31 Mayıs 2009 Pazar
30 Mayıs 2009 Cumartesi
29 Mayıs 2009 Cuma
Fırfırlı Etol
27 Mayıs 2009 Çarşamba
Zayıflamak İsteyenlerin Dikkatine
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Buyrun Sabah Kahvesine
Güzel bir haftaya başlamak için mis gibi gül kokulu kahve ikram ediyorum sizlere...
Yanında da gül yapraklı keseler, çalışırken bunaldığınızda biraz koklayıp rahatlayın diye.24 Mayıs 2009 Pazar
23 Mayıs 2009 Cumartesi
Deterjan Kutusundan Dergi Kutusuna
Bu kutuyu önceki yazımdaki dergi kutusu gibi kesebilir ve önden yuvarlak bir delik açabılirdim. Ancak arka kısmını kesmedim çünkü bazı dergiler yanlara doğru yamuluyor ve benim gibi fotokopi kağıdan alınmış yığınlarca çıktınız varsa bunların da dik durması zor. İşte böyle eğilebilen malzemelerimi koymak için tamamen kapalı bir kutu yaptım.
21 Mayıs 2009 Perşembe
.stats. 2
19 Mayıs 2009 Salı
Gelin 1 Olalım
Bu resim bizim üniversitenin duvarlarında görüp en sevdiklerimden biridir. Atamız İ.Ü.ni ziyarete gelmiş, dersi bölen ve ona hürmet etmek isteyen hocaya derse devam etmesini söyleyip o da öğrencilerin arasına oturmuş.
Bugün 19 Mayıs, Atamızın bize bayram olarak hediye ettiği bir diğer güzel gün. 19 Mayısları haliyle lise yıllarımda daha çok severdim. Çünkü ilkokuldan beri heves ettiğim ancak sadece lisede iken yer alabildiğim bando takımındaydım. Her yıl 19 mayıslarda (ve 29 ekimlerde) erkenden kalkar, bembeyaz çoraplarımı ve eldivenlerimi giyer törene giderdim ve bundan hiç şikayet etmedim. Eteğim beyaz pileli, ceketim ise kırmızı üzerine altın sırmalı ve altın düğmeliydi. O üniformalar içinde insan kendini bir başka hissediyor keşke yeniden olabilsem.
Bu sabah da çok erken uyandım, bir türlü uyku tutmadı ve yazmayı düşündüğüm aşağıdaki mevzular kafamdan yazıya dökülmedikçe rahat edemeyeceğim.
Biliyorsunuz son yıllarda ülkemizde iktidar partisi yandaşları ve ona muhalefet olanlar şeklinde iki kısım oluştu. Her iki taraf da birbirine kızıyor, hatta nefret etmeye başladı. Son seçimlerden sonra ben de nasıl insanlar bu kadar kör olabilir, hala aynı partiye oy veriyorlar diye sitemli ve üzgündüm.
Kafam karışık olduğu zamanlarda en büyük desteği eşimden alırım, onun kafası hiç karışmaz, her zaman objektif ve nettir. Böyle çok canım sıkkın olduğu bir akşam bana şöyle dedi.
"Şu anda tam da olmasını istedikleri gibi davranıyorsun, ülkemizin bu hale gelmesinin nedeni bazı dış güçlerin istediği ve sebep olduğu birşey. Yangına körükle gitmek yerine bu durumu tersine çeverip her iki taraf da anlaşmalı, uzlaşmalı ve bir olmalı" dedi.
Gitgide bu fikre inandım ve şimdi kızgın değilim. Belki daha değil ama ilerde tekrar milletçe bütün olmamızı umuyor ve istiyorum.
Düşünün bir, yıllardır kendi kendimize didişmekten başka ne yapabildik, birçok alanda ilerleyemiyoruz çünkü çok meşguluz kavga etmekle. Bu arada topraklarımız satılıyor ve bilmediğimiz daha bir sürü şey oluyor. Bu kargaşa ortamından kesinlikle her iki taraf da kârlı çıkmıyor.
Şimdi iktidar yandaşları biz sayıca çoğunluğuz, siz gidin bize birşey olmaz diyebilir. Sanıyorlar mı ki şimdi kukla iken daha sonra kuklalıktan kurtulacaklar. Bizim tek kurtuluşumuz yine kendimizde.
Eminim Atam insanlarımızdaki bu "biz haklıyız-hayır biz haklıyız " tartışmasını hoş görebilir ama ülkemiz, önce içten, sonra dıştan bölünse kemikleri sızlardı.
Bu yüzden daha geç olmadan bir olalım diyorum ben. Sonuçta aynı milletin şanlı evlatlarıyız. Bize kendimizden başka yâr yoktur.
Tüm yaşanan tartışmalar, gerilimler unutulur, çok büyük olmadığı sürece. Geçmişe bakınca unutamayacağımız hatalar yapmamamız dileğiyle.


