Drawing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Drawing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2008 Salı

Bir "Eksik Resim"den Dökülenler

Eylül 16, 2008 15 Comments
Aylar önce yaptığım tamamlanmamış bir resim bu. Sahurdan sonra uyumaya çalışırken zihnim gerçekten çok üretken oluyor ve saatlerce yeni fikirler düşünüyor. Bu gece aklım bu resme takıldı, tamamlasam iyi olur diye düşündüm. İşte problem de burda başlıyor. Bu resim nasıl tamamlanmalı?

Yaptığım resimlerin soyut anlamlar içermesinden hoşlanıyorım. Bu halde bile bazı şeyler ifade edebilir. Ancak hem görsel olarak hem de verdiği mesaj zenginleştirilebilir. Aklıma gelen bazı olası görütüler...


1. görüntü: Şehrin koyu renkleri içinde, tüm narinliği içinde yaşama tutunmaya çalışan bu çiçek, kaldırımların diğer tarafında bulunan dükkanlardan süzülen ince bir su akıntısına ulaşmaya çalışmaktadır.


Mesaj: Böyle bir canlı bile zor koşullar altında hayata tutunmaya çalışıyor ne güzel. Ama aynı zamanda insanların kendi elleriyle dikmedikleri çiçekleri sulamadıkları gerçeğini de gözler önüne seriyor.


2. görüntü: Şehrin karamsar renklerine bir de bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur eklensin.


Mesaj: Zor yaşam koşullarına, tüm sıkıntılara rağmen çiçek direniyor ve yaşamaya devam ediyor. Ortamdaki tüm karamsarlığa rağmen hayatta her zaman bir renk, bir çözüm vardır.


3. görüntü: Kaldırımda aceleyle koşuşturan insan kalabalığının arasından bir çocuk çiçeği farkedip ona kendi suyundan vermektedir.


Mesaj: Çocukların her zaman büyüklerden farklı bir bakış açısı vardır, küçük şeyleri bile görür mutlu olurlar. İçimizdeki çocuğu korumalıyız. Diğer yandan gerçekten insanlar bir çiçeği bile farketmeyecek kadar körleşti mi?


4. görüntü: Pahalı parlak deri ayakkabılar altında ezilmekten son anda kurtulmuş bir çiçek.


Mesaj:Pahalı ve parlak ayakkabıların yanında bile çiçek ne kadar doğal ve güzel. Tüketim dünyasına kapılıp gittiğimiz bu günlerde doğal güzellikleri unutuyoruz. İnsanlar artık diğer canlılara saygı göstermiyor, korumak neyse de yıpratmayı bile bırakmıyorlar. Çiçek herşeye rağmen yaşama tutunuyor.


5. görüntü: Yolda tam çiçeğin önünde bir çukur oluşmuş ve geçen arabalar, çukurdaki suyu çiçeğe sıçratıyor.


Mesaj: Her şeyin bir sebebi var, çiçek suyun beslediği yerde ortaya çıkmış ya da allah her canlıya rızkını bir şekilde ulaştırıyor.


Ben en çok son olasılığı beğendim daha az karamsar gibi. Diğer yandan bunlardan başka bir sürü olasılık olabilir. Gece gece bunları düşündün de ne oldu derseniz onu da bir sonraki yazımda yazacağım. Basit bir resim bile insanı derin düşüncelere itebiliyor.


Sizin de önerileriniz varsa bekliyorum, hangi olasılık daha çok hoşunuza gitti? Çiçeğin hikayesini hep birlikte tamamlayalım.

9 Eylül 2008 Salı

İzmir'in Kurtuluşu, Bir Doğum Günü ve Yıldönümü

Eylül 09, 2008 8 Comments

İzmir'in Kurtuluşu'nun tarihi benim için en kolay ezberlenen tarihlerden biri oldu yıllardır. Çünkü bablamın (büyük ablam kısaca bablam, bir de kablam var) doğumgünü bugün. Diğer yandan bu güzel tarih iki yıl önce daha da önem kazandı benim için. 8 yılın ardından Ge ve Ce nin birbirine kavuştuğu gün bugün. 2 yıl geçip bitmesine rağmen hislerimiz ve heyecanımız 10 yıl öncekinden farksız. Çizdiğim çiçek gibi taze ve güzel.

