bebek arabası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek arabası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Hangi Puseti Almazdım

Mayıs 02, 2016 11 Comments
Geçen hafta Instagram'da birkaç arkadaşla bebek arabası muhabbeti yapınca, 4 yılı aşkın süredir neredeyse hergün kullandığım için tecrübelerimi yazmak istiyorum. 

Biz bebek arabasını haddinden fazla kullandık, kullanmaya da devam ediyoruz.  Onlarca kez uçtu, dağ tepe dolaştı, plajlara bile gitti (kumda sürmek ne zordur bilirsiniz), aşırı yüklemeye fazlaca maruz kaldı, çocuktan başka şeyler de taşıdı, yani hakkımızı söke söke aldık 😀 Bu yüzden tüm bu farklı ve yoğun sürüşlerden sonra, ve tabi farklı bebek arabaları tecrübelerimizden de sonra (üç farklı bebek arabamız var, ablamın  arkadaşlarımınkileri de denedim), fikirlerimi paylaşabilirim.

Her yerde hangi bebek arabası iyidir yazılarına rastlıyoruz bol bol. Ben model belirtmeden, bir bebek arabasında ilk dikkat ettiğim şeyleri yazacağım. Elbette hafiflik, tek elle açılması gibi fonksiyonel işlevler de önemli ama bazı bebek arabalarında bunlar olsa dahi, aşağıda yazacaklarım olmuyor. Ve benden eksi puan alıyor 😀

Çift yönlü olmayan bebek arabalarını almazdım. Aslında bunun nedeni illa bebeğimi göreyim değil, hatta onlar da dışa dönük oturmayı seviyorlar ama çift yön alternatifi çok önemli benim için. Mesela bebek arabasında iken eline yiyecek birşey verdiysem mutlaka bana dönük olmalı (küçük yaşlarda tabi). Boğazına kaçtı mı, boğulacak gibi oluyor mu takip edebilmeli ve gerekirse hemen müdahale edebilmeliyim.

Havanın durumuna göre değiştirmeliyim, güneş geliyorsa ters takabilmeliyim.Yağmur  yağdığında ise kendime döndürdüğümde, bir tarafında da ben olduğum için daha az ıslanıyor.

Önünde barı olmayanları almazdım. Bazı bebek arabalarının önünde bar yok. Sadece emniyet kemeri o kadar. Böyle bebek arabalarında bebek dışa dönükken çok savunmasız gibi geliyor bana. Bu bar bir tampon görevi görüyor. Ayrıca çocuk hareket halinde iken ona tutunup frenlerde ani hareketlerde falan kendini ayarlıyor. Sanırım bazı modeller hafiflik uğruna bu parçayı gözden çıkarıyor.

Katlanınca bagaja sığmayan. Bazı bebek arabalarının çok hafif olmasına rağmen katlanınca bagaja sığma sorunu var. Özellikle de baston pusetler. İstanbul'da kullandığımız bir baston pusetimiz var. Katlanınca enine çok küçük hakikaten ama boyu upuzun. Arabanın bagajından daha uzun olduğu için sığmıyor, arabanın içine alayım desem girmiyor. Nitekim sadece eve yürüme mesafesinde kullanabiliyoruz 😁

İttirme bölümü iki ayrı saptan oluşanları almazdım. Evet yine ikisini de kullandıktan sonra tek elle sürmenin ne büyük bir lüks olduğunu, iki saplı arabayı kontrol etmek için illa ki iki elinin de tutuyor olması gerektiğini (dümdüz yolda dahi tutmayınca yan yan gidiyor) anladım ve kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir husus.


Çok ufak tekerlekli olanları almazdım. Evet daha hafif, evet daha az yer kaplıyor ama yok, sürüşte ciddi fark ediyor. Büyük tekerleklerin her engeli kolayca aştığı, daha rahat bir sürüş sağladığı yadsınamaz bir gerçek. Özellikle avm içi gibi dümdüz zeminlerde kullanılmayacaksa pek kolay değil.

