Korsan Aşk ve Susam Sokağı
GeCe
Mayıs 08, 2009
24 Comments
Artık eskisi gibi ne gezebiliyorum blogları ne de yazabiliyorum, geçen yazımda bahsettiğim ruh halim devam ediyor. Bunda Pazartesi günü alıp okumaya başladığım Elif Şafak'ın Aşk kitabı da neden oluyor olabilir.
Okumak için sabırsızlandığım bu kitabı kaç kere elime alıp da satın almadım fiyatından ötürü, çünkü bana göre pahalı 19.90 tl. Neden derseniz neredeyse ayda 10 kitap alıyorum hepsi aşağı yukarı bu fiyatta olsa tahmin edersiniz ki az değil. Korsan almamak için direndim, birilerinden bulur okurum dedim ama kimsede yoktu çevremde.
Pazartesi günü Kabataş iskelesinden indim korsan kitaplar satılıyordu. Daha önce de vardı, sorduğumda 8 tl demişti. Busefer 5 tl dedi, hiç düşünmeden aldım. Doğrusu kitabı okudukça (bitmesine az kaldı) keşke almasaymışım, yazarının hakkını ödeseymişim ve değil 20, 100 lira bile edermiş demeye başladım.
Tek kelimeyle muhteşem. Sadece yollarda okudum, ama gündüz gece hep aklımda. İçim bir tuhaf, yıllar önce bende bu yollara başkoymuştum, gönlümde nefsimi terbiye edip ruhumu zenginleştirmek hevesi yatıyordu. Büyük ölçüde yaptım aslında ama uzun zamandır vazgeçmişim, unutmuşum. Acayip duyguların esiri olmaya başlamışım.
Böyle bir kitap okuyunca diğer tüm meşguliyetler boş geliyor. Yaptıklarım, yapacaklarım.
*******
Bahsetmek istediğim diğer mevzu Susam Sokağı, böyle bir mim başladı: Susam Sokağı geri gelsin diye. Belki anneler daha iyi bilecekler, çünkü günümüzdeki çocuk programlarından haberim yok, Susam Sokağı çok daha iyi miydi?
Ben geri gelsin diyemeyeceğim malesef. Nedenine gelince,
Susam sokağını çocukken çok severdim ve neredeyse tüm bölümlerini seyrettim. Ama şimdi düşününce bana göre bazı yönleri değişmeli.
Büdü'nün söylediği bir şarkı vardı, bugün hala kafamda çünkü sinir olacak şekilde kafama takılmış durumda. Durun yazayım.
Sevdiğim sayı altıııııııııı
Bazen Büdü bir sayı tut derler bana
Ama ben hep o sayıyı tutarıııııııııııııııım
Sevdiğim sayı altıııııııııııııı
Biliyorsunuz Susam Sokağı'nda bir yerli kısım (işte kırpık, minikkuş, hasan amca vs) bir de yabancı kısım (edi-büdü, kurabiye canavarı vs) vardı. Yukarıdaki şarkıdan da anlaşıldığı üzere, yabancı kısımların Türkçe'ye çevrilmiş halleri berbat. Bizim çocuk şarkılarımız, kafiyeli uyumlu daha sempatik. Ama onlar öyle değil. Uyum sağlamak için acayip melodiler ortaya çıkıyor.
Bu yüzden bir de milliyetçiliğimden istemiyorum bu kısımların yeniden gelmesini. Biz onlardan daha iyisini neden yapmıyoruz. Neden herşeyin çevirisini almak zorundayız. Kendi kültürümüze uygun çocuk programları neden yok.
Susam Sokağını çok sevdim ama başka bir şey sunulsaydı belki onu daha çok sevecektim. Sadece elimizdekinin en iyisini seçmek zorundaydık.
*******
Son olarak yaklaşan anneler günü için, tüm annelerin; çocuklara annesi kadar yakın teyzelerin, halaların, ananelerin ve babannelerin; öz çocuğu olmasa da tüm sevgisini bir çocuğa verenlerin; anne gibi yaklaşan öğretmenlerin; ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN.


