18 Haziran 2015 Perşembe

Bizden Haberler





29 Nisan'da başlayan uzun Türkiye tatilimizin sonlarına yaklaştık, bu Pazar Amsterdam yolcusuyuz artık. Geçtiğimiz hafta Antalya'da tatil yaptık ve iki çocuklu ilk tatilimiz hayallerimizin ötesinde güzel geçti çok şükür. Gerçi bize yardımcı olsun diye Helo'nun babysitter ablasını da götürdük tatile ama ona zaruri anlar dışında fazla iş yaptırmadık.

Bunu arkadaşımla paylaştığımda şaşırdı. Çünkü tatile bakıcı götürmüştüm, çocukları ona satıp doyasıya keyif yapacağımı zannediyormuş. Aslında dışardan bakınca böyle algılanması normal belki ama ben biraz farklı düşünüyorum. Bir kere öyle her tatilimizde bakıcı götürebilecek lüksümüz yok, muhtemelen bir daha olmayabilir. Bu tatilde de yanımızda akrabalardan biri olmasını arzu ettik en başta, ama ayarlayamadık. Bir çok çocuklu aile büyük anne- büyük baba gibi yakınlarını da tatile götürüp onların desteğini alıyor tatil sırasında, biz bu güne kadar hiç böyle bir destek almamıştık. Şimdi ise ya tatile iki kişi gidip iki çocukla hiç anlamadan dönecektik (o zaman tüm para havaya gitmiş olacaktı); ya bakıcıyı götürüp biraz fazla ödeyecektik ama en azından biraz tatil yapabilecektik ( ki iki odalı aile odası kiraladığımızdan ona tek kişi ücretin belki de yarısını ödedik), ya da bu yıl tatil yapmayacaktık fakat hamilelik ve doğum ardından bi tatile çok ihtiyacım vardı. Biz de bakıcı desteği almayı tercih ettik işte.

Yine de çoğunlukla onun dinlenmesi için elimden geleni yaptım. İlk türkiye tatili olduğu için memnun kalması, keyif almasını önemsiyordum. Belki bizden daha çok tatil yapmış bile olabilir ancak arkadaşıma dediğim gibi; ona kızımı emanet ediyorum, emanetim çok değerli. Bu yüzden aşırı yük verip de bunalmasını, sonra kızımla ilgilenirken tahammülünün azalmasını veya ilgisiz kalmasını, ona ters ve bıkkın davranmasını istemem. Oysa keyifli ve memnun olursa, daha ilgili davranabilir. Gerçekten de bakıcımız kızımla geçirdiği her zamanı onu sıkmadan eğlenceli geçirdi.

Bu gibi mesleklerde kişinin emeğini fiyatlandırmak hiç de kolay değil aslında. Genelde parasını veriyorum işini yapsın, hizmetimi köküne kadar alayım derdinde oluyoruz. Ancak öyle değil, bakıcımızın kızıma verdiği emek, keyif, dağarcığına kattığı bilgiler, kalbine koyduğu sevgi, yüzüne yaydığı gülücüklerin bedelini hesaplamam ve ödeyebilmem mümkün değil. Bu yüzden, ona verdiğim ekstralarda gözüm arkada kalmıyor. Belki de bu yüzden bilemiyorum, Allah karşıma iyi insanları çıkarıyor ve çok şükür bakıcımız da, ben ne kadar ona dinlen desem de, bana yardımcı olmak için gayretli davranıyor, hiç kaytarmıyor.

Bu yazı vesilesiyle Ramazan ayının herkese hayırlı olmasını, hangi konuda açlık çekiyorsanız onu doyurmasını diliyorum.

4 yorum:

  1. Bakıcı bence lüks değil, ihtiyaç ve sana katılıyorum, özellikle hizmet sektöründeki insanlara "insan" gibi davranmak, sana kesinlikle hizmetin yanında samimiyetle, insanlıkla geri dönüyor. Bence çok iyi yapmışsın ve umarım bol bol dinlenip enerji toplayıp dönersin Amsterdam'a. Bu sene biraz serin gidiyor ama en güzel yaz günleri kapıda :) İyi dönüşler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ama bişey merak ettim, bu bakıcı kızımızın başka hiç işi gücü yok mu nasıl 2 aya yakın gelebiliyor sizinle?!? Avrupa'da gençlerin hiç böyle uzun tatil lüksü yoktur normalde, okullar bile 1 ay tatile çıkıyor yazın.

      Sil
    2. Yok canım iki ay mümkün değil bizim için de zaten. Sadece bir haftalık antalyaya geldi. Diğer zamanlarda annemlerdeydik bakıcıya ihtiyacım yoktu zaten

      Sil
  2. Hiç şaşırmadım GeCe'cim.Yıllardır olduğu gibi...Sade ve abartısız seçimlerinle tanıyorum seni.
    Uzun zaman olmuştu çok memnun oldum ailenle birlikte olmana.Umarım dönüşünüz rahat olmuştur.Sevgiler..Ebru

    YanıtlayınSil