emzirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emzirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2015 Çarşamba

Zengin Süt

Aralık 16, 2015 1 Comments

Geçtiğimiz hafta iki yeni doğum yapmış arkadaşımla emzirme üzerine sohbet edince buraya da konuştuğumuz -bence önemli- olan kısımları eklemesem olmaz. Emzirme, tamamen anne ve bebeğin şartlarına bağlı ve ne kadar miktar veya ne kadar sıklıkla emzirileceğine dair genel kurallar koymak imkansız olsa da, çoğunlukla herkeste geçerli olan bazı gerçekler de var.

Emzirme uzmanı değilim elbette, ki uzmanların bile anne ve bebeği iyice inceleyip gözlemeden ahkam kesmelerini doğru bulmuyorum, yazdıklarım ve söylediklerim öneriden öteye geçemez. 

Doğduklarında emme refleksi zayıf olan iki çocuğumu da emzirmeye alıştırdığım için, emzirmenin emek isteyen bir olay olduğunu söyleyebilirim. Evet her çocuk doğar doğmaz cuk cuk emmeye başlamıyor. Memeyi nasıl tutacağından, sütün ne kadarını, hangi kısmını içeceğine kadar birçok şeyi öğretmek gerekebiliyor. Bu konuda çok detaylı anlatımlar yapan kaynaklar var. İnsan bu yazıları okuduğu zaman da, bazı ayrıntılar gözden kaçabiliyor veya dış sesler kafa karışıklığına sebep olabiliyor.

Merve'yle yazışırken tamamen tesadüf bu konuya geldik, annesi biraz sağ biraz sol memeyi vermesini tavsiye etmişti. Duyar duymaz hayıııır diye bağırdım: sakın öyle yapma sakın! Ablam da aynısını yapmıştı, düşüncesine göre çocuk tek tarafa yatmaktan yorulmuş olabilirdi. Sonuç doymayan hep aç bir bebek.

Sütünü sağan her anne tanık olmuştur, çıkan sütün ilk miktarı sulu bir süttür (ön süt) ardından yağlı ve yoğun kısmı gelir (zengin süt). Ön sütün önceden gelmesinin bir anlamı var, bebeğin su ihtiyacını giderir ve bazen bebek aç değildir sadece susamıştır. O zaman bu ön sütü susuzluğunu gidermek için emer ve bırakır.

Ancak karnını iyice doyurmak için zengin süte ulaşması gerekir. Eğer biraz sağ biraz sol meme yaparsanız, bu zengin süte ulaşamadan diğerine geçmiş olacak ve her iki memeden de ön sütü alacak. Bu karnınız acıktığında lıkır lıkır su içmenizden farklı değil, sizi doyurur muydu? Hayır.

Bu yüzden tek memede emzirmeye başlayın ve dibine kadar çektiğinden emin olun. Bazen meme iyice boşalır, süt kalmadı diye düşünebilirsiniz. Ama hayır o çektikçe gelecektir ve ben bazen içimde damarlar çekiliyormuş gibi bir his yaşarım.

Bazen de bebek doymuştur ama memenin tam boşaldığını hissetmiyorsunuz diyelim. Bir sonraki emzirme zamanında, diğer memeden değil en son bıraktığınız memeden başlayabilirsiniz. Aradan geçen süre zarfında, meme yeniden süt dolmaya başlamıştır ancak, muhtemelen diğer memedeki kadar (tabi diğer memeyi sağmadıysanız) ön süt oluşmayacak. Daha az ön süt ve hem yeni üretilen hem de geçen seferden kalmış olan zengin süt. Bu durumda bu memede zengin süte ulaşmak daha kısa sürecektir.

Bu arada diğer meme çok dolmuş ise, isterseniz bir sonraki emzirmede ön sütü biraz sıkıp azaltabilirsiniz. Bu tamamen size kalmış. Bebeğinizin ihtiyacını en iyi siz anlarsınız.

Özellikle yenidoğanların zengin sütü almaları çok önemli. Emme refleksi de zayıf ise, bu bilgiler ışığında anne olarak ona yardımcı olabilirsiniz. Ön sütü sağıp zengin sütle başlatabilirsiniz veya zengin sütü takviye yaparsınız size kalmış.

