İki Çocuklu Hayat Çok Güzel Gelsenize :)
GeCe
Temmuz 01, 2015
13 Comments
Zaman su gibi geçiyor, Nova'cım yakında altı aylık olacak. Neee altı ay mı, olayın içinde olduğum halde buna ben bile inanamıyorum.
İkinci çocuğa karar verme aşamasında kafamda beliren korkunç senaryoların hiç birini yaşamadık çok şükür. Eminim siz de o zamanlar benim düşündüğüm gibi, bir tanesiyle zor başa çıkıyorum ikisiyle kafayı yerim diye düşünüyorsunuz. Fakat bi düşünün, eğer tek çocuk değilseniz, mutlaka anneniz de bütün çocuklarına tek başına baktı, aynı zamanda evi (veya çalışıyorsa işini) idare etti, üstelik bizim şu an belki de yanına yaklaşamadığımız kadar özenli ve ütülü giyinir, giydirirdi. Yeni nesil anneler olarak olayı gereğinden fazla abartıyoruz ve bence aslında zorlanmamızın nedeni olur olmaz saplantılarımız yüzünden akışa set koyuyoruz. Bu yüzden çocuk büyütürken her yeni olayda sudan çıkmış balığa dönmemiz. Suyu kontrol etmeye çalışmayıp içinde yüzersen herşey o kadar kolay ve keyifli oluyor ki...
Dünyaya gelen her canlı büyüyor. Tüm bebekler diş çıkarıyor, uyku sorunu yaşıyor, gazı oluyor vs. Bir bebek/çocuk nasıl büyüyeceğini çok iyi biliyor. Bizim tek işimiz, çiçek büyütürken olduğu gibi ona suyunu güneşini vermek sadece. İhtiyacı olan ortamı sunmak, güvenle büyümesine yardımcı olmak. Evet zaman zaman çok yorucu oluyor kabul, ama düşünürseniz (benim için öyle) bu yorucu anlar, aynı zamanda birçok şey yapmaya kalkıştığımda oluyor. Diyeceksiniz ki diğer çocuğun yemeği, çişi, dersi... bir sürü ihtiyacı var. Evet var ama inanın ritme uyduğunuzda öyle güzel bir ahenk kuruluyor ki, onlar kendi aralarında anlaşıyor mudur nedir, bir çocuğun anneye ihtiyacı olduğunda diğeri kendiliğinden izin veriyor. Çoğu zaman bu durumu yaşadığımda hayretler içinde kalıyorum. Çünkü özellikle bizim minik adam tam bir kucakçı. Poposu yatağa veya koltuğa değdiği an basıyor yaygarayı.
Ve tabi kardeşlerin ilişkisini izlemek. Daha kıskançlıklar, "anne eyen oyuncağımı ısırmasın"dan öte gitmiyor ama, küçüğünün ablasına olan hayranlığı, onu izleyerek öğrendiklerinin gelişimine kattığı hız, beraber kudurmaları, sarılmaları... Bunları izlemek ömre bedel. Ve bu sahneler insana öyle bir enerji veriyor ki inanın yıllardır kesintisiz 5-6 saatten uzun bile uyumadım ama yine de her sabah gülümseyerek kalkabiliyorum.
Çok şükür.