Benim olmazsa olmazlarım böyle, sizin tecrübelerinizle ilave edecekleriniz varsa duymak isterim.

29 Kasım 2012 Perşembe

0-18 kg Oto Koltuğu

Kasım 29, 2012 1 Comments
Bir önceki yazımda çift yönlü bebek arabalarını yazdım ve çift yönlü bebek arabası alırsanız oto koltuğunun arabaya takılabilen bir model olması şart değil. Çünkü zaten size bakan şekilde taşıyabiliyorsunuz.

Aralık ayı ortalarında Türkiye'ye geleceğiz ve orada kullanmak için oto koltuğu almamız gerekiyor. İntenetten ikinci el oto koltuklarına bakıyordum ama Hepsi Burada sitesinde çok bilinen ünlü markalardan başka fazla duyulmamış markaların da sıfırlarının ikici el fiyatına satıldığını gördüm. Bunlardan biri (Comfy Secura) ise çok hoşuma gitti, almaya karar verdim (henüz almadık bu hafta sonu alacağız, aralık ayında da kullanma şansımız olacak)


Biz 4 aya kadar 0-13 kg lık oto koltuğu kullandık. 4. ayda dar gelmeye başladı ve Pierre Cardin'in 0-18 kg lık modelini aldık (yalnız bir açıdan farklı 25kg a kadar kullanılıyormuş fakat şüpheliyim o kadar kullanabileceğimizden). Bu koltuk (0-18 kg lık olanların neredeyse hepsi böyle) bebek doğduğundan itibaren kullanılabilir dense de en yatık hali bile çok dik, dolayısıyla yeni doğan bebek için aslında uygun değil. Fakat yukardaki resimdeki koltuk yatık halde gayet iyi gözüküyor. Yani bizim Pierre Cardin bu kadar yatmıyor. Bu yüzden yenidoğan zamanlarından itibaren bu koltuk rahatça kullanılabileceğini düşünüyorum. Malesef uzun yolculuklarda kızım arabada uyurken koltuğumuz bu kadar yatık olmadığı için dik şekilde uyumak zorunda kalıyor. İstanbul'da bu koltukla daha rahat edeceğimizi umuyorum. Yorumlar da genelde iyi. Fiyatı ise çok iyi.

Eğer çift yönlü bir bebek arabası alırsanız, oto koltuğunun bebek arabasına monte edilmesi gereksiz. Dolayısıyla bir bebek arabası bir de böyle bir oto koltuğu yeterli olacaktır.

Ha bu arada 0-13g lık oto koltuğunu alıp ana kucağı gibi evde de kullanırım diye düşünüyorsanız -ki bende öyle düşünüyordum- pek mümkün olmuyor bu. Oto koltukları genelde çok çukur oluyor (ayrıca kitapçıklarında 1 saatten fazla tutmayın diyor, tabi absürd br durum bu ) bebekler esnemek istiyor. Ben de ilk 4 ay normal bir ana kucağı (hani şu oyuncaklı titreşen vs) falan almadım ama sonra almadığıma çok pişman oldum. Daha sonra aldım ama en işe yarayacak zamanında almamışım. Yani eve kesinlikle bir ana kucağı şart, doğduğundan beri bebeği koyarsanız alışıyor ve gündüz uyutma konusunda çok yardımcı oluyorlar.

28 Kasım 2012 Çarşamba

Çift Yönlü Bebek Arabaları

Kasım 28, 2012 12 Comments
Daha önce yazmıştım bebek arabamızı, portbebe, oto koltuğu ve normal koltuklu üçü bir arada kullanılabilen Hauck Malibu travel sistem bebek arabası. Portbebe ile 2 ay, oto koltuğu ile 4 ay kullandık. Sonra normal koltuklu haline geçtik. Bebek arabamızdan bir çok açıdan memnun olsam da, normal koltuklu halde iken dışa dönük oluyordu ve bu durum özellikle havalar soğumaya başladığında benim için çok zor olmaya başladı. Şapkası mı döndü, bir yamukluk mu var durup durup bakmak zorunda kalıyordum.