Nice mutlu senelere ablacığım.

Nice mutlu senelere aşkım.

3 Eylül 2008 Çarşamba

Kitap Ayıraçlarım

Eylül 03, 2008 11 Comments
Kitap okurken işaret koymayı genelde ihmal ettiğim için aynı sayfaları tekrar okuyup, sonra okuduğumu anlayıp nerede kaldığımı arama çalışmaları yaptığım çok olmuştur. 10marifet'te gördüğüm çeşit çeşit kitap ayıraçlarından sonra, eh bu kadar da çok kitap okuyorken kendime birşeyler yapayım diye düşündüm. Bu şekilde yapmak aklıma geldi (10 marifettekiler böyle değildi) denedim. Kısa sürede oldu. Bu yöntemin işe yararlığını test etmek için yaptığımdan çok özenli olmadı ama, sanırım daha şık şeyler deneyeceğim. Yapımı çok kolay. Simli yapıştırıcılardan şeffaf bir tabakaya (bir paketin içinden çıkmıştı benimkiler) canınızın istediği desenler yapılır kurumaya bırakılır. Hepsi bu.

25 Ağustos 2008 Pazartesi

Animated Graffiti: Men

Ağustos 25, 2008 4 Comments

Ne zamandır çizim yapmıyordum. Geri döneceğim fakat hala vaktim yok. Bu çizimi aylar önce Facebook'ta yapmıştım. Daha önce eklemeyi denediğim halde başaramamıştım. Resim mause ile yapıldı, çok da güzel değil. Ancak izlerseniz genelde rastgele hareketlerle birşeyler karaladıktan sonra bu karalamaları birşeylere benzetmeye çalışmanın sevdiğim bir yol olduğunu anlayacaksınız. Bu yüzden bu resmi seçtim. Doğaçlama çizim. Başka birkaç örnek daha var belki onları da koyarım.

7 Ağustos 2008 Perşembe

Jasminskage için bir tasarım / A design for Jasminskage

Ağustos 07, 2008 5 Comments
Bir süredir bloğumun tasarımını değiştirmek istiyorum. Aslında renk ve stil olarak mevcut görüntüsünü beğensem de sanırım eskiden yaygın olan 15'' monitorlere uygun olacak şekilde ayarlanan bu şablonlar, artık günümüzde çok dar kalıyor. Ekranın görüntüsünde çok boş yerler var. Tek istediğim yazı yazılan bölümün biraz daha geniş olması. Bunun için mevcut şablonumun kodundan yazı bölümünün boyutlarını değiştirmeye çalışacağım. Tabi önlem olarak ben de yeni bir blog daha açtım, burası benim deneme tahtam olacak.

Diğer yandan daha önce bloguma uğrayıp bannerlerimi beğenen Jasminskage için bir banner ve avatar tasarlamak istiyordum bir süredir. İtalya'ya gitmeden önce banneri hazırlamıştım. Dün de avatarı yapıp, bunları uygun bir şablonda sergileyip nasıl olduğuna bakmak istedim deneme tahtamı kullanarak. Galiba daha çok pembelerden hoşlanıyor ama, bana göre güzel resimlerin vurgulanması için en iyi fon beyaz. Kendisine birkaç alternatif daha sunacağım, beğendiğini kullansın diye. İşte ilk alternatifim.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

23 Haziran 2008 Pazartesi

Plansız Çizimler / Planless Pictures 2

Haziran 23, 2008 1 Comments

Son zamanlarda eskisi kadar çizim yapamıyorum. Zaten anaşıldığı gibi amigurumiye kafayı takmış durumdayım. Çizim yapmayı canım istese de iyi bir çalışma gerçekten çok daha fazla zaman gerektiriyor. Kafamda bazı tasarımlar var ama henüz tabletin başına oturamadım. Bunları da bu sabah hemen birkaç dakikada yaptım çünkü dayanamadım birşeyler yapmadan durmaya. Daha çok program efektleri ile oluşturuldu iki resim de, öylesine içimden geldi.