Bir yenidoğanın doyduğunun işareti, mayışması hatta uyuya kalması ve gazını çıkardığınızda kolayca geğirmesidir. İyi doymuş bir bebek, gazı vs yoksa mışıl mışır uyur.

4 Kasım 2012 Pazar

Bebeğiniz Emmeyi Reddederse

Kasım 04, 2012 5 Comments
Aklınızda bulunsun şu sebepler olabilir:

1) Bir yerlerde okumuştum, neresi diye sormayın hatırlamıyorum. Bebekler 4-8 ay arasında bir dönem (1 hafta-10 gün) memeyi reddederlermiş. Bunu bir çeşit güç gösterisi, kendini ispatlamaya çalışma, inat vs gibi sebeplerden ötürü yaparlarmış. Bu aylar arasında emzirmeyi bırakan annelerin bir çoğu bu dönemin mağlupları oluyormuş. Biz de böyle bir dönem yaşadık. Neyse ki ben bu olasılıktan daha önce haberdar olmuştum. Bu dönemde sütümü sağıp biberonla verdim, gece farkında olmadan emzirdim falan bitti. Şimdi hala çok şükür emiyor (şuan neredeyse 7,5 aylık)

2) Meme ters geliyor olabilir. Ablam uyarmıştı, bazen memelerden birini reddediyorlar diye. O tarafa dönmek mi istemiyor nedir bilmem, ısrarla almıyorlar. Bu sorunu da dönemsel olarak hala yaşıyoruz. Ben her emzirmede farklı bir memeyi verdiğim için, sol tarafa sıra geldiğinde almıyor, kafasını ittiriyordu. Ben de aç olmadığını düşünüyordum ki acıkmayınca almaz benim kızım. Sonra ablam dedi bir de öbürünü ver bakalım ve bingo, meğer açmış. Acaba sol memedeki süt acı, tadı kötü vs falan mı diye de düşündüm ama hayır o da değil çünkü akrobatik hareketlerle sağ memeyi emer pozisyonda onu tutarken solu verdiğimde emiyor. Demek ki o yöne dönmek istemiyor. Şimdi emmeyi reddettiğinde her iki memeyi de sırayla deniyorum, aç değilse gerçekten emmiyor ama genelde inadının tutmasından kaynaklanıyor bu tavırları :)

Sizin de dikkat edin bakalım öyle mi?

5 Eylül 2012 Çarşamba

Emzirme Döneminde Nasıl Besleniyorum?

Eylül 05, 2012 8 Comments
Bir önceki yazımda için sevgili Gülşah nasıl beslendiğimi sormuştu. Bu sorunun cevabı öyle uzun ki bir post olarak yazmam daha doğru olacak.

Helo ilk ayda gayet iyi kilo almıştı. Doğum kilosunun üzerine 1400, doğumdan sonra kilo düştüğü için minimum kilosunun üzerine 1700 gram. Ancak bu kilo alımını genelde ufak doğan bebeklerde ilk ayda daha fazla oluyor. Bebeklerin ortalama doğum kilosu 3200 civarıdır ve ilk 1000 gr almaları beklenir. Bizimki 2700gr doğduğu için akranlarına yetişmek için daha çok kilo almış olmalı. Snraki üç ay boyunca yine ortalama birer kilo aldı ama son aylarda azaldı. En son 1,5 ayda 600 gram alınca benim eteklerim tutuştu ve yine dikkat etmeye başladım. Bu sabah da kaldırırken biraz zorlanınca acaba kilo mu aldı deyip, evdeki tartıyla tartmayı denedik (önce tek başımıza çıkıyoruz sonra onu kucağımıza alıp çıkıyoruz) galiba yine eski kilo alış düzenine dönmüş. Fakat pek tabi ki artık çok kilo almasını beklemek doğru değil. İlk aylar göre yerinde durmayan, kıpır kıpır bir bebek var şimdi. O kadar çok enerji harcıyor ki ilk aylarda yiyip içip sadece yatıyordu.