Burda (slovakya) bebek arabaları çok fazla yaygın ve insanlar oldukça önem veriyorlar bu mevzuya. Çeşit çeşit bebek arabaları var ve çoğunlukla kocaman tekerlekli arabaları ve yine 3 lü setleri tercih ediyorlar. Yerel markalar, Çek cumhuriyeti ve Polonya'ya ait markalar oldukça yaygın. Amerikan modelleri pek görülmez ama diğer Avrupa ülkelerinin modelleri de kullanılıyor.

Bebek arabasıyla dolaşmaya çıktığımızda başkalarının arabalarına bakmaktan helak oluyordum. Öyle güzel arabalar var ki (tabi anneleri de fıstık gibi), bebeğini kendine doğru oturtmuş salına salına gezerken, ben iki dakkada bir şapkası kaymış diye zırlayan bebeyi düzeltmeye çalışmaktan, mızıldama stresinden kan ter içinde kalmış, oram buram kaymış halde olmaktan gayet huzursuzdum :S Bir de o arabalar bir farklıydı saki. Duruşu daha bir havalıydı, sanki yerden daha yüksekteydi oturma bölümü. Ayrıca burda bebek arabaları sadece arabadan ibaret değil, aksesuarlara da çok meraklılar. Özel tasarlanmış renkli ve desenli sırt yastıkları, soğuktan koruyucu tulum gibi bişey (slovakçası nanoznik), oyuncakları, sürücünün elleri üşümesin diye tutma yerine monte edilmiş el koruyucu tüylü bişeyler... Bizim arabamız ise altına koyduğum alt açma süngeri, üstüne örttüğüm her yerden fırlamış battaniye ile pek bir çingene havasında kalıyordu :) Bknz aşağıdaki resim



En sonunda eşim madem istiyorsun alalım bir tane, ama fiyatını blog yaparak çıkaracaksın dedi ve ben de azmettim kızım için bir araba almaya karar verdim ( parası da tamamlanmaya yaklaştı :p).

Araştırmaya başlayınca bir dünya model çıktı karşıma. Çift yönlü bebek arabalarının sadece kolu öne arkaya çevirerek mümkün olduğunu sanıyordum ama meğer koltuğu çıkıp aynı iki yöne de oto koltuğu gibi kliklenen modeller varmış ve benim imrenerek baktıklarım onlarmış. (Tamam biraz geç kalmış olabilirim bunu anlamakta).  Bu yazıda sadece koltuğu çıkıp çift yönlü olabilen modellere değindim.

İlk önce Mamas and Papas'ta idi gönlüm. Özellikle aşağıdaki modelinde Sola. Gördüğünüz üzere koltuk biraz daha yüksek gibi. Koltuk yatay duruma da geliyor ve her iki yöne çıkarıp takılabiliyor. Fakat bu modelin fiyatı biraz pahalı geldi (450 euro civarıydı). Biraz önce yazıya görsel ararken e-bebekte 899 dan 699 a indiğini gördüm bu modelin.


Sonra Quinny Zap Xtra'ya gitti aklım (aşağıdaki resim). Hem minicik tekerlekleri vardı çok hafifti, hem de koltuğu iki yöne dönüyordu. Fakat bir gece yorumları okumak aklıma geldi. Çoğu kişi koltuğu takılı haldeyken katlanmadığından şikayet etmiş. Aynı oto koltuğu gibi koltuğu çıkaracaksın, iskeleti katlayacaksın. E peki o koca koltuk (oto koltuğundan daha büyük) ne olacak ayrı sorun vazgeçtim. Fiyatı da 235 euro civarıydı. Sonradan Quinny'nin kendi web sitelerinde yeni haber olarak bu modelin son çıkan 2013 modellerinin koltukla katlanabildiği ilan edildiğini gördüm ama vazgeçmiştim.