Amigurumi çalışmaları ise son hızla devam ediyor ama bu hafta sonu yaptıklarım tamamen bitmedi. Zira kalabalık bir çalışma olacak biter bitmez yayınlayacağım.

Bunun dışında sitemin ziyaretçi sayısının artmasını da istiyorum ama burada yayınladıklarım gerçekten bakılmaya değer mi karar veremiyorum. Hem amigurumi hem de çizimlerde o kadar iyi çalışmalar var ki, benimkiler kayda değer mi? bilemiyorum. Hala sitemi duyurmaya casaret edemiyorum. Yoksa yorumların sayısının daha çok olması çok da zor değil.

12 Haziran 2008 Perşembe

4 Haziran 2008 Çarşamba

En Sevdiğim Şiir

Haziran 04, 2008 0 Comments
Bu şiire daha lisedeyken tutulmuştum. Geçenlerde siteye eklemek aklıma gelmişti. Bundan başka birkaç favorim daha var aklıma geldikçe yazarım.


SEVGİLERDE

Sevgileri yarınlara bıraktınız,
Çekingen tutuk saygılı
Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı;
Bitmeyen işler yüzünden
Siz böyle olsun istemezdiniz
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitte bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde açan çiçekler vardı
Gecelerde ve yalnız
Vermeye az buldunuz yahut
Vakit olmadı.


Behçet Necatigil.

30 Mayıs 2008 Cuma

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Ya(s)lı / Old Man

Mayıs 14, 2008 0 Comments
İnsanlar hayatındaki herşey için bir plana sahip olsa da, zaman çabucak geçiyor. Fakat bazen ummadığın birşey birden bire oluyor. İşte o zaman bütün dünyanın üzerindeki gücü anlarsın ve onun için şükredersin. Eğer insan emellerini umar ve beklerse, onlar gelip bizi bulur.

Although people plan about all the things in their lifes, time passes quickly. But sometimes things you never hope may happen suddenly. That time you realize the power above us and thank for it. If people wish and wait for their desires, they will find us and become real.

9 Mayıs 2008 Cuma

Anne Aurası / The aura of a mother

Mayıs 09, 2008 0 Comments
Ne zamandır ne bir post yazdım ne de resim çizebildim. Birkaç gündür yaklaşan anneler günü sebebiyle anne olmasam da bir duygusal yoğunluğa girdiğimi hissediyorum. Biraz önce bu güne özel bir resim çizmeye karar verdim. Çizmeye başladığımda sol üst köşeden ilerleyen karalamalar beni bu çizime götürdü. Mouse ile çizdiğim için çok düzgün olmadı ama verdiği his hoşuma gitti. Bu resimde bir annenin aurasını ifade etmek istedim.

Tabi sevgili annemin, kayınvalidemin ve tüm annelerin anneler gününü de kutlamak isterim. Yazılacak anlatılacak ne kadar çok şey olsa da annelerin değerini anlatmaya yetmez. Dün bir gazetede okuduğum şu söz çok hoşuma gitti. Bir Rus atasözü imiş.

"Çocuğun parmağı acısa, annenin yüreği yanar."

Bu cümle annelik kavramını ne kadar güzel özetlemiş. Anneler herşeye layık ama onlara sorarsanız en büyük hediye çocuklarıdır. Bu yüzden, "tüm annelerin hayatı boyunca çocuklarına cismen ve ruhen hasret kalmaması" tek dileğimdir.

