Sanat
![]() |
| bunalmış beyinlere iyi gelir |
Blog tasarımına ilk başladığım zamanlarda bildiklerimin yeterli olduğunu sanırdım, şimdi zamanla görüyorum ki öyle çok yenilik varmış ki insan sürekli gelişiyor. Şimdi bildiklerim eskilerden çok fazla ama eminim daha önce tasarım yapmaya başlayanlara göre de çok az.

Tabi yayınladığıma göre aslında ilgilenen herkse not.


Ara sıra tv izlediğimde Yemekteyiz programına takılıyor gözüm. Genelde insanlardan çok yemek tariflerine ya da dekorlara bakıyorum. Ancak malesef öyle çok beğendiğim dekorlara rastlayamıyorum. Ben de düşündüm ki biz blogcular kendi aramızda böyle hayali bir oyun oynayalım. Masa dekorları ve menüler için fikirlerimizi yazıp, yarışmacı adaylara alternatif fikirler sunalım.
Şimdi kendi kafamda tasarladığım masayı ve menüyü anlatmaya çalışacağım.



Geçen haftalarda ablama ve Ezgiye bolero örmeğe karar verdim. Ablama motiflerden başlamışken, Hobilerim ve Ben blogunda bu zincirli boleroyu gördüm ve bittim tabi. Gündüz kadın programlarında gösterilmiş ama ben hiç görmemiştim. Görür görmez yapmaya karar verdim.
Leia mais...
Uzun zamandır bu konu bir çoğumuzu rahatsız ediyor, doğrusu bu blogumdan çok Bir Yastıkta'nın içeriğinin tamamını başka sitelerde bulabiliyordum. O site için ben de alıntı yapıyorum, sonuçta belki ben de hırsızlık yapmış oluyorum diye vicdan azabı da çekmiyor değildim. Ancak sonra düşündüm ki gerçekten buna emek veriyorum. Kimi zamanlar orjinal konular bulmak için saatlerimi harcıyorum, oysa onlar öyle miydi. Benim yazım yayınlanır yayınlanmaz anında çekiyorlardı.
Bu durum en son bir hafta kadar önce Lilibebek'in mailine kadar sürdü. Onun keşfettiği bizim yazılarımızın tamamının içinde yer aldığı site bardağı taşıran son damla oldu. Üstelik bu sitenin sahibi öyle salak ki benim yazılarımın altındaki hepsi burada reklamlarını dahi kopyalamış. Ancak linkleri siliyor ki, orjinal sitelerin linklerini muhafaza edenlere hadi bir derece deyip kızmıyordum. Yarın öbürgün sahibi bana hani benden resim almışsın ama linki yok derse ne yaparım, üstelik buna ben vesile olmuş oluyorum.
Neyse efendim öncelikle her blog vatandaşının yaptığı gibi sağ tuş engeli koydum, bundan memnundum işe yarar diye düşünüyordum çünkü burada gösterilen kopyalanan yazı ve resim sayıları aşırı derecede düştü. Sağ tuş engelinden aslında pek hoşlanmıyorum çünkü Bir Yastıkta'yı gezen gelinler beğendikleri modelleri bilgisayarlarına kaydetmeli. Doğrusu ben şahsen bundan hoşlanmazdım, gerçi şimdi sağ tuş engellenmiş siteleri de nasıl gezebileceğimi biliyorum ama :) Tamamen emin olduktan sonra onu kaldırmayı umuyorum.
Birkaç gün geçtikten sonra anladım ki aynı site hala yazıları alıyor, dolayısıyla benim sağ tuş fiyasko. Bu durumda başka bir çözüm gerekiyordu, lilinin de mesajlarıyla bazı şeyler denedim, araştırdım. Anlaşılan o ki bunlar yazıları rss den alıyorlarmış. Orada tüm yazılar ve resimler kabak gibi meydanda. Dolayısıyla rss engellemesini araştırmak lazım. Bu konuda da internette önerilen şey Blog yayıncılığını kapatmak yada sınırlamak.
Benim yaptığım ve tavsiye edilen şey şöyle: Blogger kumanda panelinden ayarlara geliyorsunuz, site içerik takibine gelip, orada "blog içerik takiplerine izin ver" kısmını tüm değil de kısa seçeneğine getiriyorsunuz. Bu durumda readerlarda yazınızın bir kısmı gözüküyor ve blogun ilgili yazısına link veriyor. Sanıyorum bu da kopyalayanların gözünü korkutuyor link sebebiyle ve kopyalamıyorlar. En azından benim denediğim bu ve 3 gündür sözkonusu site yazılarımı çalmayı bıraktı. İnşallah yanılmıyorumdur.