Sonra araştırmalarıma devam ederken Jane'in Muum modeliyle karşılaştım (video). Burda Jane oldukça yaygın kullanılıyor. Bu model şahaneydi, hem istediğim gibi koltuk çift yöne dönüyordu hem de koltukla beraber katlanıyor, gayet ufak oluyordu.




Kararımı vermiştim bunu alacaktım ama fiyat araştırması yapmalıydım daha ucuzunu bulmak için. Bunun fiyatı (oto koltuğu hariç) 300 euro civarıydı, hala çok pahalıydı içim de elvermiyordu.

Sonra fiyat araştırması yaparken nasıl oldu hatırlamıyorum Graco Evo modeline rastladım.Bu model de yine çift yönlü olabiliyor ve koltukla katlanabiliyordu, fiyatı da Muum'a göre 100 euro daha ucuzdu :) Özelliklerine bakınca yine oldukça hafif iskelete (6,5 kg) sahipti, arka tekerlekleri büyüktü ama daha iyi sürüş sağlayacaktı (burda herkes büyük alıyor ya) bu modele karar verdim.Ve tabi artık neredeyse belli bir fiyatın üzerindeki tüm arabalarda olduğu gibi tek elle açılıp kapanma özelliği de var.



Aynı resimdeki gibi kırmızı, nanozniki de var bir de yağmurluğu içeriyor. Ayrıca kızıma bir de arabasına asmak için oyuncak hediye ettiler, gayet uygun oldu.

Tabi bakınca 200 euro aslında pek de ucuz değil, özellikle ikinci arabayı alıyorsanız. Fakat bu özellikte bulabildiğim en ucuz bebek arabası bu idi. Sürüşü ise süpermiş. Baston bebek arabası kullanan ablam, yazın Hauck arabamıza ferrari gibi diyordu, bu ondan da iyi jet gibi :) Sepeti ise çok daha büyük. Koltuğunun çıkarıp takılması ise çok kolay, kızım arabada iken kolayca çıkarıp döndürebiliyorum. Dila da test etti onayladı :)

Koltuksuz kaltlandığında, koltukla katlanmasına göre daha az yer kaplıyor ama bizim 3 kapılı arabamızın bagajına bile sığıyor. Sadece koltukla katlanırken önce koltuğu dışa dönük yapmak gerekiyor, içe dönük halde iken katlanmıyor. Ancak bu çok elzem değil kolayca döndürüyorsunuz koltuğu.


Koltuğu çıkarıp da çift yöne takılabilen arabaların hepsi oto koltuğu ile de kullanılabiliyor. Keşke önceden bilseymişim de tek böyle bir araba ve oto koltuğu alsaymışım diyorum. Gerçi çift yön kullanınca oto koltuğunu arabadan hiç çıkarmazdım, ne uğraşıcam onunla her seferinde, dolayısıyla uyumlu bir marka oto koltuğu olmasa da olurdu.

Yalnız bir konuda eski arabamı daha iyi buldum. Burdaki doğum yapmış arkadaşım yine böyle çift yönlü bebek arabası ve oto koltuğu aldı. Türkiye'ye gidecekleri zaman arabada da kullanmak için oto koltuğunu takıp götürecekler ve normal koltuğu bırakacaklar (oldukça büyük çünkü, onların model daha da farklı). Biz Türkiye'ye hauck ile giderken ikisini de götürmüştük zira normal koltuk takılı iken üzerine oto koltuğu da monte ediliyordu. Uzun seyahatlerde bebek, oto koltuğunda iki büklüm durmaktan sıkılabiliyor ve normal koltuğunda düz yatırabiliyorduk. Bu tip modellerde iki koltuğu ayrıca taşımak zor böyle de bir dezavantajı var.

Benim aldığım yerin internet adresini vereyim. Bu modeller sportove kociky (sportif bebek arabası) diye geçiyor. Şu link bu özellikteki markaları listeliyor. Hangi markalar var diye topluca bakmanıza yardımcı olabilir.