28 Nisan 2008 Pazartesi

Uyanma Vakti / Time to wake up

Nisan 28, 2008 0 Comments
Bir süredir kişisel işlerimi erteliyorum. Onlarla ciddi olarak ilgilenmem ve daha çok çalışmam gerek. Artık uyanma vakti. Aktif günler için hazır olmalıyım. Keşfedilecek çok şey var.

I have postponed my personal works for a while. I have to take care of them seriously and work harder. Time to wake up. I should get ready for active days. There are lots of things to discover.

25 Nisan 2008 Cuma

Afi

Nisan 25, 2008 1 Comments
Birkaç gündür bir resim eklemedim. Bazı denemeler yaptım fakat hoşuma gitmedi. Bu resmi biraz önce bitirdim. Daha önce hiç yapmadığım farklı bir çalışma oldu.

I have not added any picture for a few days. I have tried to make some works but I didn't like them. I have just finished this picture. It is a different work that I've never done before.

Not: Bu resim için bir başlık düşündüm ama karar veremedim soyut olduğu için. Başlığı sonra yazarım diye düşünüp, yazdıktan sonra yayınladım. Daha sonra ekranda başlık olarak Afi gördüm. Sanırım kolum çarptı ve bu yazıldı. İsim olarak da hoşuma gitti. Bu resmin adı afi olsun. Resmin de adının da bir anlamı olmadığı için uygun bir isim oldu.

20 Nisan 2008 Pazar

Feza Neverd Giriş Resmi / Intro Picture of Feza Neverd

Nisan 20, 2008 0 Comments
Çok güzel müzikleri olan arkadaşımızın web sitesi için giriş resmini tasarlayıp hazırladım. Feza Neverd eski Türkçe'de uzayda, boşlukta dolaşan anlamına geliyormuş. Arkadaşımız bu isim için gerçekten bayağı araştırmıştı ve bence hem güzel hem de müziğiyle uygun bir isim. Sitenin giriş resmi olarak adıyla uyumlu biraz da mistik bir havası olacak şekilde aşağıdaki resmi yapmak gelmişti. Bir süredir uğraşıyordum. Sonunda istediğim gibi bir izlenimi yakaladım. Umarım beğenilir.

I prepared the intro picture for the web site of one of my friend who writes and plays very nice songs. Feza Neverd means a voyager into space in old Turkish. He investigated this name very much and I think it is appropriate for his music. I thougt the picture must have been related with its name so I decided to make it a mystical concept. I was working for a while then finally I caught the impression which I wanted. I hope people likes it.

19 Nisan 2008 Cumartesi

Simpsons

Nisan 19, 2008 2 Comments
Bir süredir Simpsons'ların tüm sezonlarını seyrediyoruz. 18 sezonun yarısını falan bitirdik. Eskiden tv de rasgeldiği zaman seyrederdim ama bu kadar müptelası değildim. Kurgular hikayeler o kadar muhteşem ki, günlerce aralıksız seyredebilirim. Gün boyu tüm karaktelerin seslerini duyuyorum sanki. Ben de heyecanlı bir şey olduğunda içimden D'oh diye bağırıyor, komik birşey olduğunda Bart'ın gülüşüyle gülüyorum. Birşeye kızdığımda Marge'ın sesiyle homurdanıyorum, birine birşey açıklayacaksam Lisa gibi konuşuyorum. Geçen akşam uyumaya çalışırken aklıma Osmanlı versiyonu Simpson'lar yapmak geldi. İnternette bulduğum resimlerden birini değiştirdim. Komik oldu.

We have been watching all seasons of Simpsons for a while. We finished nearly half of 18 seasons. I was watching before on tv if I wasn't busy, but I wasn't much interested in it. Scenarios and characters are fabulous so that I can watch it for days. I hear their voices during all the day. I am screaming D'oh whenever I excite, I am laughing with Bart's voice whenever a funny thing happens. I am murmuring like Marge's when I get angry and if I have to explain something to one , I am doing it like Lisa. It came to my mind to make an Ottoman version of Simpsons while I was trying to sleep last night and I made it at my first spare time.