Hangi Puseti Almazdım
GeCe
Mayıs 02, 2016
11 Comments
Geçen hafta Instagram'da birkaç arkadaşla bebek arabası muhabbeti yapınca, 4 yılı aşkın süredir neredeyse hergün kullandığım için tecrübelerimi yazmak istiyorum.
Biz bebek arabasını haddinden fazla kullandık, kullanmaya da devam ediyoruz. Onlarca kez uçtu, dağ tepe dolaştı, plajlara bile gitti (kumda sürmek ne zordur bilirsiniz), aşırı yüklemeye fazlaca maruz kaldı, çocuktan başka şeyler de taşıdı, yani hakkımızı söke söke aldık 😀 Bu yüzden tüm bu farklı ve yoğun sürüşlerden sonra, ve tabi farklı bebek arabaları tecrübelerimizden de sonra (üç farklı bebek arabamız var, ablamın arkadaşlarımınkileri de denedim), fikirlerimi paylaşabilirim.
Her yerde hangi bebek arabası iyidir yazılarına rastlıyoruz bol bol. Ben model belirtmeden, bir bebek arabasında ilk dikkat ettiğim şeyleri yazacağım. Elbette hafiflik, tek elle açılması gibi fonksiyonel işlevler de önemli ama bazı bebek arabalarında bunlar olsa dahi, aşağıda yazacaklarım olmuyor. Ve benden eksi puan alıyor 😀
Havanın durumuna göre değiştirmeliyim, güneş geliyorsa ters takabilmeliyim.Yağmur yağdığında ise kendime döndürdüğümde, bir tarafında da ben olduğum için daha az ıslanıyor.
Önünde barı olmayanları almazdım. Bazı bebek arabalarının önünde bar yok. Sadece emniyet kemeri o kadar. Böyle bebek arabalarında bebek dışa dönükken çok savunmasız gibi geliyor bana. Bu bar bir tampon görevi görüyor. Ayrıca çocuk hareket halinde iken ona tutunup frenlerde ani hareketlerde falan kendini ayarlıyor. Sanırım bazı modeller hafiflik uğruna bu parçayı gözden çıkarıyor.
Katlanınca bagaja sığmayan. Bazı bebek arabalarının çok hafif olmasına rağmen katlanınca bagaja sığma sorunu var. Özellikle de baston pusetler. İstanbul'da kullandığımız bir baston pusetimiz var. Katlanınca enine çok küçük hakikaten ama boyu upuzun. Arabanın bagajından daha uzun olduğu için sığmıyor, arabanın içine alayım desem girmiyor. Nitekim sadece eve yürüme mesafesinde kullanabiliyoruz 😁
İttirme bölümü iki ayrı saptan oluşanları almazdım. Evet yine ikisini de kullandıktan sonra tek elle sürmenin ne büyük bir lüks olduğunu, iki saplı arabayı kontrol etmek için illa ki iki elinin de tutuyor olması gerektiğini (dümdüz yolda dahi tutmayınca yan yan gidiyor) anladım ve kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir husus.
Çok ufak tekerlekli olanları almazdım. Evet daha hafif, evet daha az yer kaplıyor ama yok, sürüşte ciddi fark ediyor. Büyük tekerleklerin her engeli kolayca aştığı, daha rahat bir sürüş sağladığı yadsınamaz bir gerçek. Özellikle avm içi gibi dümdüz zeminlerde kullanılmayacaksa pek kolay değil.
Benim olmazsa olmazlarım böyle, sizin tecrübelerinizle ilave edecekleriniz varsa duymak isterim.

