Posting in English
GeCe
Ekim 12, 2010
12 Comments
| makine ayarlarına tarih eklemişim ama o da yanlış olmuş görmeyiniz, bu sabahki kahvaltım. Aşkım bilmeden en sevdiğim tarzda bir servis almış. |
The unavoidable decision of course, is to do something to enhance my conditions. I asked my hubby to speak English at least one hour at home before I go to Hungary. Then I have to write as well so this is the post for this aim. I will be alone in Hungary and I am sure people I meet there are more accustomed to speak English than me.
Actually I have opened a blog very long time ago in which all posts were written in English. It will be better if I post there regularly. This blog is just only about physics and photography with simple looking. I thought that I should share my interests in physics which was left I didn't write, although it is as important as rest of my life. A couple weeks ago, I have encountered with some physics blogs written by very good men from some of the popular universities in the world. They post very carefully and full of information helping any people to understand physics. I was surprised because I don't believe that our academic people at universities don't spend their times such a thing. And I decided at that time, I must be different and write in physics too.
I will share my physics blog in another time. Because it needs to be added a bit more contents.
I finish my words by a formal ending which I love.
With my best regards...
Türkçesi:
Buraya gelmeden önce ingilizce konuşmak konusunda kendime güveniyordum ve inanıyordum ki yapabilirim. Ancak tüm beklentilerim değişti ve nedenini bilmediğim bir şekilde ağzımı bile açamadım. Tek başıma olduğum için de elbet, herşey yeni olduğundan, aynı anda birçok şeye dikkat etmem gerektiğinden sanırım şok olmuştum. Servisi beklerken görevliye bile otobüsün ne zaman geleceğini soramadım, kekeledim (oysa basit bir soruydu) kafam altüst olmuştu, birşeyleri kaçıracağım diye korkuyordum.
Bu başarısızlık güvenimi sarstı ve acil bir karar olarak hemen birşeyler yapmalıydım. Çünkü Macaristan'a gidince yalnız olacağım ve orda da herşey bu duruma benzer olacak. (Gerçi önce buraya gelmemin bu açıdn hayırlı bir tecrübe olduğunu düşünmeye başladım) Eşime ingilizce konuşalım dedim ve günde bir saat konuşmayı kabul etti ve tabi yazarak da ingilizce pratiği yapmam gerekiyordu ve bu amaçla bu yazı yazıldı. Çünkü gideceğim yerdeki insanların ingilizce konuşmaya benden daha alışkın olduklarını düşünüyorum.
Aslında aylar önce (bu yılın başında) sadece ingilizce yazmak üzere bir blog açmıştım fizik ve fotoğrafla ilgili. Fizik hayatımda önemli bir yer tuttuğu halde onu pek paylaşmıyorum, ama bu konuda da yazmalıyım çünkü birkaç hafta önce gayet iyi üniversitelerde bulunan gayet baba adamların içeriği zengin, açıklayıcı fizik anlatan bloglar yazdıklarını gördüm. Türkiyede böyle bir şey için bizim akademisyenlerin zaman ayıracağını düşünmüyorum (tabi istisnalar varsa takdir ediyorum), işte o zaman karar verdim ki bende farklı olmalıyım ve fizik hakkında da yazmalıyım. (tabi blogu açmam bu karardan önceydi, o zaman fizikçi ve fotoğrafçı gibi birşey düşünmüştüm)
Bu blogu ilerleyen günlerde paylaşacağım, çünkü biraz içeriğinin zenginleşmesi lazım
Satırlarıma çok sevdiğim resmi bir veda ile son veriyorum
en derin saygılarımla...
