Haftanın Bilgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haftanın Bilgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2016 Perşembe

Haftanın Bilgisi: Buzdolabımda Su Birikiyor Ne Yapmalıyım?

Haziran 16, 2016 8 Comments

Buzdolaplarında bazen sebze meyve bölümünün altında su birikir ve sık sık temizleme ihtiyacı doğurur. Benim de başıma geldiğinde, üstelik birkaç günde bir tekrar tekrar oldukça, buzdolabımın artık bozulduğunu düşünüp yeni arayışlara girmiştim. Fakat sonradan bunun bir çaresi olduğunu öğrendim.


Meğer çok basitmiş, benim buzdolabımda yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü üzere arka duvarda bir delik var. Bazen koyduğumuz yiyeceklerin kırıntıları bozulan sebze artıkları falan bu deliği tıkıyormuş. Eğer su birikmeye başladıysa delik tıkanmış açın demekmiş. Buzdolabında oluşan buhar bu delikten atılıyormuş.

Elbette sizin dolaptaki delik farklı bir yerde olabilir ama dikkatlice bakın ve deliği arayın. Temizlediğinizde su birikmesi son bulacaktır.

28 Ekim 2015 Çarşamba

Haftanın Bilgisi : Bebeğimin Elleri ve Ayakları Buz Gibi. Ne yapmalıyım?

Ekim 28, 2015 12 Comments
İstanbul'dan döner dönmez bu konu hakkında yazmasam olmaz, zira yolda bile çocuklarımı durdurup eli üşümüş bu çocuğun diyenler oldu :)) Her iki çocuğum  da kuzey ülkelerinde doğup büyüdüğünden, soğuk konusuna biraz daha farklı yaklaşıyorum Türk annelerine göre.

Dışarıda hava soğuktur, soğuk birşey tutmuştur eller üşür bu normaldir. Isıtabiliyorsanız ısıtırsınız ama eller soğuk diye panik yapmaya gerek yok, çocuğun ellerinin soğuk olması üşüdüğü anlamına gelmez.

Fakat bu yazıda asıl değinmek istediğim, evde olduğunuz halde, ev sıcak, çocuk yeterince giyinmiş olduğu halde ellerinin ve ayaklarının soğuk olması. Bunun nedeni muhtemelen çocuğu gereğinden fazla giydirmiş olmanızdır. Çocuğu soyun, bir süre sonra düzelir.

Vücutta hararet fazla olduğu zaman, vücut ateşi düşürüp dengelemek için el ve ayaklardaki kan dolaşımını azaltır ve soğutur. Bu tamamen vücudun kontrol mekanizmasıdır. Hatta çocuklar ateşli hastalıklara yakalandığında, tüm vücut ateşler içinde yanarken el ve ayakların soğuk olmasının sebebi budur.

İdeal oda sıcaklığı 18 derece de diyen var 21 derece de. Bence bu biraz kişiye bağlı. Üstüste giyindiği kat sayısına ve hareketli olup olmadığına göre değişir. Bizim evde ideal sıcaklık 22-23 derece. Hepimiz bir atlet bir uzun kollu ince penye tişört ile üşümeden duruyoruz.

İçerde veya dışarda çocuğun üşüyüp üşümediğini anlamak için ensesine ve omuzlarına bakın. Serin ise (üşüdükleri zaman el ve ayaklardaki gibi buz kesmesi değil de daha bir serinlik hissi oluşuyor) üşümüştür, ama hala sıcak ise sorun yok, çocuğunuz üşümüyor.

Aynı kontrol mekanizması yetişkinler için de geçerli. Sabah sıcak yataktan kalkınca biraz ürpeririz ya bazen, işte o zaman omuzlarınıza bakın serindir. Bu yüzdendir Türk annelerinin yelek takıntısı.

Ben hiç yelek giydirmiyorum ama bazen çocukları aniden yataktan çıkarmam gerekirse (keyif yapa yapa yavaş çıkınca şhtiyaç duyulmuyor), ilk yarım saat yelekli tutup sonra çıkarıyorum. Tüm gün yelekle dolaştıkları neredeyse hiç olmadı. Bu yüzden annemin gazabına da uğruyorum hani :))

11 Ağustos 2015 Salı

Haftanın Bilgisi: Her Türlü Yaraya Lanolinli Krem

Ağustos 11, 2015 20 Comments
Doğum yapacak her kadının alışveriş listesinde vardır lanolinli kremler. Göğüs ucu çatlaklarını önleme ve tedavi etmede en etkili yöntemdir. Bu yüzden benim de elimin altında bulunuyor tabi.

