İki çocuklu hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İki çocuklu hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2016 Çarşamba

İki Çocuklu Hayata Bir Genel Bakış

Haziran 08, 2016 13 Comments
Biliyorum benden büyük yaşta iki veya daha fazla çocuğu olanlar diyecekler ki "amaan bunun da yazdığı şeye bak, çok sıradan". Çünkü ben de artık tek çocuğun her birşeyinin yazıldığı yazılara öyle tepki veriyorum. Fakat tabi ki kınamıyorum çünkü ben de yaptım ☺️

İki çocuklu olduktan sonra bazı meseleler insana tırt geliyor. Uyumadı mı? Boşver. Ek gıdaya başlasam mı? Ne kadar geç o kadar rahatlık. Yemedi mi? Acıkınca yer. Uyku eğitimi mi? Ne gereği var. Tuvalet eğitimi mi? Keyfi ne zaman gelirse. Sağlıklı beslenme mi? Ne kadar mümkün oluyorsa o.

Aslında ilk çocukta düzenlemek için emek harcadığımız rutinler, eğitimler falan ikinci  çocukta boşveriliyor. Sebebi annenin rahat olması olarak adlandırılsa da işin aslı vakitsizlik. Bir türlü böyle işlere vakit ayrılamıyor, bir türlü düzen kurulamıyor (evdeki diğer çocuk ihlal ediyor falan), vakit bulunsa bile anne bununla zamanını harcamak istemiyor, bulduğu her fırsatta dinlenmek istiyor :))

Bizim evden örnekler vereyim. Oğlumun gündüz uykusunun saati asla aynı değildir. Önceki akşam kaçta yattığına (her akşam aynı saatte yatırmaya gayret ediyoruz ancak yok ablayla kudurmaktan, yok oyunu bırakamamaktan hep değişiyor) ve gece kaliteli uyuyup uyuyamamasına göre değişir. Ki bu da -eğer diş, hastalık vs yoksa- açlığına bağlıdır. Yatmadan önce iyi yemişse iyi uyur yememişse sık uyanır falan. Nitekim ertesi günkü öğle uykusu asla düzenli olamıyor.

Bir türlü düzelemeyen mesele de yemek. Gece emince bizim kahvaltı ettiğimiz saatte acıkmamış oluyor. Onun kahvaltı saati geldiğinde ablasının atıştırma saati geliyor. E bu bebe de o abur cuburu istiyor, kıza yalvar yakar şimdi yeme annecim bekle desem de dinlemiyor. Böyle hallerde iki lokma sağlıklı, üç lokma abur cubur şeklinde acayip bir düzen  oluyor ya da olamıyor. Abla okulda olduğunda biraz daha iyi düzen ama baştan söyleyeyim ikinci çocuklar yasak gıdalarla daha erken tanışıyor.

Küçük büyüğünü her konuda taklit etmek istediğinden, onun elindeki her oyuncağın aynısını istiyor, erkenden herşeyin aynısından iki tane dönemi başlıyor. Oğluma aldığım bebek oyuncaklarının hiç biri kullanılmadı, doğrudan ablasınınkilerle başladı, erkenden boya yapmayı, sabun baloncukları üflemeyi, tırmanmayı zıplamayı öğrendi. Evde her an bir tehlikeli hareketler oluyor ve iki saniye rahat oturmak mümkün değil. 

İkinci çocuklar büyük çocuğun programına göre yollarda veya bekleme odalarında büyüyor. Okul-kurs yollarında, aktivite derslerinin bekleme salonlarında, büyük çocuğa uygun parklarda... Fakat ne gariptir ki büyük çocuğun arkadaşlarını arkadaş ediniyor, buralarda bulunmaktan memnun oluyor ve bu hızlı tempo onu mutlu ediyor. Büyük çocuklarla beraberken onların yaptıklarını denediği için birçok beceriyi daha erken kazanıyor. 

Tek çocuklu hayatta çocuğun sosyalleşmesi için ekstra çaba gerekirken (oyun gruplarına götürmek, parklarda kaynaştırmaya çalışmak gibi), ikinci çocuk  için hiç zahmet etmeye gerek kalmıyor. Abla/abinin varlığı bir yana, onun arkadaşları, bekleme salonlarındaki diğer velilerin ikinci çocukları gibi geniş bir sosyal çevreye sahip oluyorlar :)) Bu yüzden olsa gerek daha rahat oluyorlar.

Böyle bakınca ikinci çocuğun fazla bir yükü  yokmuş gibi görünüyor, gerçekten öyle. Geçenlerde bir yorumda da yazmıştım, ilk çocuk doğduğunda hayat duruyor, herşeyimizi ona endeksliyoruz ama ikinci çocuk olanca hızıyla akıp giden hayatın içine doğuyor. Olması gereken de bu aslında, yüzyıllardır tüm annelerin yaptığı bu çünkü. İşte bu yüzden ikinci çocuk hayatın durması değil, daha da zenginleşmesi demek oluyor.