19 Haziran 2012 Salı

Travel Bebek Arabası

Haziran 19, 2012 3 Comments
Helo'nun 3 ayı dolmasına az kaldı. Bu süre zarfında bebek arabamızı bol bol kullandık. Burada kucakta bebek taşımak yasak gibi birşey. Resmi bir yasak yok elbette ama insanlar kucakta bebek taşımayı yadırgıyor. Geçen hafta bir gün bunalıp da, kızımı kucağıma alıp bahçeye inmiştim. Yolda herkes bana tuhaf tuhaf baktı, köpeğini gezdiren yaşlı bir kadın da ikinci karşılaşmamızda dayanamayıp birşeyler söyledi. İşaretlerinden anladığım kadarıyla, bebeği öyle taşımamamı, kanguru kullanmamı söyledi.

Fakat kanguru, sling kullanan da fazla yok. Bebek arabası kullanımı daha yaygın ve her gün bebekleri dışarı çıkarıyorlar. Havanın nasıl olduğu farketmiyor, çocuklar temiz hava alıyor. Eşimle konuşuyoruz İstanbul'da bu kadar çok bebek arabası yok diye. Burda yollar da, binalar da, otobüsler de bebek arabaları ve engelliler için düzenlenmiş durumda elbette.

Neyse, ben bizim bebek arabamızdan bahsedecektim. Uzun süre araştırmış ve sonunda biraz da kampanyalı ürüne denk geldiğimiz için Hauck Malibu All in One almıştım. Üç parçadan oluşan travel set. Bu model ile ilgili yorumlara bakmıştım ama fazla bulamamıştım, şimdi ben de yazayım da belki ilerde araştıran olur.

Bebek arabası alırken yaptığım araştırmalarda üç özellik vurgulanıyordu. Birincisi hafif olması, ikincisi kolay açılıp kapanması (mümkünse tek elle), üçüncüsü katlandığında az yer kaplaması (bazı modeller bagajlara sığmıyormuş). Ben de bunlara dikkat ettim ve bu açıdan oldukça memnunum. Sadece açıp-kapama için iki el gerekiyor ama oldukça pratik. O kadar da olsun dedim çünkü oldukça uygun fiyata almıştık.

Üç değişik oturma bölümü var, bildiğimiz oto koltuğu monte edilebiliyor, portbebe ve normal pusetin oturma bölümü. Oto koltuğu ve portbebe sürücüye dönük takılıyorken, puset halinde dışarı dönük oluyor.

İlk üç ay portbebe kullanılıyor, sonra bebekler yatay durmaktan sıkılmaya başlıyorlarmış. Biz sadece 2 ay kullandık. Kızım son zamanlarda sıkılmaya başladı, oldukça hareketli çünkü. Bu sürede evde de onu kullandık, ben salonda oturduğum zaman, kızım portbebede uyuyordu.

Bu arada birkaç kere dışa dönük haldeki versiyonu da kullandık dışarda. Sırt yüksekliğini ayarlamak çok kolay ve güzel düşünülmüş. Sadece belli seviyeler değil istenilen her seviyede yükseklik ayarlanabiliyor ve neredeyse dümdüz oluyor. Dışa dönük olmasa yenidoğan zamanından itibaren çok rahat kullanılabilir.  Keşke itme konsolu iki yöne de ayarlanabilse.

Gelelim oto koltuğuna. Oto koltuğunu arabaya taktığımızda, ya da evde kullanırken istenilen eğimde kullanmak münkün olduğu halde, bebek aranasına monte edildiğinde biraz dik kalıyordu. Yaslanarak oturur vaziyette gibi. İlk aylarda malesef kullanamadık ve bu durum sinirimi bozuyordu. Bebek için fazla dikti ve beline destek için yastık vs koyduğumda ise kayıyordu, kullanmak imkansızdı yani. Sonradan düşündüğümde aslında olumsuz bir özellik olmadığını düşündüm çünkü, bebekler zaten ilk iki ay portbebede yatacak, ondan sonra oto koltuğuna geçilecek. Şu an oto koltuğunu bebek arabasında çok rahat bir şekilde kullanıyoruz, çok yatay değil, kızım çevreyi de görmek istiyor artık. Tasarlanırken bu açıdan düşünülmüş olmalı.