Kızım doğduğunda ilk başlarda kısa bir süre meme ucu çatlaması yaşamış ve sonra ihtiyaç duymamıştım. Neredeyse hiç kullanılmamış haldeki kremimi aylar sonra, bebeğim hareketlenip de her yere kafasını bacağını falan çarptığında yeniden kullanmaya başlamıştım. Bazı annelerden duymuştum çünkü morarmalara birebir diye. Ben de defalarca tecrübe ettim ki gerçekten çok iyi geliyor. Diyelim alnını çarptığında, hiç bir şey sürmeden (su buz gibi müdahaleleri saymıyorum) renkten renge girerek (mor yeşil ve sarı gibi renkler oluyor çarpan yer) ortalama bir haftada geçiyorken, krem sürdüğümde hiç morarmadan hemen geçiyordu.

Şimdi oğlum muhtemelen daha memeye düşkün olduğu ve erkenden çıkan dişlerin acısını memeden çıkarmak istediği için hala meme ucu yaralarıyla boğuşuyorum (7 aydır). Ve neredeyse et gözüken derin yarıklarım oluyor. Bütün bu acılı yaralara lanolinli krem çok iyi geliyor. Akşamdan sabaha iyileşmiş oluyor, buna hem çok şaşırıyor ve hem de seviniyorum.

Bu kadar derin yarayı bile geçiriyorken kızımın koşarken düşüp kanattığı dizlerine, avuç içlerine de bu kremi kullanmayı akıl ettim ve uzun zamandır her yarasında bu kremi sürüyorum. Yine oğlumun yaptığı yüzündeki tırnak çiziklerinde, düşmelerinde, sıyrıklarda, aklınıza gelen her yarada kullandım kullanıyorum. Gerçekten müthiş bir etkisi var, hızla ve kolayca iyileştiriyor yarayı. Artık çantamdan hiç çıkmayanlar arasında.

Acaba bunu nasıl yapıyor diye araştırdım ve Lansinoh'un blogundaki açıklamalar beni tatmin etti. Bu kremin prensibi nemle yara tedavisi esasına dayanıyormuş. Gerçekten de sürünce bir süre yapış yapış nemli bir tabaka oluyor.

::::::::::::::::::
Nemle yara tedavisinin bir diğer faydası da ağrıyı hızla rahatlatıp, bu rahatsızlığı yaşayan anneye acil destek sağlamasıdır.
Nemle yara iyileşmesi nedir?
Meme uçlarının ağrılı veya çatlamış olması durumunda, tüm diğer cilt sorunları gibi, önerilen en etkili tedavi cildin nemini arttırmak ve onu daha fazla kurumaktan korumaktır. Nemli ortamlarda, yaralar genelde daha çabuk iyileşir ve kabuklaşma olgusu azalır. Kuru ortamlara göre, leke kalma oranı daha azdır. Nemle yara iyileştirme yöntemi, derinin içindeki doğal nemi tekrar kazanmasıdır. Hızlı bir iyileşmeye ve kabuklaşmadan tedavi olmaya yol açar.

LANSINOH, cildin üstünde, nemle yara iyileşmesini mümkün kılan bir tabaka oluşturur.

LANSINOH bir bakteriostatiktir. İçinde su olmadığı için, bakterilerin üremesine izin veren bir ortam yaratmaz. LANSINOH gibi bir nemlendiriciyi uygulamak, kuru ve çatlamış bölgeyi yumuşatır, rahatlatır, sancılı bölgedeki serbest sinir uçlarını örter ve böylece sancıyı bitirir.
:::::::::::::::::
Daha fazla bilgi burada http://lansinoh-lanolin.blogspot.nl/2012/11/lansinoh-lanolin-krem.html

Tabi illa ki bu marka olması gerekmez, sanırım lanolin içerikli diğer markalar da aynı işlevi yapıyordur.

2 Ağustos 2015 Pazar

Haftanın Bilgisi: Google'dan Görüntülü Çeviri

Ağustos 02, 2015 2 Comments
Google Translate uygulamasını hepiniz bilirsiniz. Bu güne kadar kelime, cümle, web siteleri vs yazarak neredeyse her dil için çeviri hizmeti alıyorduk. Ancak şimdi biraz daha gelişmiş bir hizmetle karşımızda. Türkçe'yi de destekleyen görüntülü çeviri.

Biliyorsunuz Hollanda'da yaşıyoruz ve henüz dile hakim değiliz. Bu durumda eve gelen postalar, broşürler, yoldaki yazılar, okullardaki duyurular herşey bizim için ekstra iş demekti. Ancak Google'ın yeni özelliği sayesinde artık daha kolay olacak. Çünkü telefonu sanki büyüteç tutar gibi yazının üzerine tutunca, ekranda çevirisini gösteriyor.


