İstanbul'da Lale Zamanı
GeCe
Nisan 02, 2009
36 Comments
Hergün Divan Yolu'ndan (Sultanahmet-Beyazıt tramvay yolu) geçerek ünivrsiteye geldiğim için, bolca turist görüyorum. Ve lalelerle süslenmiş güzellikleri gördükleri ve en azından bizim kültürümüz olduğunu anlamalarına vesile olacağı için çok memnun oluyorum.
İngilizce'de tulip kelimesi ile ifade edilen laleye tulip denmesinin sebebi ise şu. Eski yıllarda bir adam köylü bir kadının tülbentinin üzerindeki lale figürünü göstererek ne olduğunu sorar, kadın da laleyi değil tülbenti sorduğunu sanar ve tülbent der. Böylece adam da laleyi tülbent kelimesini dili döndüğü kadar tulip olarak tanımlar ve öyle kalır. Bu bilgileri ve aşağıdakileri daha önce bahsettiğim Yedi Tepe Anadolu kitabında okumuştum.
Diğer yandan Osmanlı döneminde bir çok eserde sembolizm kullanılmış, mesela Mimar Sinan bunu eserlerinde çok kullanmış. Allah'ın 99 ismini temsil etmesi için 99 ayak uzunluğunda kubbe inşa etmiş vs. Lalenin de bu dönemde çok kullanılan bir figür olduğunu biliyoruz. Bunun ise şöyle bir sembolik anlamı varmış ki ben bilmiyordum.
Peygamberimizin (s.a.v) gül ile sembolize edilmesi gibi, lale de Allah'ı anmak amacıyla kullanılmış sembolik bir işaretmiş. Bunun sebebi Arapça'da lale ve Allah kelimelerinin aynı harflerle yazılması ve bu sözcüklerinin sayı değerlerinin toplamının aynı olmasıymış. Birde yanlış hatırlamıyorsam lalenin ters okunuşu Alah'mış ki bundan emin değilim şimdi kitap da yanımda değil.
Bunları öğrendikten sonra o kadar hoşuma gitmişti ki kızım olursa adını Lale koymak istedim (ancak şimdilik eşimi ikna edemedim). Bu durumda kültürümüzde yer alan lale motifleri anlam kazandı benim için, özellikle de cami süslemelerindeki çinilerde, ne kadar anlamlı değil mi?
İstanbul'da lale zamanının tadını çıkarmalı, keyf-î sukûnet içinde yaşamalı.















