12 Mayıs 2010 Çarşamba

Bu Aralar...

Mayıs 12, 2010 18 Comments

Merhabalar... Hala eski performansıma dönmüş değilim, zira dönüp dönmemek konusunda da kararsızım yazdığım gibi. Bu arada yaptıklarımı blogumda paylaşmayınca, aslında ne de çok hatıranın unutulup gittiğini farkına varıyor insan, geçmişe baktıkça iyi ki paylaşmışım, ne çok şey yapmışım diye düşünülüyor.

Bu aralar kocacığımla ayrılık öncesi maksimum zaman geçirme konusunda çabalıyoruz. Geçen yazımda tahmini bir süre vermiştim, şimdi neredeyse kesinleşti, 10 gün kadar sonra gidecek.

Bu arada Paşanın annesi olan ablam yeni evine taşınma telaşında. Daha önce de yazmıştım, evinin dekorasyonu için özenle çalıştık, ben de bu arada bazı şeyler hazırlıyorum. Yukarıdaki resimde görülen resimler beyaz çerçeve içinde tablo olacaklar.  Yazılı olan mutfağa, EAT WELL LIVE WELL yazdım ki ablam sağlıklı lezzetli yemekler hazırlaması gerektiğini unutmasın :)

Diğeri de antre için ya da salonun bir köşesine uygulanacak olan dinlenme köşesi için, daha karar vermedim.


Bundan başka beyaz ağırlıklı döşenmiş mutfağına biraz renk katmak amacıyla resimdeki yastık kılıflarından örüyorum, kimisi de aynı renklerde ve çiçekli olacak. Bunlar mutfak sandalyelerinin oturma kısımlarına ince bir minder ile uygulanacak.

Daha birçok şey yapmıştım ama baktım ki fotoğraf makinesinin hafızasından aktarmış kocacım, evdeki bilgisayarda yani. Onları da daha sonra paylaşırım.

Tamamen hobi olarak başladığım blog tasarımı işim haline geldi sanki, kendime şaşıyorum. Ama çok seviyorum tasarlamayı. Sırada yeni tasarımlarım var yapılacak ve heyecanlandırıyor beni. Bazıları tanıdığınız bloglar olacak bakalım görünce şaşıracak mısınız.


Son yaptığım tema Deniz'in Mutfağı, öyle şeker ve ferah oldu ki. Deniz renkli bir arkaplan uyguladım. Biraz farklı bir tasarım oldu bu.  Banner, arkaplan, yukarı ve aşağı doğru görülen çerçeveli beyaz alanların tasarımı bana ait. yandaki kız resmi ve cupcake resimleri hazır, Hoş bir kombinasyon oldu. Sitesi burada.




Bir önceki yazımda link verdiğim ama resimlerini koymadığım bundan önceki iki blog tasarımı da  şöyle, 3prenses'in teması


ve Finlandiya'da  Fizik Doktorasını yapan (meslektaşım) Hintli Ananda'nın blogu.

Şimdilik benden bu kadar, tekrar görüşmek üzere, yorum yazmıyorum ama ara sıra sizleri ziyaret ediyorum. Sevgilerimle..

29 Nisan 2010 Perşembe

Durabilmek..

Nisan 29, 2010 10 Comments

Hayatımızın her aşamasında birşeyler öğrenip, olgunlaşıyoruz. Bu günlerde benim derdim hayatın akışına karşı durabilmek. Uzun zamandır yazmadım, doğrusu daha kendimi hazır da hissetmiyorum. Gün boyu yaptığım şeyler o kadar çokmuş ki, durmayı öğrenmeye çalışıyorum. Birşeyle meşgul iken kafamdan bir sonraki yapacaklarımı (yaklaşık 3-4 şeyi aynı anda) düşünmekten anın tadını çıkaramaz olmuşum. Onu bırak her işimi aceleyle yapmaktan ve eğer yapmazsam (tamamen kafamdan yaptığın planlara uyamazsam) stresimden tırnaklarımın kenarlarını yara bere yapmışım. Hızıma uymayan kişileri (çoğunlukla eşimi) acele etmeye zorlamaktan kırmışım, vücudum bu hıza uyum sağlayamayıp her yerimi ağrılar basmış.