Özellikle yurt dışı gezilerinde çok işimize yarayacağı kesin.

Bu özelliği kullanmak için telefonunuzda google translate app indirin ve kullanmaya başlayın. 


Görüntülü çeviri özelliği ile birlikte sesli çeviri özelliği de yenilikler arasında. Henüz bunu test etmediğim için performansını bilmiyorum ama görüntülü çeviri gerçekten işe yarıyor.

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Haftanın Bilgisi: Bir Resimden İtibaren Arama Yapmak

Mayıs 18, 2015 0 Comments
Diyelim ki bir çiçek fotoğrafı çektiniz ama adını bilmiyorsunuz. Google'dan aramak istiyorsunuz ama nasıl arayacaksınız? Hakkında hiç birşey bilmiyorsunuz. Belki sarı çiçekli, ortası beyaz, yaprakları dikenli... gibi özelliklerini yazıp uzun uğraşlar sonunda bulabilirsiniz. Ya da en kolayı fotoğrafı arama motoruna yükler, bu fotoğrafla ilgili bana bilgi ver dersiniz :)

Google birkaç yıl önce, çoğu kişinin hala haberdar olmadığı ve bu yüzden pek kullanmadığı bir özellik eklemişti. Bu yazıyı hazırlamak için araştırdığımda gördüm ki bu hizmet Google'dan önce bazı web servislerinde varmış. İngilizce " reverse image search" (tersinden görsel arama) diye tanımlanan özellik sayesinde, arama bölümüne kelime yazarak değil de bir görsel ekleyerek arama yapıyorsunuz ve o görselle ilgili bilgiler veren siteleri arama sonucu olarak alıyorsunuz.

Bu özelliği uzun zamandır bilmeme rağmen ne yazık ki pek kullanamıyorum. Google'ın tersine görsel arama işlevi, bilgisayardan açıldığında çalışıyor ama tablet ve mobil araçlarda bu özellik eklenmiş değil. Oysa ben de dahil bir çok kişi için, telefondan çekilen fotoğrafı bilgisayara aktarmak, sonra da bilgisayarı açıp aramak uzun iş. Yine de bilgisayardan yapmak isterseniz nasıl kullanacağınızı bu yazıdan öğrenebilirsiniz. https://support.google.com/websearch/answer/1325808?hl=tr

Eğer tarayıcınızda yukarıdaki linkte bahsedilen minik kamera işareti çıkmıyorsa, tarayıcıya bir eklenti kurmanız gerekir. Genelde her tarayıcının ayarlar kısmından bu webstore'lara ulaşılabilir. Chrome kullanıyorsanız bu eklentiyi şu adresten bulabilirsiniz:
https://chrome.google.com/webstore/unsupported?hl=tr

Bu durumda mobil cihazlar için iki seçenek kalıyor. Birinci yol, bu işi yapan uygulamaları yüklemek. Google'ın android için çıkardığı bir app var ama iphone için kullanılabilir değil. Ancak başka geliştiricilerin uygulamaları da mevcut. En iyisi appstore'da "reverse image search" yazıp uygun bir app bulmak ve indirmek.

Ancak benim gibi telefonu çok sık kullanılmayacak uygulamalarla doldurmak istemeyenlerdenseniz, bu işi yapan web siteleri imdadınıza yetişecektir. Bu da ikinci yol oluyor. Dediğim gibi google'ın bu işlevi mobil cihazlarda çalışmıyor ama tarayıcınızdan ulaşabileceğiniz aşağıdaki siteler, doğrudan galerinizden resmi yükleyerek arama yapmanıza imkan veriyor. En popüler birkaç site şunlar

https://www.tineye.com/
http://www.iqdb.org/
https://www.imageraider.com/
http://karmadecay.com/

Bu işlev özellikle blog yazarları için ayrıca faydalı. Bazen yazılarımıza koyacağımız görselleri, önceden kaydetmiş ve kaynağını unutmuş olabiliyoruz. Bu yöntemle fotoğrafı arattığımızda o görselin bulunduğu site hemen çıkacaktır. Bu durumda kaynağını hatırlamıyorum mazereti pek de geçerli olmayacaktır.

Bu işlevi kullanarak kendi fotoğraflarınızın başka sitelerde bulunup bulunmadığını da araştırabilirsiniz. Böylece çalıntı içerik yapan siteleri keşfetmek kolaylaşacaktır.