Simpsons etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Simpsons etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2010 Salı

Meşhur Oldum :p

Mart 09, 2010 30 Comments

Daha önce de yazmıştım, sağolsun İçimden Geldiği Gibi 'nin sayesinde haberim olmuştu, yine kendisi bana fotoğrafını çekip göndermiş. Yayınlandığı tarihten dolayı bu yazımın çıkmış olabileceğini tahmin ediyordum ama resim koyacaklarından emin değildim. İnsan seviniyor tabi. Bir çok arkadaşım daha önce basında yer almışlardı, onlara imreniyordum doğrusu, şimdi en azından benim de, küçük de olsa bir yerim oldu.

16 Ağustos 2008 Cumartesi

12 Ağustos 2008 Salı

Diziler / Serials 3

Ağustos 12, 2008 1 Comments
Daha bitmedi diğer diziler geliyor.

CARNIVALE
En son seyrettiğimiz dizi olduğu için hala etkisindeyim. Muhteşem bir dizi. Keşke bitmeseydi. İki sezonluk bir dizi. Fanları devam etmesini istemişler ama adamlar "anlatacağımızı anlattık" demişler. Acaba Türkiye'de bir yapımcı böyle der miydi? Aslında bu dizi gözümüzden kaçmış. Cnbc-e de oynamış bir süre önce. Ancak çok geç saatlerde. Aslında konu itibariyle biraz karamsar bir dizi. İnsanı acayip etkiliyor. Günlerdir aklımdan çıkmayan sahneler var.


Dizi 1934 yılı Amerika'sında geçiyor. Her görüntü eski ve tozlu. Ucubelerle dolu bir karnaval, yoldan geçerken annesinin cesedini henüz gömmüş olan Benjamin'i yanlarına alır. Benjamin küçüklüğünden beri özel yeteneklere sahiptir, ancak bu yüzden annesi şeytan olduğunu düşünüp sürekli dışlamıştır. Ben'in yeteneği hastaları veya ölüleri, başka canlıların canını alarak iyileştirmek veya hayata döndürmektir. Annesine göre ise Tanrı'nın verdiği canı ancak yine tanrı alır, kimse müdahale etmemelidir.

Karnaval, üyelerinin dahi hiç karşılaşmadığı gizli biri tarafından yönetilmektedir. Aslında Ben'in (Benjamin) alınması da tesadüf değildir. Dizide karnavalın elemanlarının ilginç hikayeleri anlatılırken, bir yandan da Ben'in rüyalarında gördüğü Peder Justin'i arayışı sürmektedir. Bir süre sonra yönetim ölür, ölürken de Ben'in yerine geçmesini ve Peder'i öldürmesi konusundaki görevini üstlenmesini zorunlu kılar.

Eski bir hikayeye göre peder, dünyaya cehennemi getirmek için gönderilen şeytani güçleri olan habercidir. Benjamin de onu öldürmesi gereken prens. İkisi de birbirlerinin varlığını hissedebilmekte ve rüyalarında görebilmektedir. Peder insanları etkileyerek kendine bağlı büyük bir topluluk oluşturur. Son bölümde Ben ile peder karşılaşır, peder ölür ama beklenmedik bir son ile dizi biter.

Burada diziyle ilgili Türkçe bilgi var ama yazar pek beğenmemiş. Yorumları okuyun derim ben.