İşte bu yüzden 23 Nisanla birleştirerek bu haftanın başından 3 gün izin aldım. Ce ile biraz gezdik, dinlendik. Yazmamın sebebi sadece bu değil elbette. Zaman zaman sıkıntılarım da oldu her insan gibi. Çok şükür önemli birşey değillerdi ve en önemlisi ise Ce ile aramızda olan bir sorun değil. Daha çok iş sıkıntıları.

Hayatımızdaki bir diğer gelişme ise eşimin yaklaşık 15 gün sonra (tam kesin değil ama tahmini) yurt dışına gidecek olması. Belirsiz bir süre orada çalışacak ve belirsiz bir süre görüşemeyeceğiz. Bu ayrılık öncesi kalan tüm zamanlarımızı beraber değerlendirmek istedik.


Bundan başka tezim, işim ve şimdi de eşimin gidişinden doğan belirsizliklere karşı da stres olmuş durumdayım. Stresimi çözmem için yapabileceğim hiç birşey yok. Benim gibi bir aksiyon insanı için öyle zor ki bu. Bir yandan da daha sabırlı olmayı öğrenmem gerekiyor. Mesela bilinen bir problem olsa onu ortadan kaldırmak için hemen harekete geçersin, çabalarsın ama böyle durumlarda zamana bırakmaktan başka birşey yok ve bu benim için oldukça zahmetli.

Tabi bu sıkıntılar (aslında bir çoğu kendi tavırlarımdan dolayı oluyor biliyorum) arasında iyi şeyler de oluyor. Eşimin gidişi olumsuz birşey değil, aksine çok büyük bir fırsat. Çok şükür sağlık ve maddi problemimiz yok. Projeden bilgisayarlarım geldi, hayalini kurduğum iMac'a kavuştum. Sonraaa İngilizcem çok gelişti. Yabancı biri benden blog teması istedi. Onunla yazışmaktan epey yol katettim, bir de acemi blogcuydu her şeyi anlattım blogla ilgili.  Ayrıca benim gibi fizikçiymiş arkadaş olduk. Blogu burada.

Ondan başka bir de 3Prenses'e tema yaptım, bugün yükledim. Bir sürü harika kitap okudum onları da yazıcam, çok güzel yerleri gezdik vs.

Ancak sanırım eşim gidene kadar biraz daha uzak kalacağım. Ben sizleri arada okuyorum ama yorum yazmıyorum malesef. Daha sonra görüşmek üzere, beni merak eden herkese teşekkürler.

Not: Resimler Atatürk arboratoryum'undan. Çiçekli resim, bir ağaç türü ve içinde kar kelimesi geçiyordu unuttum adını. Çiçekleri kar kristali şeklinde ve inanılmaz bir simetrisi var. İçiçe 5 li simetrilerden oluşuyor.

4 Nisan 2010 Pazar

Kotalı ADSL Kullanıcılarının Dikkatine

Nisan 04, 2010 23 Comments
Bilmem farkında mısınız, Telekom bir dalavere yaptı. Herkesi hiç sormadan 8 mbit internet hızına çıkardı. Son bir aydır faturalarınız yüksek mi geldi? Ya da yakında yüksek faturalar gelecek göreceksiniz.

Tabi bunu tam olarak ne zaman değiştirdi bilmiyorum, belki de herkesin haberi olmuştur ben yeni farkediyorum. Otomatik ödeme talimatım olduğu için ve bu aralar kafam çok meşgul olduğu için faturamı takip edemedim. Ancak bu ay henüz gelmemiş olan faturamızda 4 GB lık kotamızı 6 GB kullanmış olduğumuzu farkettik dün. Ki biz bütün gün işyerlerimizde olduğumuz için 4 Gb doldurmuyorduk bile.