Beslenme mevzusuna gelince, elbette ki benim beslenme düzenim herkeste işe yarayacak, bana yarayan başkasına da yarayacak diye birşey yok. Genelde acıktıkça yiyorum ve kilo alıcam diye kesmiyorum. Hastaneden eve geldikten sonra neredeyse tüm hamilelik kilolarımı vermiştim ve üzerine hiç kilo almadım  (Türkiye ziyaretimiz hariç onu da gelince vermişim). Ama kilo da vermiyorum aylardır hep aynıyım. Yediklerim ve yaktıklarım dengede olmalı. Ha şu anki kilomdan memnun muyum değilim, daha vermem lazım :) Zamanla inşallah.

Çok düzenli olmasa da kahvaltılarımda 2-3 dilim ekmek, anne çayı (breastfeeding tea) yada bir bardak süt, peynir, zeytin, bir avuç kadar roka (ben roka sevdiğim için onu yiyorum yeşillik olan başka birşey de olur), bir dilim ballı yada reçelli ekmek. Başlarda her gün bir yumurta da vardı ama son zamanlarda bir gün arayla yemeye başladım. Bazı sabahlar kızımdan kahvaltı hazırlayıp yeme imkanım olmuyor,  o zamanlar da bir kase sütle yulaf yiyorum, içine tatlandırıcı olarak bazen pekmez bazen Nesquik katıyorum.

Öğle yemeklerim genelde bir önceki akşamdan kalanlar şeklinde oluyor. Pek zengin olamıyor bu öğünüm, Dila'nın en aktif zamanlarına denk geliyor, yiyebiliyorsam ne ala. Akşam üstüne doğru mutlaka acıkıyorum. Bu durumda eğer sabah çayı içmemişsem çay, sütü içmemişsem süt içip yanında kurabiye, bisküvi gibi şeyler yiyorum birkaç tane.

Akşam yemeklerinde de en az iki çeşit olmasına gayret ediyorum artık sebze yada et ne varsa. Ancak haftalık olarak eskiden beri şu düzene uymaya çalışırız. En az bir öğün balık, en az bir öğün kırmızı et (bazen 2-3 oluyor), 3-4 öğün tavuk ve diğer öğünlerde sebze olacak şekilde.

Gün içinde süt içiyorum ama mutlaka bir kase kadar yoğurt da yiyorum yemeklerin yanında. Burda meyveli yoğurtlar çok yaygın. Özellikle kayısılı yoğurtlardan alıp (genelde yarım kiloluk kaplarda alıyorum), bir oturuşta neredeyse hepsini yiyorum.

Hamileliğimde müthiş miktarda meyve yemiştim, şu sıralar eskisi gibi yiyemiyorum meyveyi ama gün içinde atıştırmaya çalışıyorum. Bir de hamileliğimde aldığım multivitamin ve DHA haplarına devam ediyorum. Arada unuttuğum da oluyor malesef.

İlk dönemlerde özellikle her emzirmeden sonra müthiş bir açlık duyuyordum (bugünlerde yine öyle hissediyorum ve seviniyorum). Ardından mutlaka birşeyler yemem gerekiyor, özellikle tatlı birşeyler canım istiyor. Bu zamanlarda kurtarıcım yulaflı bisküviler. Yulaf süt yapan ürünlerden bu yüzden onu tercih ediyorum. Gece de yanımda oluyor birkaç tane acıkınca ağzıma atıyorum. Bazen gece meyveli yoğurt da yediğim oluyor.

Su içmeye gelince, sürekli ölçmüyorum ama 2-3 lt içiyorum günde. Emzirme sırasında çok susuyorum ve mc donaldsın kocaman içecek kutuları vardır ya, onlardan iki kutu hep dolu halde bırakır eşim gece ve gündüz. Emzirirken kızım sütü çekerken ben de pipetle su içiyorum. Geceleri de devam ediyor su içmem. Annem emzirme sırasında birşey yenip içilmez diyor ve bana kızıyor ama dayanamıyorum.

Bunlardan başka özellikle yoğum kıvamlı meyve suları (kayısı, şeftali, karışık), sütlü tatlılar (sütla, puding vs) düzenli olmasa da atıştırmalık yiyeceklerim arasında. Burda tahin helvası yok diye susamlı krokanlardan da çok yedim. Genelde canım daha çok tatlı şeyler istiyor ama abartmıyorum. Mesela meyveli yoğurttaki gibi bir tatlılık bana yetiyor.

Umarım fikir verebilmişimdir.