Siz de bu uygulamayı kullanıp gelişmeleri paylaşırsanız en azından bir fikir edinir ve olmadı yeni çareler arayabiliriz.
Sevgiler.
Eğer farketmediyseniz biraz yüklenmesini beklemeniz gerekiyor. Yazı başlıklarını özel bir fontla yazıyorum artık. Bu resim değil gerçek karakter.
Uzun zamandır bunu öğrenmek istiyordum, buakşam içime kurt düştü araştırıp öğrendim. Henüz anlatacak kadar uzmanlaşmadım. Bir çok adımdan geçerek oluşturuluyor.
Özellikle yaptığım blog tasarımlarında kullanmak çok iyi olacak. Ben retro tarzı sevdiğim için bu fontu seçtim ama çok fazla font seçeneği mümkün. Üstelik istediğim her rengi de kullanabilirim. Bu yazıları blogun her yerinde, sidebarda, postlarda kullanabiliyormuşuz. Fakat öncesinde test etmek lazım, bir yerden yüklendiği için yüklenmesi uzun sürer mi diye?
Yalnız blogumu bu hale getirene kadar 5-6 farklı font denedim. Yabancı sitelerden alınan fontların çoğunda türkçe karakterler yok. Dolayısıyla blog başlıklarımdaki türkçe karakterler çıkmadı önce.
Sonra harika bir site buldum. Severek kullandığım birçok font, türkçe karakterli olarak bedava indirilebiliyor. http://www.fonttr.com sitesini oluşturanlara çok teşekkür ediyorum çünkü başlıklarımın düzgün görünmesi bu sayede mümkün oldu.
Çok sevindim de hemen yazmalıyım dedim. Oh be, yuppi.








Merhaba bu gün resimler benden değil, Heniala's isimli blogdan. Yukarıda görüldüğü üzere resimlerin düzenlemesi, yan yana bitişik alt alta vs değişik şekillerde yapılabiliyor. Bir süredir de bir yastıkta için böyle resimler koyuyorum. Çok resimli postlarda daha hoş bir görüntü veriyor.
Şimdi böyle fotoğraf yerleşiminin nasıl yapıldığını anlatacağım. Pek tabi fotoğrafı, fotoğraf programlarında bu şekilde kolajlayıp da sunabilirsiniz. Ancak benim yaptıklarım sadece kodlarla yerleşimin ayarlanması ile ilgili.
Biliyorsunuz kayıt oluştururken, bir kayıt oluştur bir de html yi düzenle penceresi var. Kayıtlarımı genelde html düzenle kısmından ayarlarım, böylece gözüm kodlara daha da alışmış oluyor. Zaten web tasarımını da bu şekilde öğrenmiştim. Dreamweaver'da çalışırken, pencerenin kod ve görsel diye ikiye ayrılması için bir seçenek var, ben sürekli onu kullanırdım ve kodları göre göre, yaptığım değişikliklerin kodlardaki karşılıklarını öğrendim.
Neyse, bütün bu resimler alıntı olduğu için url ile resim ekleme kısmından resimlerimizi giriyoruz. İki tip yazı düzenleyicimiz var biri eski olan biri güncelleştirilmiş olan. Genelde eski olanda daha kolay ayarlama yapılabiliyor. Güncelleştirilmiş düzenleyici kimi zaman resmin en ve boy oranını koda yansıtmıyor ki bizim asıl değiştireceğimiz kısım orası. Bu yüzden eski güncelleştirici üzerinden anlatacağım.
Öncelikle yazı alanınızın genişliğinin kaç piksel olduğunu bilmeniz gerekiyor. (Bazı geniş yazı alanı olan bloglar var, sağ ve soldan kenarlara yaslanmış şekilde yazıları olan. Bu blog teması biraz sorunlu bir temadır. Çünkü ekran genişliğine göre kendini genişletip daraltır, bu yüzden A bilgisayarında çok geniş, B bilgisayarında dar görünebilir. Bu durumda konacak oan resimler bilgisayardan bilgisayara farklı şekilde sıralanmış olacaktır.) Yazı alanının genişliğini keşfettikten sonra resimlerinizi koyacağınız genişliğ bulmanız lazım. Genelde bordür çizgisi kenarlardan 5 piksel boşluk bırakıyor. Bu durumda koyacağınız resim sayısına göre kenarlardan o kadar boşluğu hesaplamak gerekiyor.