Bizim tarifemiz 1 mbit hızlı 4Gb kotalı ayda 30 tl ödediğimiz tarifeydi. Şimdi hızı 8 mbite çıkardıklarında sabit ücret otomatikman 33 tl ye çıkarılmış. Hadi 3 tl fazla değil ama 8 kat hızlı internetin sonuçları ağır. Kişi farkında olmadan aynı sürede kalsa bile internette, daha çok sayfa geziyor ve kotalar dolup dolup taşıyor.

Mesela şimdi bu bizim 2 Gb lık aşım 20 tl den fazla ilaveye neden olacak belki 55 tl ödeyeceğiz. Eşim diyor ki ben 8 mbit istemiyorum, nasıl bana sormadan bu değişikliği yapabilirler. Üstelik seçme şansımız da yok, istediğimiz hızı alabileceğimiz.

Böyle insanlar farkedene kadar birkaç ay milyonlarca kişiden 2 kat fazla fatura tahsil edecekler. Daha sonra herkes belki sınırsız kotaya geçmeye çalışacak ve amaçlarına ulaşacaklar. Böyle kandırmaca ile iş yapan firmalara çok kızıyorum.

Sanırım şimdilik tek yapabileceğimiz kotalara dikkat etmek. Fazla internet kullanmamak, eminim kullanıcıların isyanı bir süre sonra gündeme düşecek.

Ah telekom ah.

2 Nisan 2010 Cuma

Dr. Ce

Nisan 02, 2010 34 Comments
Merhabalar,

Öncelikle dün fazla belirtmemiş olsam da doğum günümü kutlayanlara çok teşekkür ediyorum. Aslında bu yıl için doğum günümü bugün kutlamaya karar vermiştim. Çünkü eşimin doktora tez savunması bu sabahtı ve ben bu zamana kadar başka bir şey düşünecek durumda değildim.

Evet eşim beni bir "doktor karısı yaparak" ondan beklediğim hediyeyi verdi bugün. 

Doğrusu benim için artık ünvanların çok fazla önemi yok, uzun yıllar üniversitede olunca bu gibi şeyler sıradan gelmeye başlıyor. Eşimin daha önce uzun yıllar kadro için beklediğini ama olmayınca, özel sektörde iş bulup çalıştığını söylemiştim. Akademisyen olamadı ama başlamış olduğu doktora tezini tamamlamayı başardı. Özel sektörde çalışıp sadece hafta sonları ve akşamları tez hazırlamak o kadar kolay bir iş değil, en azından ben buna şahidim.

Şimdi izninizle kocaman bir ohhhhh diyeceğim çünkü gerçekten çok sıkıntılı bir süreçti. Çünkü daha önce tez savunmasına girdiğini ama düzeltme aldığını yazmıştım. O zaman bu duruma o kadar üzülmüş ve kızmıştık ki, Ce'nin motivasyonu da bozulmuştu. Tezi yarıda bırakmayı bile düşündü. Fakat hem hocası hem de ben annemler falan tekrar ikna edip, devam ettirmeyi başardık.

Aslında daha sonra bu uzatma döneminin ne kadar iyi olduğunu anladık, her işte bir hayır vardır sözünü canlı örneklerini yaşadık tekrardan. Eğer o zaman tezi bitmiş olsaydı, öğrenciliği de bitmiş olacağından askere gidecekti. Düzeltmenin alınması ile birlikte öğrenciliği 6 ay uzadı ve askerliği ertelendi. Ve bu süreçte karşımıza öyle fırsatlar çıktı ki, askerde olsaydı onları kaçırmış olacaktı. Şimdi bunun için şükrediyoruz.

Şimdi Ce'yi doktor kocası yapma sırası bende, inşallah ben de bir süre sonra bu sıkıntıyı atlatıp, muradıma erebilirim.

Sevgiler

1 Nisan 2010 Perşembe

24 Mart 2010 Çarşamba

22 Mart 2010 Pazartesi

17 Mart 2010 Çarşamba

Mart Ayı Blog Teması Hediyesi / Free Personalized Blogger Theme Contest

Mart 17, 2010 32 Comments

Merhabalar, bu aya ait tema hediyemi gerçekten titizlikle hazırladım ve çok hoşuma da gitti. Doğrusu bir çok yeni teknik de kullandım.