CHARLIE JADE


Bu dizi 2004 te yayınlanmış. Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Cape Town'da geçiyor. Seyrettiğimiz zaman ne Türkçe ne de İngilizce altyazı vardı. Yanlış hatırlamıyorsam bir sezonluk bir dizi. Konusu güzel ama bu da bana biraz karamsar geldi. Konu olarak ise paralel evrenler kavramını kullanmış. Mevcut evrenimizin yanı sıra (Betaverse), hiç bir özen gösterilmeyip kaynakların tüketildiği teknolojik bir evren (Alphaverse), bir de insanların sorumlu davrandığı doğal kaynakların korunduğu bir evren (Gammaverse) aynı anda vardır. Alfa evren Gamma'dan bir solucan deliği aracıyla suyu çalmaktadır ve Gamma'dan bir kaç terörist de bunun farkında olup engellemeye çalışmaktadır. Sabotaj sırasında oluşan patlama sonucunda üç evrende de bir çeşit reaksiyon gerçekleşir ve polis olan Charlie Jade Alfa evrenden Beta evrene geçer. Beta evren Alfa'ya göre daha az gelişmiş olduğu için Charlie bu evrende çok zorlanır, tekrar eski haline dönmemin yollarını aramaya başlar.

GILMORE GIRLS

Bu diziyi Ce ile değil, ben tek başıma izliyordum yıllardır. Tam 7 sezonluk bir dizi ve CNBC-e den seyrettim. Aynı bölümleri defalarca izlemişimdir. Çok sıcak bir anne kız ilişkisini anlatan, seyrettiğim zaman beni de içine alıp sürüklediği, hatta Lorelai ile ağladığım bir dizi. Bitti diye çok üzülmüştüm. Çok güzel bir diziydi.

Şimdi de bunca dizinin arasında dar vakitler için sıkıştırdığımız ama sonradan başlı başına müptela olduğumuz çizgi diziler.

TİNTİN

Tintin'in maceralarını bilmeyen yoktur. 24 bölümlük seriyi aklımız başımızda halimizle tekrar seyrettik. Çok hoş senaryolar varmış. Bu arada ingilizcesi en anlaşılır olan, yeni öğrenenlerin rahatlıkla seyredebileceği bir dili var. Kaptan'nın sinirlendiğinde söylediği "Ten thousand thundering typhoons" naraları hala kulağımda.

VEEEE SIMPSONS

Elimizde tam 18 sezonu bulunan 19. sezonu da şuan oynamakta olan Simpson'ları sevmeyen var mıdır? Bana göre bu dizi arada sırada seyredilecek birşey değil, tüm karakterleri ile hakkında tez bile yazılabilecek kadar kaliteli bir yapıt. Senaristlerin yaratıcılıkları inanılmaz. Yoksa 19 yıldır yılda ortalama 20-24 bölüm nasıl mümkün olabilir? Daha önce blogumda yazdığım gibi ben tam bir fanatiğiyim.

19 Nisan 2008 Cumartesi

Simpsons

Nisan 19, 2008 2 Comments
Bir süredir Simpsons'ların tüm sezonlarını seyrediyoruz. 18 sezonun yarısını falan bitirdik. Eskiden tv de rasgeldiği zaman seyrederdim ama bu kadar müptelası değildim. Kurgular hikayeler o kadar muhteşem ki, günlerce aralıksız seyredebilirim. Gün boyu tüm karaktelerin seslerini duyuyorum sanki. Ben de heyecanlı bir şey olduğunda içimden D'oh diye bağırıyor, komik birşey olduğunda Bart'ın gülüşüyle gülüyorum. Birşeye kızdığımda Marge'ın sesiyle homurdanıyorum, birine birşey açıklayacaksam Lisa gibi konuşuyorum. Geçen akşam uyumaya çalışırken aklıma Osmanlı versiyonu Simpson'lar yapmak geldi. İnternette bulduğum resimlerden birini değiştirdim. Komik oldu.

We have been watching all seasons of Simpsons for a while. We finished nearly half of 18 seasons. I was watching before on tv if I wasn't busy, but I wasn't much interested in it. Scenarios and characters are fabulous so that I can watch it for days. I hear their voices during all the day. I am screaming D'oh whenever I excite, I am laughing with Bart's voice whenever a funny thing happens. I am murmuring like Marge's when I get angry and if I have to explain something to one , I am doing it like Lisa. It came to my mind to make an Ottoman version of Simpsons while I was trying to sleep last night and I made it at my first spare time.