İlk seferinde bu ayarlama biraz zaman alabilir, ancak sonra artık kafanızda ne kadar genişlik olacağı oturacak ve daha sonra hızlanacak.
Bir süredir eski düzenleyicide resimleri yüklerken sol, sağ, orta seçeneğinden başka " yok" seçeneği mevcut. Resimleri yüklerken o seçenek seçili olmalı. Ardından url ile resimlerimizi ekliyoruz (ya da gözat ile de olur, aynı şeyler geçerli olacak)
Yukarıdaki resimlerin düzenlemesini kendi genişliklerim üzerinden anlatacağım. Benim yazı alanım 640 px ve bordürleri de sayarsak en fazla 620 piksel genişliğe yükleyebilirim, biraz boşluk kalsa da olur.
Resimleri yükledikten sonra html düzenleye geliyoruz, burada her bir resim küçük işareti ve a ile başlar a ardından büyük işareti ile biter. Aynı link verme kodu gibi zaten o da resmin linkini gösteriyor. Daha önceki yazılarımda göstermiştim.
Resimleri yüklediğimizde her bir resim başlangıcı satır başında yer alacaktır. Bu her bir resmin enter ile bir alt satırda olması demek. Eğer aradaki boşluğu silip de ikinci resmin başlangıcını diğer resmin bitişine taşırsanız, resimler yanyana gelecektir. Resimler küçük ise, yazı alanınızı dolduracak kadar çok resmi yanyana koyabilirsiniz. Mesela 10 resmi yanyana getirdiniz yazı alanıza maksimum 4 resim sığdı diyelim diğer 4 resmi alt sıraya, diğer 2 resmi alt sıraya otomatikman atacaktır. Her ne zaman siz enter deyip alt satıra geçerseniz zorunlu olarak altta yer almasını sağlamış olursunuz.
Yani kısaca aradaki boşlukları silip resim kodlarını yanyana getiriyoruz. Eğer bu yanına getirme sırasında arada bir space bırakırsanız resimler birbirinden ayrı, hiç space bırakılmasza yapışık resimler elde edilir.
Şimdi gelelim daha düzgün görünmler elde etmeye, zira resimlerin bazıları dikey, bazıları yatay çekilmiş olabilir. Şimdi sırasıyla benim yukardaki resimleri inceleyelim.
Selammm
Blogumu boşladım biliyorum malum iş açısından yoğun dönemlerim. Annemler ablamlarla yazlığa gittiler ben evime döndüm. Evimi özlemişim ama iki günden sonra yine yalnızlık başıma vurdu galiba :)
Hafta sonu PuCCa'nın kitabını alıp bitrdim, uzun zamandır kendisini takip ediyordum. Kitap öyle akıcı ki kalemi gerçekten çok güçlü, eminim çok iyi yerlere gelecek. Ama kitabı okuyunca biraz üzüldüm, çünkü kız gerçekten çok sıkıntılar çekmiş, inşallah bundan sonra herşey gönlünce olur PuCCa'cığım.
Bir diğer haber de (aslında başlık bu konuyla ilgili) nihayet ve nihayet yani en sonunda kocacım bloguna yazı yazmaya başladı. Aslında yaklaşık 1,5 senedir sadece gönlüne uyan bir blog ismi bulamadığı için işle ilgili teknik konularda yardımcı bilgiler yazacağı blogunu açamamıştı.
Şimdi ise Slovakya'daki hayatını anlatan, oradaki tecrübelerini paylaşan bir blog açtı, adı : slovakyada.blogspot.com
Kendisi o şehirdeki ikinci Türk oluşundan dolayı biraz garip bir halde. Bizim de hiç tanımadığımız bu ülkeyi, okuyup keşfettikçe sempatimiz artmaya başladı.
Hele ben oradaki arkadaşlarının facebook resimlerini görünce ağzım açık kaldı, gerçekten gece gündüz eğleniyor bu insanlar. Biz neredeyse eğlenmeyi unutmuş bir milletiz.
Neyse efenim düzenli olarak yazabilecek mi bilmiyorum, göreceğiz ama Slovakya'yı (şimdilik Kosice'yi tabi) merak ederseniz sitesine bakabilirsiniz.
I made it GeCe