Sevgiler

3 Eylül 2012 Pazartesi

Ah Şu Süt Meselesi

Eylül 03, 2012 17 Comments
Bir çok anneye göre 5 aylık bir anne olarak henüz fazla tecrübeli değilim. Ancak hem benden daha acemilere fikir vermesi açısından, hem de günlüğüme not kalması açısından yazmaya karar verdim bu mevzuyu.

Bir yerde okumuştum, doğumdan sonra süt mevzusu anneye cinnet bile geçirtebilir gibisinden. Çünkü "emziriyor" musun ile başlayan, "sütün az mı çok mu, ay bu çocuk doymuyor, bol bol ye süt olsun" gibi yorumlara sakin kalabilmek imkansız. Çok şükür benim durumumda böyle etkenler yok ama cinnet geçirmek için başkalarına ihtiyaç yokmuş. Kişinin kendi beyni bile gayet güzel delirtebiliyormuş insanı. Beynimden geçen, sütüm az mı acaba, bebeğim doydu mu, ay hiç dolmadı göğüslerim, sütüm kesiliyor mu yoksa.... gibi evhamlar zaman zaman içimi kemirmeye devam ediyor.

Bu zamana kadar çok şükür anne sütü ile besledim bebeğimi ve yeteri kadar sütüm oldu. Kimi dönemlerde gerçekten taşacak, sağıp biriktirecek kadar çok olmasına rağmen, kimi dönemlerde de sanki çok azdı, pek dolmuyordu. Kızım doyduğunda kendisi bıraktığı için, her iki durumda da doyduğundan eminim ama ben de sütlerim şakır şakır olsun, dolaplar dolsun isterdim. (Şu an hiç stoğumuz yok). Belki kullanamazdık hepsini ama yedekte olduğunu bilmek insanı rahatlatıyor.

Zaten anne sütü için en önemli arttırıcı etki huzur imiş. Bunu ilk aylarda ben de tecrübe ettim. Buraya da yazmıştım bir dönem sürekli emdiği için hiç süt üremesine fırsat kalmıyordu ve neredeyse kesileceğini zannetmiştim. Bir gece böyle doymayıp açlıktan ağlayınca öyle korktum ki, bir daha öyle bir durumla başedebilmeyi göze alamadım. Bu yüzden eşime ne olur ne olmaz diye hazır anne sütü yerine geçen mamadan aldırdım. Evde kullanmayacak olsam bile hazır mamanın varlığı bana öyle bir rahatlama getirdi ki, hemen ardından yeniden sütlerim dolmaya başladı. Ve o dönemde yalnızca bir kere mama vermek zorunda kaldım onda da şarıl şarıl ağladım fakat, sonrasında "amaan eğer doymazsa mama veririm olur biter" düşüncesi beni çok rahatlattı. Gerçekten o dönemden sonra öyle çok sütüm oldu ki, mama kutusu göz önünden kalktı, unutuldu.

Bu olaydan sonra 3-4 kere daha mama verdim o da geçen ay içinde. Türkiye'den geldikten sonra hastalandım ve sanki sütlerim de bu yüzden çok azaldı. Bana doymuyor gibi geliyordu ve emzirdikten sonra mama verip iyice doysun istedim. Ancak şaşırarak gördüm ki Helo doyuyormuş ve  mamayı ağzında geveledi, biraz içti ve bıraktı. Şimdilerde hiç dert etmiyorum, hala aynı hevesle emmeye devam ediyor, hatta artık görünce sevindiğini belli ediyor. Ek gıdaya da yavaş yavaş geçtiğimiz için, doymazsa da diğer yiyeceklerden veririm düşüncesi beni rahatlatıyor.


  • Yani ilk önerim kendinizi rahat hissedin, mama alınacaksa mama alın, ziyan olmaz ek gıdada muhallebisine katarsınız.


