabi nispeten daha rahat olunuyor ama oyle uc ornekler de gorulmuyor. yabancilar da oldukca saygili. musluman olduklari icin yemekler konusunda icimiz rahatti ve genelde damak tadimiza yakindi. otelimizi secerken adada yerlesim olmamasini istememizin nedeni de buydu. elbette denize ciplak girmiyoruz ama yerlesim olan yerlerde biraz daha dikkatli olmak gerekiyor ve bazi adalarda turistler icin belirlenen plajlar oluyormus. 

- genelde otellerden turkiyedeki gibi hersey dahil sistemler beklemek yanlis olur, aslinda dunyada turkiye haric baska biryerde var mi boyle hizmet bilmiyorum, bence yok. kaldigimiz otelde (ve oncekinde de) tam pansiyon (sabah ogle aksam yemegi dahil) ama icecekler ucretliydi. her ogunde bir icecek icsek bile icecek masraflari asiri tutmuyor yani ama bunlar hersey dahil deYiiil diye bastan vazgecmeyin :)) Ara ogunlerimizi ana ogunlerde yanimiza fazladan aldigimiz kurabiye meyve falan ile gecirdik biz de napalim :) gerci hizmet veren restoranlar da oluyor. Biz sahsen kendimiz pek aramadik ara ogun ama cocuklar az yediklerinden onlar ihtiyac duyuyorlardi.


Yazi cok fazla uzadigi icin, maldivlerin dogasi, baliklari ve ne yapilir/ biz neler yaptik hakkinda da yarin yazayim olur mu? Tabi yorumlarla merak ettiklerinizi de sorarsaniz sahane olur!