Yalnız bir olumsuz özelliği var ki bu sadece bebek arabasına takılması ile ilgili değil, arabada da geçerli. Bu koltuk 0-13 kg olarak belirtildiği halde şu anda kızım içinde sıkışmaya başladı (daha 6 kg bile değil). Yanlardan sıkışık duruyor ve kendisi de sıkılıyor. Muhtemelen yakında başka bir oto koltuğu daha alacağız. Bu açıdan başka markaları incelediğimde, hem daha yayvan hem de bebek arabasına monte edildiğinde çok dik olmayan (yani ilk aydan itibaren kullanabilecek) modeller olduğunu gördüm.

Sonuçta eğer belirttiğim ayrıntılar sizin için önemli değilse, kullanımı, güvenliği, hafifliği ve sağlamlığı açısından bir de süspansiyonlu oluşu nedeniyle bebeği fazla rahatsız etmemesi açısından tavsiye edebileceğim bir ürün. Ancak oto koltuğu ile kullanılan model arıyorsanız, mutlaka bebek arabasına takıldığındaki eğimine ve genişliğine dikkat edin diyorum.

Kıyaslama açısından iki model koyuyorum. Üstteki bizim markanın oto koltuğu, alttaki ise bebek arabasında iken daha yatay durduğunu gördüğüm ve iç hacmini geniş bulduğum bir model, markası Jane.


Bu zamana kadar kullandıktan sonra tecrübe ettiğim kadarıyla, yayvan ve eğimi iyi olan bir oto koltuğu ve yönü değiştirilebilen puset yeterli aslında. Portbebeye gerek yok. Eğer böyle bir ürün bulursanız çok uzun süre kullanabilirsiniz.

19 Aralık 2011 Pazartesi

25. Hafta Çatlamaya Hazır Bomba Gibiyim

Aralık 19, 2011 22 Comments

Aynada kendime ne zaman baksam çalışma alanı kozmoloji olan bir fizikçi olarak yukarıda yazdığım soru aklıma gelir. Soruda karnımı pozitif eğrilikli bir uzaya benzettim ve evriminin son aşamasının ne olduğunu soruyorum. En başından beri karnım hep vardı, birçok hamile bayana göre daha büyük bir karnım olduğunu söylüyorlardı ama doğrusu pek de umrumda değil. Çünkü herkesin vücut yapısı farklıdır ve çok şükür karnım dışında diğer bölgelerim fazla büyümüş değil. Ancaaak şu sıralar öyle gergin hissediyorum ki daha ne kadar büyüyebileceğini aklım almıyor.

Belki biraz garip kaçacak ama hamile kalmadan önce yatağa yatıp karnımı havayla şişirdiğimde, karnım basket topu kadar kocaman olurdu. Eşim bunu nasıl yaptığıma hem şaşar hem de yapma sanki patlayacak gibi görünüyor derdi :) (Daha sonra ablamlara ve yeğenlerime aynı testi yaptırdım kimse benim kadar şişiremedi :/ ) Şimdilerde farkediyorum ki, karnımı şişirdiğimde eriştiğim maksimum genişlik şu anki şişkinlikle aynı boyutta. Dolayısıyla bu güne kadar olan genişlemede cildim fazla zorlanmadı, göbeğim hala içerde ve derim normal yapıdaydı. Son üç gündür daha kuruduğunu ve hani parmağınızı una değdirip birbirine sürtünce bir kuruluk hissi olur ya, karnıma dokunduğumda aynı hissi almaya başladım. Tamam dedim, maksimum noktaya geldik, herhalde bundan sonra çatlayacağım.