Genel özelliklerine bakacak olursak, arkaplanda zigzag bir desen ki son zamanlarda her alanda moda olmaya başladı bu desen.

Bannerde sizin blog adınız resimdeki stilde yazılacak ve blog tanımı varsa o da ilave edilecek.

Postun üzerinde pembe ve mavi şeritler, postun altındaki yeşilimtrak şeritle birleşip post aralarında 3 lü şerit kombinleri oluşturacak.

Sidebarın arkaplanı desenli ve her bir widget ayrı kutuyla belirtilmiş şekilde düzenli karmaşasız bir görüntü verecek. Sidebarda desenli iki resimde logo veya resminiz yer alabilecek.

Ve en büyük yenilik (kendi icadım) resimlerin her biri aynı sitilde olacak. Bordürleri aynı renkte ve her resmin altında blogunuzun urlsi yada nickiniz otomatikmen yazılı olarak çıkacak.

Bu temayı kazanmak için bir hafta süreyle bu posta yorum gönderebilirsiniz. Yorum gönderenler içinden yapılacak çekilişle talihli belirlenecek ve ona özel uyarlanacak. Yarışmayı istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Bloga daha yakından bakmak isterseniz bu adrese bakabilirsiniz.

****
This is a contest which gives you a chance to get a free personalized blogger theme pictured above. The only thing you have to do is just to make a comment. The contest will be closed after a week, then a lucky person will win by using random number generator.  Click here to look the theme closer. Good luck everyone.

16 Mart 2010 Salı

Düğün Hikayesi'ne Yeni Tema

Mart 16, 2010 12 Comments

Yine pembe ama napıyım:)

Sevgili Ayça'ya daha onun geçen seneki doğum gününden, doğum günü hediyesi sana bir tema yapacağım demiştim. Kaç ay geçti yıl olacak nerdeyse ben yapmamıştım. Aslında bunun nedeni kafamda onun için tasarladığım tema için istediğim arkaplana raslayamamdı. Bu pembe fona rasladığımda düşündüğüm şeyi bulduğumu anladım (ben kırmızı düşünüyordum ama pembe daha romantik böyle olsun dedim) sonrası kendiliğinden ortaya çıkıverdi.

Blogumun son yazıları tema, örgü, tema örgü şeklinde gidiyor. Ben bile sıkılmaya başladım. Artık eskisi kadar zaman ayırmıyorum ama bunu kasıtlı yapıyorum, çünkü işime odaklanmalıyım. Sanıyorum birkaç ay sonra daha normale dönebilirim. İşlerimin arasında dinlenme molalarında ise tema ve örgüye zaman ayırdığım için haliyle bunlar çıkıyor ortaya.

Bu arada bir de çok fazla kitap okumaya devam ediyorum. Okuduğum son iki kitapla ilgili bir şeyler de yazıcam ama ne zaman bakalım.

Sizleri de zaman zaman okusam da düzenli değil, ama arada göz atıyorum bilesiniz.

Bu yıl benim için çok yoğun geçecek biliyorum. Aynı zamanda çok da heyecanlı. Hayatımı kontrol etmeyi ne kadar sevsem de, bu belirsizlikler beni hem sıkıyor, hem heyecanlandırıyor. Garip bir hallerdeyim yani. Her an kalbimde bir pıt pıt, hayır olsun bakalım.

9 Mart 2010 Salı

Meşhur Oldum :p

Mart 09, 2010 30 Comments

Daha önce de yazmıştım, sağolsun İçimden Geldiği Gibi 'nin sayesinde haberim olmuştu, yine kendisi bana fotoğrafını çekip göndermiş. Yayınlandığı tarihten dolayı bu yazımın çıkmış olabileceğini tahmin ediyordum ama resim koyacaklarından emin değildim. İnsan seviniyor tabi. Bir çok arkadaşım daha önce basında yer almışlardı, onlara imreniyordum doğrusu, şimdi en azından benim de, küçük de olsa bir yerim oldu.