Tüm emzirme dönemi boyunca, sütüm çok olduğunda rahatlamak için, az olduğunda çoğalsın diye hep sağdım. Sağdığım için farklı dönemlerde ve beslenme şekillerinde sütün miktarının ve kalitesinin nasıl etkilendiğini görme şansım oldu. Bir diğer süt arttırıcı öneri bol bol su içilmesidir. Fakat gözlemlediğim kadarıyla bol sıvı sütün miktarını arttırsa da kalitesini arttırmıyor. Yani, çok su içip az beslendiğim zamanlar sağdığım sütlerin tamamı, başlangıçta çıkan şeffaf, açık renkli süt şeklinde oluyordu. Bütün bir kap böyle açık renkli süt doluyordu. Oysa normal dönemlerde başta bir miktar açık renkli süt, sonra kıvamlı, koyu yağlı süt çıkıyor. Elbette ki açık renkli sütün de faydaları var ama biliyoruz ki bebeği besleyen, kilo aldıran bu koyu süt. Dolayısıyla çok sulu, az kalorili beslendiğimde sütün besin değeri de az oluyor. Tabi yine çok su içmeye devam ediyorum ama demek istediğim, nasılsa süt oluyor diye, beslenmeyi azaltıp suya dadanmamak lazım.


  • İkinci tavsiyem ise bu yönde, ne olursa olsun beslenmenizi kesmeyin, dikkat edin bol bol sıvı da tüketin. Çok kalorili olması gerekmiyor, öğün atlamadan dengeli beslenmek benim kastettiğim.


Tabi sağınca farkettiğim bir diğer şey de, sağmanın sütü arttırdığı. Misal benim kızım her öğünde bir memeden emiyor ve doyuyor. 3 saatte bir emdiğini düşünürsek her meme 6 saatte bir boşalmış oluyor. Oysa 3 saatte birini emip diğerini de sağıp kaldırırsam, bir sonraki diğer 3 saatte de zaten yeniden dolmuş oluyor. Vücut talebe ve göğüsteki boşluğa göre sütü üretiyor olmalı.


  • Bu yüzden üçüncü tavsiyem de ne olursa olsun ucuzlarından da olsa bir pompa edinmeniz. Ben şu en dandik klakson görünümlülerden aldım, bana yetiyor. Eğer ihtiyaç duyarsanız daha komplike olanlarından alırsınız ama bence doğuma gitmeden önce hastane çantasında olması gerekenlerden biri de pompa. Bir çok kişi gibi ben de doğumdan sonra lazım olursa alırım demiştim ama süt az da olsa çok da olsa gerekiyormuş. Azsa çoğaltmak, çoksa rahatlatmak için :)


Elbette daha birçok tavsiye var süt ve emzirme ile ilgili. Bütün diğer bilgileri internette bolca bulabilirsiniz. Buraya yazdıklarım benim şahsen tecrübe edip, nispeten farklı bulduğum mevzulardı.


16 Mayıs 2012 Çarşamba

Bebeğim Ağlamadan Acıktığını Anlıyorum

Mayıs 16, 2012 16 Comments
Daha önce tavsiye ettiğim kitapta da geçiyordu ve ben oldukça şaşırtıcı bulmuştum. Aynısı bana da oluyor, göğüslerimde bir an için yoğun bir süt akışı ile gelen sızı hissediyorum. Ardından bir kaç sn sonra kızım uyanıyor ve emmek istiyor. Uyanıkken de çalışıyor bu alarm. Bir şekilde vücudum kızımın açlığını anlıyor. En şaşırtıcısı da zamanlama, eğer yanında değilsem uyarıyı alır almaz başına gidiyorum ve tam da o anda uyanıyor.  Her defasında hayretler içinde kalıyorum.

Benzer deneyimi yaşayanlarınız var mı acaba?

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Dr. GeCe , Asistan Helo

Mayıs 07, 2012 26 Comments
İşte yeni bir hizmetle karşınızdayız sevgili okurlar. Dr GeCe ve asistanı Helo sizler için gece gündüz demeden araştırarak çeşitli problemlere çözüm arayacak. Sevgili asistanım Helo, ona karşı gösterdiğiniz ilgiye karşılık olarak gönüllü denek olmayı kabul etti ve kendisi tüm araştırmalarımızda kobay olarak kullanılmayı göze aldı. İlk araştırma konumuz "gündüz (veya gece, bizim durumumuzda gündüzdü) sürekli emmek isteyen, uykuya dalamayan bebek nasıl uyutulur ve uyku düzeni nasıl kurulur" bu yazımızda deneyimlerimizi paylaşacağız. İlerleyen zamanlarda, diş nasıl çıkarılır, bezden nasıl kurtulunur gibi konularda araştırmalarımızı sunmayı umuyoruz.