Çatlamamasını elbette tercih ederim ama bebekten önemli değil, gerçi yağlanıp kremlenmeye öyle alıştım ki, durmadan yağlı pehlivanlar gibi dolaşır oldum :)

Bu hafta genelde yine evden çalıştım. Arada dışarı da çıktım tabi. Hava hala çok soğuk ama daha kar yağmadı, daha doğrusu tutacak kadar yağmadı merakla bekliyoruz. Her yerde yeniyıl hazırlıkları çok hoş görüntüler verse de bu yıl öyle fazla heyecanlanmış değilim. Daha önce sözünü ettiğim makalem bu hafta içinde basılmış olabilir, işte onun haberi gelirse yeni yıl moduna gireceğim sanırım.

Sanırım baş aşağı geldiğinden beri, Helo'nun keyfi yerinde. Tekme tokat girişimleri azaldı, daha sakin daha uysal tekmeliyor artık. Genelde her iki yana ve sırtüstü de yatmama izin veriyor. Tabi bacak arama, göbek altıma yastık takviyeleri ile.

Yastık deyince aklıma geldi, şu ana kadar gittiğim tüm avrupa ülkelerinde olduğu gibi burda da yastık ebatları bizimkilerden farklı. Kocaman 90*70 cm boyutunda yastıklar. Bir de incecik, yatınca dümdüz oluyorlar. Çok sıkıntılıyım bu konuda. İkiye katlanmış halde kullanıyorum ama böyle şekli şemali kalmıyor, kırış kırış, içindeki elyaflar farklı yerlerde yoğunlaşmış acayip birşey oluyor. Ben de yatakta düzgün duran, şöyle kabarmış yastıklar seviyorum. Elyaf kumaş vs bulabilsem kendim yapacağım ama bulamıyorum. Böyle konularda çok dertliyim doğrusu, İstanbul'da olsam ohooo.

Herhalde vücudumdaki kan artışından olsa gerek, sürekli ateş basıyor, evde çok kalın giyinmiyorum. Böyle yüzüm kırmızı kırmızı oluyor ateşten. Bel ağrısı, sırt ağrısı gibi durumlar henüz olmadı çok şükür. Herhalde şu ana kadar olan büyümeyi vücudum taşıyabiliyor. Önceden yaptığım sporların karın ve sırt kaslarımı güçlendirdiğini sanıyorum.

Dün İkea'nın Alman versiyonu olan Kika mağazasına gittik. Daha önce yatak almak için ilk kez gitmiştim ve o zaman ev sahibi olduğundan keyfimce gezememiştim. Dün gidip bütün kısımlarını gezdik. Gerçekten harika mobilya ve aksesuarlar vardı. Tabi önceliğimiz bebek beşiği ve komidin/şifonyer benzeri birşeydi. Henüz almadık ama bir ön araştırma yapmış olduk. Yine daha önce çokça araştırdıktan sonra bebek arabası için Hauck Malibu'ya karar vermiştim. Shop'n Drive modelini (yani sadece puset ve araba koltuğu) alacaktım ama Kika'da üçlü setlerin (puset, araba koltuğu ve portbebe) ikili setlerden de ucuza (slovakya ve almanyadaki en ucuz fiyata) satıldığını görünce ve üstelik dün de beğendiğim modelden bir tane kaldı diye bu fiyat üzerine bir daha indirim yaptıklarını görünce, alalım dedik ve aldık. Bizimki yeşil-turuncu renklerde ama ikimiz de sevdik.


Eve getirmek için, tüm parçaları doldurup bebek arabasını sürmemiz gerekiyordu, böylece kocacım pratik yapmış oldu, yalnız yolda biraz komik anlar yaşadık. Herkes arabada bebek olduğunu sanıyordu ve ben  yine hamileydim. Bir kere de otobüsten indirirken Cem biraz sert bir şekilde yere koyunca, binmek için bekleyen kadın bize çoook tuhaf gözlerle baktı, bebeğe nasıl muamele ediyoruz diye :))