alt bezleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alt bezleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2012 Cuma

Altın Yumurtlayan Tavuk

Mayıs 25, 2012 39 Comments
Anne olunca öğrendim, kaka altın renkli ise iyi, yeşil ise kötüymüş. Çok şükür birkaç kez dışında hep altın renkte oldu kakalarımız. Helo'nun altını açtığımda altın rengi kaka gördüğümde sevinip eşime sesleniyorum, kocacım zengin olduk yine altın yumurtlamış bizim tavuk :)

Altını temizleme işini doğduğundan beri pamuk ve sıcak su ile yaptım. Birkaç gün öncesine kadar her altını açtığımda hemen üşüyordu, elleri buz kesiyor ve çenesi titriyordu bazen. Ben de çabuk çabuk yapıyorum bu yüzden alt değiştirme konusunda oldukça da hızlandım.

Dışarıya çıktığımızda sıcak su bulabilme imkanım varsa aynı şekilde temizlemeye devam ediyorum. Ancak bazı zamanlar su bulma imkanım olmuyor ve o zaman ıslak mendilleri kullanıyorum. Toplamda 2 kere falan ıslak mendili kullandım ama geçen gün konsoloslukta kullandıktan sonra kakamız yeşil oldu :(

Aslında orda da sıcak su bulabilirmişim ama akıl edemedim. Mendil ile silerken hava sıcak olmasına rağmen üşüdü biliyorum. Hemen sonraki kakası yemyeşil olmuştu ve birkaç kaka böyle devam ettikten sonra çok şükür düzeldi. Fakat her mendil kullandığımda böyle mi olacak diye korkuyorum. Gerçi havalar daha da ısınacak ama mendilin ısısı kapalı popo ısısına göre oldukça düşük.

Bu konuda tecrübeli annelerin yardımına ihtiyacım var. Islak mendili nasıl kullanıyorsunuz, bizim durumumuzdaki gibi üşütme söz konusu mu? Ben nerde yanlış yaptım?

Sonradan güncelleme: Gelen yorumlardan öğrendim ki yeşil kakanın sebebi üşütme değil emme bozukluğuymuş. Yorumları okumayacaklar için bu yazı yanlış yönlendirme yapsın istemedim. Fakat genelde hep aynı şekilde emdiği halde, bizde yeşil kaka üşüdüğü dönemlerde oldu. Ya tesadüftü ya da üşütmeyle gerçekten alakalı bilemiyorum. Ancak sorum hala geçerli.

23 Nisan 2012 Pazartesi

Yıkanabilir Bezler ve Kalça Çıkıklığını Önleme Üzerine

Nisan 23, 2012 19 Comments
Eskiden annem dikiş diktiği için gelen gidenimiz çok olurdu. Yıllar önce bir keresinde bir kadın ve bebeği gelmişti ve bebeğinde malesef kalça çıkıklığı vardı. Yürüyebilecek yaştaki bebeğin, bir çeşit protez alçı gibi birşeyle kalçasının sarılı olduğunu görmek, sürekli yatmak zorunda kalması beni o zamanlar çok etkilemişti.

Elbette ki hayatta neyin ne zaman olacağı, başımıza neler geleceği belli olmaz. Fakat yapabiliyorsak elimizden gelen önlemleri almak gerekir diye düşünüyorum. Bebeklerde kalça çıkıklığı doğum sırasında veya kalıtsal sebeplerden olabildiği gibi, doğumdan sonra da yanlış tutuşlardan da kaynaklanabiliyormuş. Bu sayfada bu konuda çok güzel bilgiler mevcut. Bebeğin büyütülmesi sırasında yapılan başlıca hatalar, kundak yapmak, yanlış bezleme, hatalı giysiler, hatalı tutuş ve taşıma gibi başlıklarda ayrıntılı bir şekilde açıklanmış.

Bu açıklamalardan yanlış bezleme kısmında ise şöyle yazıyor
Genellikle ara bezlerinin geniş olmasına dikkat edilmemekte, küçük bezler kullanılmakta, bezler kasık hizasında bağlanmaktadır. Hazır bezler, herhangi bir bez bağlanmasına göre kesinlikle daha sağlıklı olmakla beraber ülkemizde üretilen bezlerin hiç birinin boyutu diğerini tutmamaktadır. Bezin, dar ve küçük olması, kasık hizasında bağlanması kalça gelişimini olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir.
Aynı sayfada bir diğer açıklama ise şöyle
Geniş bez kullanımının bacakların eğri olmasına yol açacağı düşüncesi, yukarıda saydığımız hataları arttıran bir diğer yaygın inanıştır, oysa gerçekle hiç bir ilgisi yoktur. Bebeklerin 1 yaş civarında bacaklarında içe doğru hafif bir eğrilik olması normaldir ve kendiliğinden düzelir. Aşırı eğrilikler ise vitamin yetersizliği, aşırı kilo veya başka bazı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkar, çocuk doktoruna ve ortopedi uzmanına başvurmayı gerektirir. Sebebi kesinlikle geniş bez değildir.