Daha önce yazdığım gibi başlarda silikon meme uçları ve biberon ile besleniyordu Helo. Silikon uçları ilk bir kaç dakikadan sonra çıkarıyordum ama başlangıçta çok dolu olup da kaybolmaya yüz tutmuş uçları tutamıyordu. Birkaç hafta önce silikon uçlardan birini evde kaybettim, ara tara bulamadık. Birkaç gün tek uçla idare ettim ama sürekli yıkamak sterilize etmek vs zor geliyordu, bir gün aman yeter bir de uçsuz vereyim dedim ve sorunsuz aldı. Meğer Helo dünden hazırmış da ben bilmiyormuşum. Oh ne ala, şimdi sterilizasyon derdi yok, biberondan da kurtulduk ne güzel diye sürekli emzirmeye başladık. Bir de yatarak emmeyi de öğrendi Helocan, sırt ağrılarından da kurtulduk, benden keyiflisi rahatı yok.

Fakat işler umduğum gibi gitmedi. Herhalde meme emmenin keyfine vardığından olacak bizimki sürekli emmek istiyor, biraz emdikten sonra 10-15 dak. lık şekerleme uykusu yapıyor, ardından yine uyanıyor emmek istiyordu. Neredeyse bütün gün hiç derin uykuya dalmadan sürekli emmek istemeye başladı. İşin kötü yanı, sürekli emzirdiğim için yemek yemeye dahi vakit bulamıyordum, yemeyince süt olmuyor, sürekli emdiği için yeniden süt dolması için vakit kalmıyor, günün sonunda sıksam damla çıkmayacak hale geliyordu göğüslerim. Ve Helo hiç tokluk hisetmiyor tabi. Aç olduğu için o zamana kadar sorunsuz olan gece uykularına geçişi bile etkilendi. Çok ağlıyor uyuyamıyordu. Bu olay birkaç gün devam edince, artık sütümün kesilmeye başladığını bile düşünür olmuş, moralim bozulmuştu. Bir gece yine böyle bir kriz yaşadıktan sonra düşündüm. Ne değişti, ne oldu diye.

Önceden emse de arada biberonla sağdığım sütleri veriyordum gün içinde. Çünkü yorgun oluyordum ve arada özellikle sırtımı dinlendirmek istiyordum. Biberonla verdiğim zaman, bir memedeki süt miktarını çok kısa sürede bitiriyor sonra doyup uyuyordu. Oysa memeyi doğrudan emdiğinde daha çok yorulduğundan olsa gerek, tamamen boşaltması uzun sürüyordu. E arada uyuduğu için de daha bitmeden yeniden acıkmış oluyordu, aynı havuz problemi gibi. İki musluğu olan havuzda, biri doldururken diğeri boşaltırsa hiç dolmaz (ya da çok uzun sürer) ya aynen onun gibi olmalıydı midesi. Öyleyse hızlı ve kısa sürede emmesini sağlamalıydım, tabi bunun için ise göğüslerin aynı biberon gibi dolu olması yada biberonla vermek gerekirdi.

Önce cıvımış memelerin yeniden dolması için zamana ihtiyaç vardı. Bunun için nispeten uzun uyuduğu geceleri sağdım ve bir süre biberonla verdim. Sağdıkça süt artıyor ve zamanla göğüsler yine dolmaya başladı. Tam dolu memeyi emdiğinde de biberon etkisi oluyor (hızla ve kısa sürede emiyor) ve hatta doyduğunda kendisi bırakıyordu ki çok şaşırdım. Demekki önceden doymuyordu. Şimdi sürekli sağıyorum, memelerin tam olarak süt dolması için zamanı ayarlıyorum. Bazen biberonla doyduğu halde keyif memesi isterse boş olanı veriyor, diğerini biriktiriyorum, Bir şekilde ayarlamaya çalışıyorum yani.

Tam doyduğunda ise uykuya dalması kolay oluyor ve uzun süre tok kaldığı için uyanmadan birkaç saat uyuyabiliyor.

Bu yaşadığımız bize has bir deneyim herkeste işe yarar mı yaramaz mı bilemem ama bazı açılardan fikir verebilir diye paylaşmak istedim.