Hastanede kaldığım zaman, bebeğin altına hazır bez üzerine bir de kalın pamuklu bir bez konduğunu yazmıştım. O zaman hemşire anlatırken bunun önemini ve kalça sağlığı için olduğunu vurgulamıştı. Ancak ben eve geldiğimizde ekstra bez koymayı bırakmıştım ve önemli olduğunu düşünmemiştim. Çünkü son yıllarda çevremde doğan bebeklerde hiç böyle birşey yapıldığını görmemiştim ve herhalde modası geçmiş, önemsiz bir uygulamadır diye düşünmüştüm.

Ta ki birkaç gün önce ortopedi doktoruna gidinceye kadar.

Hastaneden çıkmadan önce bir pediatri doktoru ayarlamızı istemişlerdi ve bundan sonra kızımın takibini o yapacaktı. Doğumunun 6. gününde doktoruna gittiğimizde bize bir ay içinde, ortopedi ve işitme kontrollerini yapmamızı söyledi. Geçen hafta gittiğimiz ortopedi doktoru, ultrason ile kalça ve bacak kemiklerini inceledi ve 4. ayda yeniden gelmemizi söyledi. Çok şükür bir sorun çıkmadı.  Giderken de altına sadece hazır bez bağladığım için, bezin üzerine mutlaka kalın bir bez koymamı vurguladı. Çok rahat iletişim kuramadığımız için herhalde, doktorların yapmamı söyledikleri şeyleri sorgulayamıyor ve koşulsuz kabul etmeliyim gibi hissediyorum.

Doktor kontrolünden bir gün önce ise, yıkanabilir bezleri denemeye başlamıştım. İtiraf etmeliyim ki ilk gün kullandığımda, aldığıma pişman olmuştum. Kafamdan "benim kızım daha ufacık, poposu böyle kocaman oluyor, hiç kullanmasam mı acaba. Hem sık sık değiştirmem lazım, uyandırmaya kıyamam ki. Cümle aleme de duyurduk, kullanmasam bak gördün mü diyecekler. Çevre koruması falan dedim ama canım kızım herşeyden değerli" gibi bencilce düşünceler geçmişti.

Fakat doktor kalın bez deyince, ben bu yıkanabilir bezlere bir şans daha vereyim dedim ve ondan sonra içim daha rahat şekilde kullanmaya başladım. Fakat geceleri uykusunu fazla açmamak için hala hazır bez kullanıyorum ve hazır bezin üstüne kalın olsun diye, yıkanabilir bezlerin çıtçıtlı dış katmanını da bağladım. Hastanede düz bir bez konmuştu ve onun kaymadan durması daha zor diye, çıtçıtlı parçayı takmak bana çok pratik geldi.

Fakat ertesi gün, elimde iki tane bulunan küçük beden çıtçıtlı bez kirlenince ve ben de yıkayamayınca, hazır bezin üzerine ne koysam diye düşünürken iki tane hazır bez bağlamak aklıma geldi. Üstelik üstteki bezi zıbını yukarı çıkmasın diye zıbının üzerinden bağladım, kalınlık olarak da iyi oldu.  İki tane üst üste hazır bez koymak özellikle geceleri işimi daha da kolaylaştırdı, çünkü içteki kirli bezi hemen alıyorum, üsttekini bağlıyorum. Fazla zaman geçmiyor, bebek üşümüyor ve bez de sıcak oluyor böylece. Ayrıca hiç alt açma bezi falan sermeme de gerek kalmıyor :) Şimdi hazır bez kullandığım her zaman çift olarak bağlıyorum.

Yıkanabilir bezlere gelince. Daha önce aldıklarımı bu yazıda anlatmıştım. Yazıdan sonra, gelen yorumlar üzerine Fuzzibunz'ın iki tane de yenidoğan boyundan almıştım . Bu bezin ebatı şu anda tam geliyor, yakında olmayabilir. Bizim hazırladığımız ara bezlerini çıtçıtlı dış bez üzerine koyuyorum ve üstüne de liners kaplıyorum. Yalnız hazırladığımız bezler oldukça büyük geldi ben birkaç tanesini ikiye kestim ve yarım kullandım. Yaklaşık iki saatte bayağı ıslanmış oluyor ancak üzerine koyduğum linersın, poposunu nispeten kuru bıraktığına (elbetteki hazır bezler kadar kuru değil) şahit oldum ve çok sevindim. Çünkü ara bez gayet ıslak iken, liners neredeyse kuru ve popo da sadece biraz nemli.

yıkanabilir bez, ara bezi ve liners ile birlikte

çişli bez, liners oldukça kuru
Aşağıdaki resimde de bezin kalınlığı gözüküyor. Kızım ne kalınlığından ne de çişli bezden rahatsız olmadı şimdilik. Bir kere de kaka tecrübe ettik fakat biraz fazla yaptığı için, liners ve bezin kaka direnci konusunda çok sağlıklı bir bilgi veremeyeceğim henüz :)

Bugün ayrıca kızım tam tamına bir aylık. Doğduğu gün doğum tarihini düşünürken ilk aklıma gelen "aaa ne güzel 23 Nisan'da tam bir aylık olacak kızım" diye geçti aklımdan. Bir çok kişi gibi 23 Nisan benim de en sevdiğim günlerden biri. Kutlu olsun tüm çocuklara ve çocuk kalanlara..